İstifadəçi müzakirəsi:Turkmen/Qaralama-2

Vikipediya, açıq ensiklopediya
Jump to navigation Jump to search

{{Diğer anlamı|Evrim (anlam ayrımı)}} {{Evrimsel biyoloji}} '''Evrim''', [[biyoloji]]de [[canlı]] [[tür]]lerinin [[nesil]]den nesile [[Kalıtım|kalıtsal]] değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanması sürecidir. Bazen dünyanın evrimi, [[Büyük Patlama|evrenin evrimi]] ya da [[kimyasal evrim]] gibi [[kavram]]lardan ayırmak amacıyla '''organik evrim''' ya da '''biyolojik evrim''' olarak da adlandırılır. Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır.<ref name="Brit">{{Britannica|197367|evolution|2011}}</ref> Bu [[teori]]ye göre [[hayvan]]lar, [[bitki]]ler ve [[Dünya]]'daki diğer tüm [[canlı]]ların kökeni [[ortak ata|kendilerinden önce yaşamış türlere]] dayanır ve ayırt edilebilir farklılıklar, başarılı nesillerde meydana gelmiş [[genetik]] değişikliklerin bir sonucudur.<ref name="Brit"/> Evrim, bir canlı [[Popülasyon (biyoloji)|popülasyonunun]] genetik kompozisyonunun rastgele [[mutasyon]]lar yoluyla<ref name=UndEvo>[http://evolution.berkeley.edu/evosite/evo101/IIIC1Mutations.shtml Understanding Evolution: Mutations] URL Erişim Tarihi: Ekim 2011</ref> zamanla değişmesi anlamına gelir.<ref name=Futuyma>[[Douglas Futuyma|Futuyma, Douglas J.]] (2005). ''Evolution''. Sunderland, Massachusetts: Sinauer Associates, Inc. [[ISBN]] [http://en.wikipedia.org/wiki/Special:BookSources/0-87893-187-2 0-87893-187-2].</ref> [[Gen]]lerdeki [[mutasyon]]lar, [[göç]]ler veya çeşitli [[tür]]ler arasında yatay [[gen akışı|gen aktarımları]] sonucu türün bireylerinde yeni veya değişmiş özelliklerin ([[Genetik varyasyon|varyasyonların]]) ortaya çıkması, evrim sürecini yürüten temel etmendir. Evrim, bu yollarla oluşan değişimlerin [[popülasyon]] genelinde daha sık veya daha nadir hale gelmesiyle işler. Dünya'daki canlı türlerinden henüz sadece 2 milyondan biraz fazlası tanımlanabilmiş ve [[Sınıf (biyoloji)|sınıflanabilmi]]ştir. Bazı tahminlere göre henüz tanımlanmamış 10 ila 30 milyon canlı türü vardır.<ref name="Brit"/> Bir milimetrenin binde birinden kısa [[bakteri]]lerden, yerden yüksekliği 100 metreyi, ağırlığı binlerce tonu bulan sequoia [[servi]] ağaçlarına kadar dünyadaki canlı türleri, cüsse, biçim ve yaşayış biçimi açısından çok büyük farklılıklar gösterirler. Sıcak su kaynaklarında kaynama sıcaklığına yakın derecelerde yaşayan bakteriler olduğu gibi, [[Antarktika]]'daki [[buzul]]larda ya da tuz göllerinde -23 °C'ye varan sıcaklıklarda yaşayan [[alg]]ler ve [[mantar]]lar vardır. Aynı şekilde karanlık okyanus tabanlarındaki hidrotermal çatlakların kenarlarında yaşayan devasa [[boru kurtçukları]] olduğu gibi, [[Everest Dağı]]'nın yamaçlarında, 6 bin metre yükseklikte yaşayan [[hezaren]] [[çiçek]]leri ve [[örümcek]]ler vardır.<ref name="Brit"/> Neredeyse sınırsız sayıdaki bu çeşitli yaşam biçimleri, evrimsel sürecin bir sonucudur. Tüm canlılar, [[ortak ata]]lardan geldikleri için akrabadır. [[İnsan]] ve diğer tüm [[memeli]]ler, yaklaşık 150 milyon yıl önce yaşamış [[sivrifare]]msi bir canlıdan evrimleşmiştir. [[Memeliler]], [[kuş]]lar, [[sürüngen]]ler, [[iki yaşamlılar]] ve [[balık]]ların ortak atası 600 [[wikt:myö|myö]] yaşamış su [[solucan]]larıdır. Tüm [[hayvanlar]] ve [[bitkiler]], yaklaşık 3 milyar yıl önce yaşamış [[bakteri]]msi [[mikroorganizma]]lardan türemiştir.<ref name="Brit"/> Biyolojik evrim, canlı nesillerinin [[ortak atadan değişerek türeme]] sürecidir.<ref name="Evrimi Anlamak">[http://evrimianlamak.org Evrimi Anlamak]</ref> Yeni nesiller, eski nesillere göre farklılıklar taşır ve [[ortak ata]]dan uzaklaştıkça çeşitlilik artar. Evrim, [[biyoloji]] [[bilim]]inin yanı sıra [[koruma biyolojisi]], [[gelişim biyolojisi]], [[ekoloji]], [[fizyoloji]], [[paleontoloji]] ve [[tıp]] gibi [[bilim]] dallarınca da başvurulan ve öğretilen bir [[bilim]]dir.<ref>[http://www.talkorigins.org/indexcc/CA/CA215.html Practical uses of evolution] [[TalkOrigins Archive|TalkOrigins.org]]. Erişim: 9 Kasım 2011. Arşiv: <http://www.webcitation.org/634aPyHba></ref> Bunun yanında [[tarım]], [[antropoloji]], [[felsefe]] ve [[psikoloji]] gibi bazı alanları da etkilemiştir. [[:Kategori:Evrimsel biyologlar|Evrimsel biyologlar]] evrimin bir [[Teori ve olgu olarak evrim|olgu]] olduğunu gösteren verileri belgelerler, nedenlerini açıklayan [[kuram]]ları test ederler ve geliştirirler. Bu anlamda evrim ve evrimsel süreçlerin araştırılması [[evrimsel biyoloji]]nin konusudur. Evrimsel biyoloji bilimi, [[yaşam tarihi]]ni, onun bütünlüğüne ve [[Genetik çeşitlilik|çeşitliliğine]] yol açan evrimsel süreçler ile mekanizmaları araştırarak yukarıda sayılan disiplinlerin yanında [[moleküler biyoloji]], [[davranış]] ve [[biyocoğrafya]] alanlarında da yapılan çalışmalara ve bu konudaki olgu ve fenomenlere ışık tutar.<ref name="BioScience"/> Böylece [[tarih]]sel verilere ve [[adaptasyon]]lara dayalı açıklamalarla bu disiplinlerdeki biyolojik mekanizmalara dair yapılan çalışmaları tamamlayarak bütünleyici bir rol oynar.<ref name="BioScience"/> Biyolojik bilimler genelinde evrimsel bakış açısı, gözlemler düzenleme ve yorumlama ve tahminler yapmak için genellikle vazgeçilmez ve yararlı bir çerçeve sağlar.<ref name="BioScience"/> [[ABD Ulusal Bilimler Akademisi]] raporunda da (1991) vurgulandığı gibi biyolojik evrim; "modern biyolojinin en önemli anlayışı, canlıların temel yönlerini anlamak için önemli bir kavram" olarak nitelendirilir.<ref name="BioScience">[http://www.rci.rutgers.edu/~ecolevol/fulldoc.html Relevance of evolutionary biology to the national research agenda].(''present and future importance of evolutionary biology''), BioScience | November 1, 1999, Prepared by delegates representing the following scientific societies, *American Society of Naturalists *Animal Behavior Society *Ecological Society of America *Genetics Society of America *Paleontological Society *Society for Molecular Biology and Evolution *Society of Systematic Biologists *Society for the Study of Evolution Editorial Chair: [[Douglas J. Futuyma]], [[Stony Brook Üniversitesi|State University of New York]] -Stony Brook</ref> {{TOC sağ}} == Tarihçe == [[Dosya:Tree of life with genome size.svg|thumb|220px|[[Genom]]lara göre [[evrimsel hayat ağacı]]]] İnsanlık tarihi boyunca değişik kültürler, insanın, diğer canlıların ve evreninin kökenini çeşitli şekillerde açıklamaya çalışmış bu çaba da pek çok farklı yaratılış mitine yol açmıştır. [[Musevilik|Yahudilik]], [[Hristiyanlık]] ve [[İslam]]'da canlıların ortaya çıkışı bir [[Tanrı|yaratıcının]] tüm evreni yoktan ([[Latince]]: ''[[wikt:ex nihilo|ex nihilo]]'') var etmesiyle açıklanır{{olgu}}. İlk Hıristiyan din adamlarından [[Nenizili Gregor]] ve [[Augustinus]], tüm canlıların tanrı tarafından yaratılmadığını, bir kısmının sonradan tanrının yaratıklarından gelişerek oluştuğunu ileri sürmüştür. Bu iddiayı harekete geçiren güdü ise biyolojik değil, dinîdir. Bu din adamları, tüm canlı [[tür]]lerinin, [[Tufan]] esnasında [[Nuh]]'un gemisine sığamayacağını, bu nedenle bir kısmının sonradan ortaya çıkmış olması gerektiğini düşünüyorlardı.<ref name="Brit"/> Antik Yunan filozofları, kendi yaratılış mitlerini oluşturmuşlardır. [[Anaksimandros]], hayvanların şekil değiştirebildiklerini ileri sürmüştür. [[Empedocles]], hayvanların, önceki hayvanların organlarının birleşiminden oluştuklarını ileri sürmüştür.<ref name="Brit"/> [[El-Cahiz]]'in [[Abbasiler]] döneminde yazdığı Hayvanlar Kitabı adlı kitapta, hayvanların evrim geçirdiği savunulmuştur <ref>John William Draper, History of the Conflict between Religion and Science, New York, D. Appleton and Co., 1881, 8e éd., 373 p. (lire en ligne), s.188</ref>. Bir olgunun ortaya çıkışında bileşenlerin değişime uğramaları ile ilgili süreç tanımının felsefi açıdan "evrim" kelimesi ile belirginleşmesi çok eskiye dayanır. Darwin'in "Türlerin Kökeni" adlı eserinde yer alan "[[evrimsel hayat ağacı]]", canlı evriminin anlatımında kullandığı mitolojik bir simgedir ve pek çok inançta yer alır. Herhangi bir "sağlam ve doğru" biyolojik altyapısı olmasa da, [[Aristoteles]]'ten [[Konfüçyüs]]'e kadar birçok önemli isim evrim kavramı konusunda yazmıştır. Ayrıca, evrim konusunda [[İbn-i Haldun]] ve [[İbn-i Sina]] farklı teoriler sunmuşlardır. 19. yüzyılda [[Jean Baptiste Lamarck|Lamarck]], kazanılan karakterlerin kalıtımına dair bir hipotez öne sürmüş, fakat yaptığı deneyler bu hipotezin yanlış olduğunu göstermiştir. Aynı yüzyılda [[Charles Darwin]], [[Galapagos Adaları]]'ndaki gözlemlerine dayanarak, evrimin mekanizmasını [[doğal seçilim]]le açıklamıştır. === Charles Darwin === {{Ana|Charles Darwin}} {{Ana|Darwinizm}} [[Dosya:Charles Darwin seated.jpg|thumb|220px|[[Charles Darwin]]]] Evrimin mekanizmasının anlaşılmasında ve açıklanmasında bugün geçerli olan bilimsel sentez, [[İngilizler|İngiliz]] [[doğa tarihçisi]] [[Charles Darwin]] tarafından 1859'da ortaya atılmış olan evrim kuramı üstüne kuruludur. Darwin, organizmaların evrim sonucu ortaya çıktığını ve organizmaların göz, kanat, böbrek gibi belirli bir amaca hizmet eden organlara sahip olmalarının yine evrimin bir sonucu olduğunu ileri sürdü. Bu iddiası temelde doğru olmakla birlikte eksikti.<ref name="Brit"/> Darwin, kuramını [[doğal seçilim]] adını verdiği sürece dayandırıyordu. Ona göre [[tür]]deşlerine göre daha çok işe yarar özelliklere sahip olan canlılar (örneğin daha keskin görüşe sahip olanlar ya da daha hızlı koşanlar) hayatta kalma yarışında avantajlı duruma geçiyor, bu nedenle soyunu devam ettirme şansını artırıyordu. Darwin 1831-1836 yılları arasını, işi gereği, dünyanın farklı bölgelerine seyahat ederek geçirmişti. Bu yıllarda aklında bir tür evrim kuramı şekillenmeye başladı. Farklı bölgelerde geçen 3 yıl sonunda, evrim teorisine en çok katkıda bulunacak yer olan [[Galapagos Adaları]]'na vardı. Bu adalardaki doğal yaşamı ve canlıları, [[Güney Amerika]]'dakiler (anakara) ile kıyasladı ve o dönem için şaşırtıcı bazı bağlantıları keşfetti. Darwin burada, "başarılı nesiller sonunda, yeni bir türün, halihazırdaki bir türden yavaşça farklılaşarak oluştuğu" kanısına vardı. ''[[Doğal seçilim]]'' adını verdiği bir işlem sonucunda bu değişimlerin ortaya çıktığına inanıyordu: Darwin'in bu teorisi 3 ana temel üzerine oturmuştur: * Bir canlı popülasyonunda çeşitli karakteristikler mevcuttur ve bu değişken karakteristikler popülasyondaki bireyler tarafından yeni doğanlara aktarılır. * Canlılar ölenlerin yerine geçecek sayıdan daha fazla yavrularlar. * Ortalamada popülasyon rakamları genelde sabit kalır, hiçbir popülasyon sonsuza kadar büyüme göstermez. === ''Türlerin Kökeni'' === {{Ana|Türlerin Kökeni}} {{Ana|Doğa tarihi}} 30 yıldan daha fazla bir süre, Darwin düşünceleri için delil topladı. 1858'e kadar fikirlerini yayımlamaktan kaçındı. Fakat 1858'de, [[Alfred Russel Wallace]], Darwin'e Darwin'in düşüncelerine çok benzer bir evrim teorisi fikrini mektupla yollayınca, Darwin düşüncelerini kamuya sunmaya karar verdi. Daha sonra Darwin ve Wallace evrim teorisi ve [[doğal seçilim]] üzerine beraberce bir tez yazıp yayımladılar. Yine de, özellikle 1859'da yayımladığı ünlü kitabı "''On The Origin of Species by Means of Natural Selection or the Preservation of Favoured Races in the Struggle for Life''" (''[[Yaşam Mücadelesinde Doğal Seçilim veya Avantajlı Irkların Muhafazası Yoluyla Türlerin Kökeni Üzerine]]'') sayesinde Darwin'in adı Wallace'dan çok daha fazla duyuldu. Darwin'in bu kitabı daha sonra biyoloji tarihinin en etkili ve önemli kitaplarından olmuştur. 1930'lar ve sonrasında, neredeyse bir asır önce [[Gregor Mendel]] tarafından ortaya konmuş olan kalıtım kuramı, [[moleküler biyoloji]]'nin kalıtımın moleküler temellerine dair sağladığı bilgi ve Darwin'in kuramının bütünleştirilmesiyle evrim kuramı [[Modern sentez|modern]] halini aldı. Güncel bakış açısıyla evrim, ''bir gen havuzu içinde bir nesilden diğerine belli bir karakterin oluşmasında etkili olan [[allel]]lerden birinin sıklığının değişmesi'' olarak tanımlanabilir. [[Doğal seçilim]], genetik özelliklerin üremeye katkısı, ve popülasyon yapısı bu değişime etki eden faktörlerdir. Bu güncellenmiş evrim teorisinin adı "[[sentetik evrim kuramı]]"dır. Sentetik evrim kuramının bugünkü bilimsel değeri hakkında kuramsal biyoloji uzmanı [[Theodosius Dobzhansky]] şöyle demiştir: {{Alıntı|"''Evrimin ışığıyla aydınlatılmadıkça, [[biyoloji]]de hiçbir şey bir anlam ifade etmez!''" <ref>''"Nothing in biology makes sense, except in the light of evolution!"</ref>}} === Tarihsel gelişimi === Aşağıdaki zaman çizelgesi evrimsel araştırma tarihine genel bir bakış sunmaktadır. [[Dosya:Vesalius Portrait pg xii - c.png|thumb|100px|[[Andreas Vesalius]]]] [[Dosya:William Harvey 2.jpg|thumb|100px|[[William Harvey]]]] [[Dosya:Carolus Linnaeus (cleaned up version).jpg|thumb|100px|[[Carl Linnaeus]]]] [[Dosya:Georges Cuvier 3.jpg|thumb|100px|[[Georges Cuvier]]]] [[Dosya:Statue Lamarck Leon Fagel.jpg|thumb|100px|[[Jean-Baptiste Lamarck|J.B. Lamarck]]]] [[Dosya:Charles Darwin 01.jpg|thumb|100px|[[Charles Darwin]]]] [[Dosya:Gregor Mendel.png|thumb|100px|[[Gregor Mendel]]]] {| class="wikitable" |- class="background-color:#f9f9f9" !Tarih !Bilimci !Gelişmeler |- |1543 |[[Andreas Vesalius]] | [[Galen]]'in eserlerini incelemeye başlayan Vesalius, onun insanın anatomik yapısı hakkında verdiği bilgilerin hatalar içerdiğini görerek o zamana dek yazılmış en büyük bilim kitaplarından biri olan “''De humani corporis fabrica libri septem''” yani “''İnsan Vücudunun Yapısı Üzerine Yedi Kitap''” isimli eseriyle anatomi dalında yeni bir gelenek başlattı.<ref>The Early Superstitions of Medicine, The Popular Science Monthly, May 1872, Volume 1, pp95-100,</ref> |- |1628 |[[William Harvey]] |[[Kan]]ın [[kalp]]ten vücuda pompalandığını ve kapalı bir döngüde dolaştığını keşfeden İngiliz hekim Harvey bunu "''Exercitatio Anatomica de Motu Cordis et Sanguinis in Animalibus''" isimli 72 sayfalık eserinde açıklayarak yaklaşık iki yüz yıl İngiliz düşüncesini etkileyecek olan ve akıl yoluyla Tanrının planının ve tasarımının anlaşabileceğini öne süren Doğal teoloji isimli bir fikir akımının pekişmesini sağladı.<ref>http://www.evrimianlamak.org/e/P1:evrim_tarihi_2_3</ref> |- |1666 |[[Nicolas Steno]] |Bir [[köpekbalığı]] [[fosil]]ini teşrih eden Steno, köpekbalığının dişlerinin o bölgede taş parçalarıyla aynı olduğunu, daha doğrusu taş sandıklarının aslında fosil olduğunu görmüştür. Bu, [[paleontoloji]]nin doğuşu olarak söylenebilir. Steno, daha sonra kayalarda araştırmalara başlamış ve aslında kayalarda yatay fosil katmanları oluştuğunu görmüştür.<ref name="evrimteorisi.org">http://www.evrimteorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=283&Itemid=108</ref> |- |1735 |[[Carl Linnaeus]] |Linnaeus, [[biyoloji]] ve [[botanik]]te [[Bilimsel sınıflandırma|sınıflandırma]] esasını getirmiş, bütün canlıları bir cetvelde göstermiştir. Onun bu metodu, bugün de kullanılmaktadır.<ref>http://www.evrimianlamak.org/e/P1:evrim_tarihi_2_4</ref> |- |1749 |[[Comte de Buffon]] |Buffon, dünyayı yorumlayabilmesi için [[Yerküre]] tarihinin [[İncil]]’de yer almayan bir açıklaması olması gerektiğini ve dünya tarihini [[Isaac Newton]]’un yeni fiziğini kullanarak anlaması gerektiğini fark etti. Bunun yanında Buffon, "''Histoire naturelle générale et particulière''" isimli eserinde yaşamın belli koşullar altında kendiliğinden ortaya çıkmış olabileceğini de açıkladı. Buffon’un düşünceleri pek çok önemli gelişmeye sebep olacaktır. [[Georges Cuvier|Cuvier]]’in nesil tükenmeler ile ilgili keşfi, [[Charles Lyell|Lyell]]’in dünyanın uzun bir yaşı olduğunu söylemesi ve hatta [[Charles Darwin|Darwin]]’in evrim teorisi Buffon’un görüşlerinin devamı niteliğindedir.<ref name="evrimteorisi.org"/><ref>http://www.evrimianlamak.org/e/P1:evrim_tarihi_2_5</ref> |- |1789 |[[Thomas Robert Malthus|Thomas Malthus]] |Malthus, nüfus artışı hakkında yaptığı bir çalışması olan "''A An Essay on the Principle of Population as it affects the Future Improvement of Society''" isimli eserinde, uygun şartlarda herhangi bir [[popülasyon]]un, [[besin]] maddelerinin artışından daha hızlı bir oranda artığını ve böylece zamanla kişi başına düşen besin miktarının azaldığını öne sürerek insan davranışları için doğa bilimcilerin [[hayvan]] ve [[bitki]] popülasyonları için kullandıkları aynı prensiple hareket etmiş ve böylece Malthus'un düşünceleri daha kendisi hayattayken büyük tartışmalara neden olmuştur.<ref>Korotayev A., Malkov A., Khaltourina D. Introduction to Social Macrodynamics: Secular Cycles and Millennial Trends. Moscow: URSS, 2006. ISBN 5-484-00559-0</ref> |- |1812 |[[Georges Cuvier]] |Bilimsel [[paleontoloji]]nin kurucusu olan Fransız doğa bilimci Cuvier, "''Recherches sur les ossements fossiles de quadrupèdes''" (''Dört Ayaklıların Fosil Kemikleri Üzerinde Araştırmalar'') isimli eserinde ve diğer çalışmalarında şaşırtıcı bir fikir öne sürerek bir zamanlar yaşamış olan bazı türlerin yerküre yüzeyinden silindiğini ve [[fosil]]lerin kesik, kesik değil birbirlerinin devamı olacak şekilde olduklarını öne sürerek ilk defa "[[Soy tükenmesi|kitlesel yok oluş]]" fikrini ortaya koymuştur. Bu bulgular, Cuvier'e ait Doğal afet hipotezi veya [[Katastrofizm]] düşüncesini oluşturmuştur.<ref>Prof.Dr.Ali Demirsoy [http://yunus.hacettepe.edu.tr/~demirsoy/Kitaplar_files/YTK_1_2.pdf "Yaşamın Temel Kuralları]", Meteksan Yayınları, Ankara 1990. ISBN 97577460307</ref> Cuvier'in Doğal Afetler Hipotezi evrimci görüşleri çağrıştırsa da evrimi açıklamada gerçek bir teori değildir.<ref>“1oo Prüfungsfragen Abitur Biologie” - Prof. Dr. Wilfried Probst, Bibliografisches İnstitut AG, Mannheim 2009</ref> |- |1815-1822 |[[Jean-Baptiste Lamarck]] |Darwin'den önce [[tür]]lerin zaman içerisinde yeni türlere değiştiğini, bugün söylediğimiz gibi evrildiğini, ilk öneren doğa bilimci Lamarck olmuştur. Lamarck'a ait olan [[Edinilmiş özelliklerin kalıtımı|Lamarckizm]] ya da diğer adıyla ”edinilmiş özelliklerin iletimi”, tüm [[canlı]]ların [[Ortak ata|ortak bir kökenden]] geldiğini ve canlının yaşadığı ortamda meydana gelen [[doğal çevre|çevresel]] bir değişikliğin, bu ortama uymaya çalışan canlı türünün tüm (veya çoğu) üyelerinde bir değişikliğe neden olduğu ileri sürer. Örneğin Lamarck’a göre, kullanılan [[organ]]lar gelişiyor, kullanılmayan organlar ise köreliyordu. Yeni kazanılan bu özellik ise gelecek nesillere kalıtım ile aktarılabiliyordu.<ref>Evolution Mensch” - Rosemarie Benke-Bursian, Gondram Yayınları, Bindlach 2006</ref> Bu durum da canlıların türleşmesine ve türlerin değişimine yol açıyordu. Lamarck’ın kalıtım düşüncesi geniş oranda popülerliğini sürdürmüş olsa da daha sonra [[gen]]lerin keşfi ile bu fikir büyük oranda terk edildi.<ref>http://www.evrimianlamak.org/e/P1:evrim_tarihi_3_2</ref> |- |1838-1859 |[[Charles Darwin]] |"''[[Türlerin Kökeni]]''" isimli yayınladığı ünlü kitabında Charles Darwin ve eş zamanlı olarak [[Alfred Russell Wallace]], "Doğal Seçilim Yoluyla Evrim Teorisi"ni ortaya atmışlar ve tüm canlıların [[Ortak ata|ortak bir kökenden]] geldiklerini, [[canlı]] [[tür]]lerinin değişime uğramasının ve çeşitlenmesinin sebebinin Lamarck’ın öne sürdüğü gibi çevre değişiklikleriyle kazanılan özelliklerin ve becerilerin gelecek nesillere kalıtım yoluyla aktarılması değil, herhangi bir türün bireyleri içinde zaten var olan farklılıklar ve değişkenliklerden, bu özelliklere sahip bireylerin çevre şartlarına daha iyi uyum gösterebilenlerin diğerlerinden daha elverişli şartlar bularak daha çok üreyip çoğalabilmesiydi. Wallace ve Darwin’e göre, çevreye uyum gösterebilme ve [[adaptasyon]], [[Doğal seçilim|seleksiyonun]] bir sonucuydu, Lamarck’a göreyse bu durum çevreye uyum ihtiyacının sonucuydu.<ref>“Evolution und Biologische Vielfalt” - Prof. Dr. Wilfried Probst, Bibliografisches İnstitut & F.A. Brockhaus, Mannheim 2008</ref> |- |1853 |[[Gregor Mendel]] |Bezelyelerin kalıtımı üzerine çalışmalar yürüten Mendel, kalıtsal özelliklerin nesilden nesile aktarıldığını kaydedip kalıtım kuramının bütün canlılar için geçerli olduğunun saptanmasına önayak oldu. Gerçi her ne kadar Mendel’in keşfinin önemi kendi zamanında fark edilmemiş olsa da daha sonra [[Mendel genetiği]] [[biyoloji]]nin temel ilkelerinden biri haline gelmiştir.<ref>Bowler, Peter J. (2003). Evolution: the history of an idea. Berkeley: University of California Press. ISBN 0-520-23693-9.</ref> |- |1930 |[[Ronald Fisher|Fisher]], [[J.B.S. Haldane|Haldane]] ve [[Sewall Wright|Wright]] |İngiliz [[genetikçi]]ler ve evrimci [[biyolog]]lar olan [[Ronald Fisher]], [[J.B.S. Haldane]] ve [[Sewall Wright]] [[Popülasyon genetiği]]nin kurucuları olup özellikle Fisher'in "''The genetical theory of natural selection Evolution''" isimli çalışmasında [[doğal seçilim]]in Mendel dünyasında nasıl işlediğini göstermede evrimin karmaşık matematiksel modellerini inşa ettiler.<ref>Hald, Anders (1998). A History of Mathematical Statistics. New York: Wiley. ISBN 0-471-17912-4.</ref> |- |1937 |[[Theodosius Dobzhansky]] |[[Ukrayna]]lı [[genetik]]çi ve evrimsel biyolog Dobzhansky, "''Genetics und the Origin of Species''" (“''Genetik ve Türlerin Kökeni''”) isimli kitabında [[mutasyon]]ların her zaman doğal olarak ortaya çıktığını, mutasyonların belli durumlarda zararlıyken, şaşırtıcı sayıda mutasyonun herhangi bir etkiye sahip olmadığını kanıtlayıp [[Modern evrimsel sentez|Evrimin Çağdaş Sentezini]] şekillendirerek, [[evrimsel biyoloji]] konusunda merkezi bir rol oynamıştır.<ref>{{Dergi kaynağı|last=Ford|first=E. B.|authorlink=|year=1977|month=November|journal=Biographical Memoirs of Fellows of the Royal Society|volume=23|issue=|title=Theodosius Grigorievich Dobzhansky, 25 January 1900 -- 18 December 1975|pages=58–89|doi=10.1098/rsbm.1977.0004}}</ref> |- |1942 |[[Ernst Mayr]], [[Julian Huxley]] | [[Charles Darwin|Darwin]]'in Evrim Kuramı ile [[Gregor Mendel|Mendel]]'in [[kalıtım]] kuramı, modern [[moleküler biyoloji]] ve matematiksel [[popülasyon genetiği]] ışığında Ernst Mayr ve Julian Huxley tarafından "''Systematics and the Origin of Species''" ve "''Evolution - The Modern Synthesis''" isimli eserlerde birleştirilerek modern evrimsel sentez adını aldı. Modern sentezin ana katkısı kalıtımın ve dolayısıyla evrimin temel birimi olan [[gen]]ler üzerine yeni edinilen bilgilerle evrimin mekanizması, yani [[doğal seçilim]] arasındaki bağlantıyı kurmuş olmasıdır.<ref>Mayr, Ernst: Systematics and the Origin of Species from a Viewpoint of a Zoologist, Harvard University Press 1942</ref><ref>Huxley, Julian (2010): Evolution - The Modern Synthesis, MIT Press</ref> |} == Kalıtım == {{ana madde|Genetik}} [[Dosya:DNA orbit animated static thumb.png|thumb|sağ|240px|[[DNA]] yapısı. [[Nükleobaz|Baz çiftleri]] ortada yer alır ve [[ikili sarmal]] içindeki fosfat-şeker zincirleri tarafından çevrelenir.]] Canlılarda evrim, bir organizma için ayırt edici olan kalıtımsal [[fenotipik özellik]]lerin<!--(''İng: phenotypic trait'')--> değişmesiyle oluşur. Örneğin, insanlarda [[göz rengi]], kalıtsal bir özellik olup bir birey, "kahverengi göz özelliğini" ebeveynlerinin birinden miras almış olabilir.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Sturm RA, Frudakis TN |title=Eye colour: portals into pigmentation genes and ancestry |journal=Trends Genet. |volume=20 |issue=8 |pages=327–32 |year=2004 |pmid=15262401 |doi=10.1016/j.tig.2004.06.010 |ref=harv}}</ref> Kalıtım yoluyla devralınan özellikler, [[gen]]ler tarafından kontrol edilir ve bir organizmanın [[genom]]u içindeki tüm gen dizilerine onun [[genotip]]i denir.<ref name=Pearson_2006>{{Dergi kaynağı|author=Pearson H |title=Genetics: what is a gene? |journal=[[Nature (dergi)|Nature]] |volume=441 |issue=7092 |pages=398–401 |year=2006 |pmid=16724031 |doi=10.1038/441398a |ref=harv|bibcode = 2006Natur.441..398P }}</ref> Bir organizmanın yapısını ve davranışlarını oluşturan gözlemlenebilir tüm gen dizisine ise onun [[fenotip]]i denir. Bu özellikler, organizmanın sahip olduğu genotipin [[doğal çevre]] ile etkileşmesi sonucu oluşur.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Visscher PM, Hill WG, Wray NR |title=Heritability in the genomics era—concepts and misconceptions |journal=Nat. Rev. Genet. |volume=9 |issue=4 |pages=255–66 |year=2008 |pmid=18319743 |doi=10.1038/nrg2322 |ref=harv}}</ref> Sonuç olarak, bir canlının sahip olduğu fenotipin birçok yönü kalıtsal olarak devredilmez. Örneğin, [[Bronzlaşma|bronz]] cilt, bir kişinin genotipi ile güneş ışığı arasındaki etkileşimi sonucu meydana gelir. Böylece, insanlarda bronz cilt, çocuklara kalıtım yoluyla aktarılmaz. Ancak, bazı insanlar, genotiplerindeki farklılıklar nedeniyle diğerlerine göre daha kolay bronzlaşır. Çarpıcı bir örnek, bronzlaşmanın görülmediği ve [[güneş yanığı]]na karşı çok hassas olunan [[albinizm]] özelliğinin kalıtsal olarak aktarılabilmesidir.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Oetting WS, Brilliant MH, King RA |title=The clinical spectrum of albinism in humans |journal=Molecular medicine today |volume=2 |issue=8 |pages=330–5 |year=1996 |pmid=8796918 |doi=10.1016/1357-4310(96)81798-9 |ref=harv}}</ref> Kalıtsal özelliklerin, genetik bilgiyi kodlayan bir [[molekül]] olan [[DNA]] yoluyla nesilden nesile aktarıldığı bilinmektedir.<ref name=Pearson_2006/> DNA, dört çeşit bazdan oluşan uzun bir [[polimer]]dir. Belli bir DNA molekülü boyunca sıralanmış baz dizileri, bir cümleyi belirleyen harf dizileri gibi, genetik bilgileri belirler. Bir hücre bölünmeden önce DNA kopyalanır ve böylece ortaya çıkan her iki hücre, DNA dizisini kalıtım yoluyla devralır. Tek bir işlevsel birimi belirleyen DNA molekül parçalarına [[gen]] denir. Farklı genler, farklı baz dizilerine de sahiptir. Uzun DNA iplikçikleri, [[hücre]] içinde [[kromozom]] adı verilen, yoğunlaşmış yapılar oluşturur. Bir DNA dizisinin kromozom içindeki belirli konumuna ise [[lokus]] denir. Eğer bir lokus üzerindeki DNA dizisi, bireyler arasında farklılık gösteriyorsa, bu dizinin farklı formlarına da [[alel]] denilir. DNA dizileri, yeni aleller üreten [[mutasyon]]lar tarafından değiştirilebilirler. Bir gen içinde mutasyon oluştuğunda, ortaya çıkan yeni alel, canlının fenotipini değiştirerek geni düzenleyen veya kontrol eden özelliğe etki edebilir.<ref name="Futuyma" /> Ancak, bir alel ile bir özellik arasındaki bu basit iletişim, bazı durumlarda işlerken, çoğu özellikler daha karmaşık olup [[Niceliksel özellik lokusu|çoklu etkileşen genler]] <!--(''İng: quantitative trait locus veya multiple interacting genes'')--> tarafından kontrol edilirler.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Phillips PC |title=Epistasis—the essential role of gene interactions in the structure and evolution of genetic systems |journal=Nat. Rev. Genet. |volume=9 |issue=11 |pages=855–67 |year=2008 |pmid=18852697 |doi=10.1038/nrg2452 |pmc=2689140 |ref=harv}}</ref><ref name=Lin>{{Dergi kaynağı|author=Wu R, Lin M |title=Functional mapping – how to map and study the genetic architecture of dynamic complex traits |journal=Nat. Rev. Genet. |volume=7 |issue=3 |pages=229–37 |year=2006 |pmid=16485021 |doi=10.1038/nrg1804 |ref=harv}}</ref> Son bulgular, DNA içindeki nükleotid dizileri değişimleri ile açıklanamayan kalıtsal değişikliklere dair önemli örneklerin olduğunu doğrulamıştır. Bu fenomenler, [[epigenetik]] kalıtım sistemleri olarak sınıflandırılmıştır.<ref name="Jablonk09">{{Dergi kaynağı|last1=Jablonka|first1=E.|last2=Raz|first2=G.|title=Transgenerational epigenetic inheritance: Prevalence, mechanisms and implications for the study of heredity and evolution.|journal=The Quarterly Review of Biology|volume=84|issue=2|pages=131–176|year=2009|url=http://compgen.unc.edu/wiki/images/d/df/JablonkaQtrRevBio2009.pdf|pmid=19606595|doi=10.1086/598822}}</ref> [[Kromatin]]leri imleyen [[DNA metilasyonu]], kendi kendini idame ettiren metabolik döngüler, [[RNA enterferansı]] karışımı ile genlerin susturulması <!--(''İng: gene silencing'')--> ve proteinlerin üç boyutlu [[Protein yapısı|uyarlaması]] (örneğin [[prion]] gibi), epigenetik kalıtım sistemlerinin organizma düzeyinde keşfedildiği alanlardır.<ref name="Bossdorf10">{{Dergi kaynağı|last1=Bossdorf|first1=O.|last2=Arcuri|first2=D.|last3=Richards|first3=C. L.|last4=Pigliucci|first4=M.|title=Experimental alteration of DNA methylation affects the phenotypic plasticity of ecologically relevant traits in ''Arabidopsis thaliana''|journal=Evolutionary Ecology|volume=24|issue=3|pages=541–553|year=2010|url=http://www.springerlink.com/content/c847255ur67w2487/|doi=10.1007/s10682-010-9372-7}}</ref><ref name="Jablonka05">{{Kitap kaynağı|last1=Jablonka|first1=E.|last2=Lamb|first2=M.|title=Evolution in four dimensions: Genetic, epigenetic, behavioural and symbolic|year=2005|publisher=MIT Press|url=http://books.google.ca/books?id=EaCiHFq3MWsC&printsec=frontcover|isbn=0-262-10107-6}}</ref> Gelişimsel biyologlar, [[Gen düzenleyici ağ|genetik ağlardaki]] <!--(''İng: gene regulatory network'')--> karmaşık etkileşimlerin ve hücreler arasındaki iletişimin, [[gelişimsel plastisite]] <!--(''İng: developmental plasticity'')--> ve [[genetik kanalizasyon]]daki <!--(''İng: canalisation (genetics)'')--> bazı mekanizmaların desteklediği kalıtsal varyasyonlara yol açabileceğini göstermektedir.<ref name="Jablonka02">{{Dergi kaynağı|last1=Jablonka|first1=E.|last2=Lamb|first2=M. J.|title=The changing concept of epigenetics|journal=Annals of the New York Academy of Sciences|volume=981|issue=1|pages=82–96|year=2002|url=http://a-c-elitzur.co.il/uploads/articlesdocs/Jablonka.pdf|doi=10.1111/j.1749-6632.2002.tb04913.x|bibcode = 2002NYASA.981...82J }}</ref> Kalıtsallık, daha büyük ölçeklerde de oluşabilir. Örneğin, [[niş oluşturma]] <!--(''İng: niche construction'')--> süreci ile edinilen ekolojik miras, organizmaların [[doğal çevre]]lerindeki düzenli veya belirli aralıklarla tekrarladıkları etkinlikler olarak tanımlanır. Bu, gelecek nesillerin ekosistemdeki hiyerarşide konumlarını seçmek veya değiştirmek için bir miras oluşturur. Gelecek nesil, böylece, onların genlerini ve atalarının daha önce gerçekleştirdiği ekolojik faaliyetler ile oluşan çevresel özellikleri devralır.<ref name="Laland06">{{Dergi kaynağı|title=Perspective: Seven reasons (not) to neglect niche construction|last1 =Laland|first1 =K. N.|last2 =Sterelny|first2 =K.|journal=Evolution|volume=60|issue=8|pages=1751–1762|year=2006|url=http://lalandlab.st-andrews.ac.uk/pdf/laland_Evolution_2006.pdf|doi=10.1111/j.0014-3820.2006.tb00520.x }}</ref> Evrimde, doğrudan genlerin kontrolü altında olmayan diğer kalıtım olaylarına örnekler, simbiyoz oluşumları açıklayan [[simbiyogenez]] ile kültürel özelliklerin kalıtıldığı ve "gen-kültür ortak evrimi" olarak da bilinen [[İkili kalıtım kuramı|ikili kalıtımdır]]<!--(''İng: dual inheritance theory'')-->.<ref name="Chapman98">{{Dergi kaynağı|title=Morphogenesis by symbiogenesis|last1 =Chapman|first1 =M. J.|last2 =Margulis|first2 =L.|journal=International Microbiology|volume=1|issue=4|pages=319–326|year=1998|url=http://www.im.microbios.org/04december98/14%20Chapman.pdf|pmid=10943381}}</ref><ref name="Wilson07">{{Dergi kaynağı|last1=Wilson|first1=D. S.|last2=Wilson|first2=E. O.|title=Rethinking the theoretical foundation of sociobiology|journal=The Quarterly Review of Biology|volume=82|issue=4|year=2007|url=http://evolution.binghamton.edu/dswilson/wp-content/uploads/2010/01/Rethinking-sociobiology.pdf}}</ref> == Genetik varyasyonların oluşumu == [[Dosya:Biston.betularia.7200.jpg|thumb|200px|Açık renkli bir Biston betularia güvesi]] [[Dosya:Biston.betularia.f.carbonaria.7209.jpg|thumb|200px|Endüstri melanizmi sonucu renk değişimine uğramış koyu renkli güve]] {{ana madde|Genetik çeşitlilik (biyoloji)|Popülasyon genetiği}} Bir canlı organizmanın [[fenotip]] özellikleri, onun sahip olduğu [[genotip]] ile içinde yaşadığı çevrenin etkisine dayanır. Bir popülasyon içindeki fenotiplerdeki değişimin önemli bir kısmı, genotipler arasındaki farklılıklardan kaynaklanır.<ref>Wu R, Lin M (2006). "Functional mapping – how to map and study the genetic architecture of dynamic complex traits".Nat. Rev. Genet. 7 (3): 229–37.</ref> [[Modern evrimsel sentez]], evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar. Bir genin belirli bir alel frekansı, aynı genin diğer form ve tiplerine oranla, zaman içinde daha çok veya daha az yaygın hale gelirler. Yeni bir alel tipi, sabitleşme noktasına geldiğinde, ya ondan önce gelen alel tipinin yerini alarak ya da tamamıyla popülasyondan silinerek, bir varyasyonun kaybolmasına yol açar. Doğal seçilim, bir popülasyonda sadece yeteri kadar [[genetik varyasyon]]lar var olduğunda evrime neden olur. [[Mendel genetiği]]nin keşfinden önce, [[karışmalı kalıtım]] isimli hipotez, yaygın bir görüştü. Karışmalı kalıtım teorisine göre, doğan yavrular, ebeveynlerinin özelliklerinin ortalamasını taşıyacaktı. Buna göre, eğer birisinin anne ve babasından biri uzun boylu, öbürü kısa boylu ise, kendisi orta boylu olacaktır. Ancak, karışmalı kalıtım doğru olmuş olsaydı, genetik varyasyonların hızla kaybolmaları gerekiyordu ve bu da, doğal seçilim yoluyla evrimi mantıksız kılıyordu. [[Hardy-Weinberg Kuralı]] ise, popülasyondaki varyasyonların nasıl korunduğuna dair çözüm sunabilmiştir. Hardy-Weinberg kuralına göre, yeterince büyük bir popülasyon içinde var olan alellerin frekansları (genlerdeki varyasyonlar), yumurta ve spermin oluşumu sırasında gen parçaları alellerin rastgele karıştırılması ve üreme hücrelerinin [[döllenme]]si sırasında bu alellerin rastgele kombinasyonları gibi popülasyona etki eden güçler tarafından sabit kılınır.<ref name="ref644">Ewens W.J. (2004). Mathematical Population Genetics (2nd Edition). Springer-Verlag, New York. ISBN 0-387-20191-2.</ref> Bu anlamda varyasyonlar, [[Genom|genetik materyallerdeki]] [[mutasyon]], [[eşeyli üreme]] yoluyla genlerin yeniden karıştırılması ve popülasyonlar arasındaki göçler ([[gen akışı]]) sonucu oluşur. Mutasyonlar ve gen akışı ile popülasyonlarda sürekli yeni varyasyonlar oluşsa da, bir türün [[genom]]unun büyük bölümü, o türün tüm bireylerinde benzer olup özdeştir.<ref>Butlin RK, Tregenza T (1998). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1692210/?tool=pmcentrez "Levels of genetic polymorphism: marker loci versus quantitative traits".] Philos. Trans. R. Soc. Lond., B, Biol. Sci. 353 (1366): 187–98.</ref> Buna rağmen, genotipteki nispeten küçük farklılıklar bile, fenotiplerde dramatik farklılıklara yol açabilirler. Örneğin, şempanze ve insan genomu arasındaki farkların büyük bir kısmı, % 5,07 oranında [[delesyon]] ve [[insersiyon]]lardan kaynaklanırken nükleotit farklılıklar ise sadece % 1.52 oranında olup böylece toplam sapma % 6,58 olarak tahmin edilmiştir. Hatta, DNA tekrarları ile düşük karmaşıklıktaki DNA'lar çıkarıldığında bu farklılık oranı % 2,37'ye kadar düşmektedir.<ref>Wetterbom A, Sevov M, Cavelier L, Bergström TF (2006). "[http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17075697 Comparative genomic analysis of human and chimpanzee indicates a key role for indels in primate evolution"] .J. Mol. Evol. 63 (5): 682–90.</ref> === Mutasyon === [[Dosya:Gene-duplication.svg|thumb|130px|[[Kromozom]] [[replikasyon]]u]] {{ana madde|Mutasyon}} Mutasyonlar, bir hücre genomunun DNA dizisinde oluşan değişimlerdir. Mutasyonlar, her zaman organizma üzerinde negatif veya pozitif etkilere sahip olmayabilirler. Oluşan mutasyonların bir [[gen ürünü]]n değişmesinde veya genin doğru ya da tamamen işlemesini engellemede herhangi bir etkileri de olmayabilir. Drosophila melanogaster sineği üzerinde yapılan çalışmalar, gen tarafından oluşturulan bir proteinin mutasyonunda, bu mutasyonun yaklaşık %70'inin zararlı etkilere sahip olduğunu, geri kalanının ise ya nötr ya da zayıf faydalı etki gösterdiğini ortaya koymaktadır.<ref>Sawyer SA, Parsch J, Zhang Z, Hartl DL (2007). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1871816/?tool=pmcentrez "Prevalence of positive selection among nearly neutral amino acid replacements in Drosophila"] Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 104 (16): 6504–10</ref> Mutasyonlar, genellikle [[genetik rekombinasyon]]larla çoğaltılan (bkz. [[Gen duplikasyonu]]) kromozomların büyük bölümlerini içerebilirler ve böylece, bu genetik rekombinasyonlar sayesinde, genomda bir genin ek bir kopyası ortaya çıkabilir.<ref>Hastings, P J; Lupski, JR; Rosenberg, SM; Ira, G (2009). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2864001/?tool=pmcentrez "Mechanisms of change in gene copy number"]. Nature Reviews. Genetics 10 (8): 551–564</ref> Genlerin ek olarak kopyalanması, yeni genlerin geliştirilebilmesi için gerekli olan hammaddenin önemli bir kaynağıdır.<ref>Carroll SB, Grenier J, Weatherbee SD (2005). From DNA to Diversity: Molecular Genetics and the Evolution of Animal Design. Second Edition. Oxford: Blackwell Publishing. ISBN 1-4051-1950-0.</ref> En yeni genler, ortak ataları paylaşan ve kendinden önce var olmuş olan genlerin gen ailelerinden oluştuğu için bu genlerin ek olarak kopyalanması önemlidir.<ref>Harrison P, Gerstein M (2002). [http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0022283602001092 "Studying genomes through the aeons: protein families, pseudogenes and proteome evolution".] J Mol Biol 318 (5): 1155–74.</ref> Örneğin, insan gözü ışığı algılayan yapılar oluşturmak için dört adet değişik gen kullanır: Bu genlerden üçü, renkli görmek için ve bir tanesi ise gece görüşü için kullanılır. Bu dört genin hepsi de, tek bir atasal genden türemiştir.<ref>Bowmaker JK (1998). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/9775215 "Evolution of colour vision in vertebrates"]. Eye (London, England)12 (Pt 3b): 541–7.</ref> Atasal bir gen, bu genin bir kopyası mutasyona uğrayıp yeni bir fonksiyona sahip olduğunda, yeni tür genler oluşturabilir. Bu yöntem, sistemin yedeklenmesini artırdığı için bir genin kopyalanması durumunda daha kolaydır. Bu şekilde, gen çiftindeki bir gen, yeni bir işlev kazanırken diğer gen kopyası, eski işlevini sürdürmeye devam eder.<ref>Gregory TR, Hebert PD (1999). [http://genome.cshlp.org/content/9/4/317.full "The modulation of DNA content: proximate causes and ultimate consequences"]. Genome Res. 9 (4): 317–24.</ref><ref>Hurles M 2004). [http://www.pubmedcentral.nih.gov/articlerender.fcgi?tool=pmcentrez&artid=449868 "Gene duplication: the genomic trade in spare parts"]. PLoS Biol. 2 (7): E206.</ref> Diğer tip mutasyonlar ise, dana önceki şifrelenmemiş genlerden tamamen yeni genler bile oluşturabilirler.<ref>Liu N, Okamura K, Tyler DM (2008). [http://www.nature.com/cr/journal/v18/n10/full/cr2008278a.html "The evolution and functional diversification of animal microRNA genes"] Cell Res. 18 (10): 985–96</ref><ref>Siepel A (2009). [http://genome.cshlp.org/content/19/10/1693.full "Darwinian alchemy: Human genes from noncoding DNA"]. Genome Res. 19 (10): 1693–5</ref> Yeni bir gen nesli, aynı zamanda kopyalanan birçok genlerin küçük parçalarını da içerebilir ve bu parçalarla yeni fonksiyonlara sahip yeni kombinasyonlar oluşturabilirler.<ref>Orengo CA, Thornton JM (2005). [http://www.annualreviews.org/doi/abs/10.1146/annurev.biochem.74.082803.133029 "Protein families and their evolution-a structural perspective"]. Annu. Rev. Biochem. 74 (1): 867–900.</ref><ref>Long M, Betrán E, Thornton K, Wang W (2003). [http://www.nature.com/nrg/journal/v4/n11/full/nrg1204.html "The origin of new genes: glimpses from the young and old"]. Nat. Rev. Genet. 4 (11): 865–75.</ref> Yeni genler, daha önceki parçaların karışmasıyla bir araya getirilirken bu parçalardan oluşan kümeler, daha karışık işlevlere sahip yeni kombinasyonların oluşması için birbirleriyle karıştırılabileceği, bağımsız ve basit işlevlere sahip modüller gibi davranırlar.<ref>Wang M, Caetano-Anollés G (2009). [http://www.cell.com/structure/retrieve/pii/S0969212608004565 "The evolutionary mechanics of domain organization in proteomes and the rise of modularity in the protein world"]. Structure 17 (1): 66–78.</ref> Örneğin, poliketit sentazları, antibiyotik oluşturan büyük enzimlerdir ve montaj hattındaki her bir adım gibi, tüm süreçlerdeki her kataliz de böyle bir adım olup yaklaşık yüz kadar küme içermektedir.<ref>Weissman KJ, Müller R (2008). [http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/cbic.200700751/abstract;jsessionid=9CF8A00C39766B2D359EBBB40D8D966E.d01t01 "Protein-protein interactions in multienzyme megasynthetases"]. Chembiochem 9 (6): 826–48</ref> === Eşeyli üreme ve rekombinasyonlar === {{ana madde|Eşeyli üreme|Rekombinasyon}} Eşeysiz üreyen organizmalarda, genler, üreme sırasında başka bir bireyin genleriyle karışmadığı için birlikte bağlanırlar ve kalıtımla topluca aktarılırlar. Buna karşılık, eşeyli üreyen canlıların yavruları, ebeveynlerinin rastgele karıştırılmış ve bağımsız örneklerinden oluşan kromozomlarını içerirler. Eşeyli üreyen canlılar, [[homolog rekombinasyon]] adı verilen benzer bir süreçte, birbirleriyle uyuşan iki kromozom değiştirirler.<ref>Radding C (1982). [http://www.annualreviews.org/doi/abs/10.1146/annurev.ge.16.120182.002201 "Homologous pairing and strand exchange in genetic recombination"]. Annu. Rev. Genet. 16 (1): 405–37</ref> Rekombinasyonlar ve bağımsız örneklerin birbiri arasında değiş tokuş edilmesi, alel frekanslarını değiştirmezler, ancak bunun yerine, hangi alelin hangi alel ile bağlantılı olacağını değiştirerek yeni alel kombinasyonları sayesinde yeni yavrular üretirler.<ref>Agrawal AF (2006). [http://www.cell.com/current-biology/retrieve/pii/S096098220601918X "Evolution of sex: why do organisms shuffle their genotypes?"]. Curr. Biol. 16 (17): R696.</ref> Eşeyli üreme, genellikle genetik varyasyonları ve evrim hızını artırır.<ref>Peters AD, Otto SP (2003). [http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/bies.10291/abstract "Liberating genetic variance through sex"]. Bioessays 25 (6): 533–7.</ref><ref>Goddard MR, Godfray HC, Burt A (2005). [http://www.nature.com/nature/journal/v434/n7033/full/nature03405.html "Sex increases the efficacy of natural selection in experimental yeast populations"]. Nature 434 (7033): 636–40.</ref> === Gen akışı === {{ana madde|Gen akışı}} [[Gen akışı]], popülasyonlar ve türler arasında oluşan gen alışverişleridir.<ref name="ncbi.nlm.nih.gov">Morjan C, Rieseberg L (2004). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2600545/?tool=pmcentrez "How species evolve collectively: implications of gene flow and selection for the spread of advantageous alleles"]. Mol. Ecol. 13 (6): 1341–56.</ref> Bu nedenle, [[gen akışı]], bir popülasyon veya tür için yeni bir varyasyon kaynağı teşkil edebilir. Farelerin, kara içlerindeki popülasyonlardan kıyılardaki popülasyonlara göç etmeleri veya çiçek polenlerinin, rüzgar aracılığıyla ağır metallere karşı hassas olan bir bitki popülasyonundan ağır metallere karşı daha toleranslı olan başka bir bitki popülasyonuna (veya tersine) yol almaları gibi, bireylerin, birbirinden ayrı bulunan farklı canlı popülasyonlar arasındaki bu gibi gidiş gelişleri, göç ve hareketleri gen akışına yol açabilir. Türler arasındaki bu gen transferi, [[Melez (biyoloji)|hibrit]] canlıların oluşumunu ve [[yatay gen transferi]]ni de içerir. Yatay gen transferi, bir canlının, onun yavrusu olmayan başka bir canlıya, genetik materyal transfer etmesidir. Bu, [[bakteri]]ler arasında en yaygın olanıdır.<ref>Boucher Y, Douady CJ, Papke RT, Walsh DA, Boudreau ME, Nesbo CL, Case RJ, Doolittle WF (2003).[http://www.annualreviews.org/doi/abs/10.1146/annurev.genet.37.050503.084247 "Lateral gene transfer and the origins of prokaryotic groups"]. Annu Rev Genet 37 (1): 283–328.</ref> Tıpta bu durum, [[antibiyotik direnci]] kazanan bakterilerin, bunu diğer türlere hızla aktardığı ve bu şekilde bakteriler arasında bu rezistans genlerin yayılması olayında görülür.<ref>Walsh T (2006). [http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1369527406001305 "Combinatorial genetic evolution of multiresistance"]. Curr. Opin. Microbiol. 9 (5): 476–82.</ref> Genlerin yatay transferi, bakterilerden ökaryotlara doğru olmuştur. Bir maya türü olan [[Saccharomyces cerevisiae]] ile fasulye böceği ''Callosobruchus chinensis'' arasında olduğu gibi, bakterilerden ökaryotlara, iki değişik alem arasında da yatay gen transferleri olmuştur.<ref>Kondo N, Nikoh N, Ijichi N, Shimada M, Fukatsu T (2002). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC137875/?tool=pmcentrez "Genome fragment of Wolbachia endosymbiont transferred to X chromosome of host insect"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 99(22): 14280–5.</ref><ref>Sprague G (1991). [http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0959437X05802035 "Genetic exchange between kingdoms"]. Curr. Opin. Genet. Dev. 1 (4): 530–3.</ref> Daha büyük ölçekte gerçekleşen yatay gen transferlerine örnek, genlerindeki dizileri bakteriler, mantarlar ve bitkiler gibi üç ayrı alemden alan ökaryotik [[Bdelloidea]] türü [[rotifera]]lardır (''tekerlekli hayvan'').<ref>Gladyshev EA, Meselson M, Arkhipova IR (2008). [http://www.sciencemag.org/content/320/5880/1210 "Massive horizontal gene transfer in bdelloid rotifers"]. [[Science]] 320 (5880): 1210–3.</ref> Aynı zamanda [[virüs]]ler de gen transferi ile farklı [[Üst âlem|biyolojik alemler]] içindeki canlılar arasında DNA taşıyabilirler.<ref>Baldo A, McClure M (1 September 1999). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC104298/?tool=pmcentrez "Evolution and horizontal transfer of dUTPase-encoding genes in viruses and their hosts"]. J. Virol. 73 (9): 7710–21</ref> Büyük ölçekli gen transferleri, [[ökaryot]]ik hücreler ile [[bakteri]]lerin ataları arasında gerçekleşen [[kloroplast]] ve [[mitokondri]] devralımı sırasında da gerçekleşmiştir. Ökaryotların kendilerinin, [[bakteri]]ler ile [[arkea]]lar arasında gerçekleşen yatay gen transferi sonucu oluşmuş olmaları da mümkündür.<ref>River, M. C. and Lake, J. A. (2004). [http://www.nature.com/nature/journal/v431/n7005/full/nature02848.html "The ring of life provides evidence for a genome fusion origin of eukaryotes"]. Nature 431 (9): 152–5.</ref> == Evrimi oluşturan süreçler == Evrimi sürdüren iki temel süreç vardır: [[Doğal seçilim]] ve [[genetik sürüklenme]]. Bu süreçlerin ilki olan [[doğal seçilim]], bulunduğu ortama en iyi uyum sağlayan bireylerin hayatta kalmasını ve kendi genlerini [[döl]]lerine aktarmasını, rakip bireylerin ise üreme şansı bulamayıp genlerinin ortadan kalkması sonucunu doğurur. Doğal seçilim ile hayatta kalmaya yardımcı olan yeni özellikler sağlayan mutasyonlara sahip bireyler hayatta kalarak popülasyonda baskın hale gelir, hayatta kalma şansını azaltan mutasyonlara sahip bireyle ise yok olur. Bu sayede sonraki nesildeki bireyler, atalarından aldıkları genler sayesinde ortama daha iyi uyum sağlar ve hayatta kalmakta daha başarılı olurlar.<ref name=Futuyma>{{kitap belirt|son=Futuyma |ilk=Douglas J. |yazarlink=Douglas J. Futuyma |yıl=2005 |başlık=Evolution |yayımcı=Sinauer Associates, Inc |yer=Sunderland, Massachusetts |isbn=0-87893-187-2}}</ref><ref name=Lande>{{Dergi kaynağı|yazar=Lande R, Arnold SJ |yıl=1983 |başlık=The measurement of selection on correlated characters |dergi=Evolution |cilt=37 |sayfa=1210–26} |doi=10.2307/2408842}}</ref> Çok sayıda nesil sonrasında, çok sayıda başarılı, küçük, rastgele değişikliğin birikmesi ile [[adaptasyon]]lar belirgin hale gelir, bu sayede türler çevrelerine olası en iyi uyumu sağlamış olurlar.<ref name="Ayala">{{Dergi kaynağı|yazar=Ayala FJ |başlık=Darwin's greatest discovery: design without designer |dergi=Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. |cilt=104 Suppl 1 |sayı= |sayfa=8567–73 |yıl=2007 |pmid=17494753 |url=http://www.pnas.org/cgi/content/full/104/suppl_1/8567 |doi=10.1073/pnas.0701072104}}</ref> İkinci temel süreç ise [[genetik sürüklenme]]dir. Genetik sürüklenme, popülasyonda genlerin görülme sıklığında rastgele değişimlere yol açar. Bir nesilde görülen rastgele bir genetik sürüklenme, daha sonraki nesillerde birikim sağlayarak organizmada belirgin değişimlere yol açar. Evrim, aynı türden canlıların birbirleriyle karıştığı bir popülasyonda, alel frekanslarının değişimleri sonucu meydana geldiğinden <ref name="ref644" /> [[doğal seçilim]] ve [[genetik sürüklenme]]nin yanında, [[genetik otostop]] <!--(İng: ''genetic hitchhiking'')-->, [[mutasyon]] ve [[gen akışı]] gibi, alel frekanslarının değişimine yol açan diğer mekanizmaların olduğu da bilinmektedir. === Doğal seçilim === {{ana madde|Gen akışı|Seçilim değeri}} [[Dosya:MutasyonDiyagrami.svg|thumb|300px|Koyu renkle sembolize edilen bireylerin ''[[doğal seçilim]]i'']] Evrime göre canlılığın devamı ve çeşitliliği [[doğal seçilim]]le sağlanır. Doğal seçilimin üç temel bileşeni bulunur: Genetik karakterlerin devamını sağlayan [[kalıtım]], farklı karakterlerin popülasyondaki zenginliğini sağlayan [[çeşitlilik]], ve bu çeşitli karakterlerden doğadaki koşullara en uygun olanının hayatta kalmasını sağlayan [[seçilim]]. Bu temellere göre Darwin, her popülasyonda birçok bireyin hayatta kalamadığı, kurtulamadığı veya üreyemediğini belirtmiştir. ''Varolma mücadelesinde'' sınırlı birçok kaynak için ve mevcut riskler (yırtıcı hayvanlar vb.) yüzünden popülasyonun her bireyi bir diğeriyle yarışmaktadır. Bu varolma mücadelesinde, ortama en iyi adapte olabilmiş bireyler seçici bir avantaja sahip olmakta, daha çok yaşamakta ve daha çok üreyebilmektedir. Doğal seçilim yoluyla evrim, üremeyi düzelten ve geliştiren genetik mutasyonların bir popülasyonun birbirlerini izleyen nesilleri içinde daha sık ve yaygın olarak görülmeye başlaması sürecine verilen isimdir. Çoğu zaman "apaçık" mekanizma olarak tanımlanan doğal seçilim yoluyla evrim, aynı zamanda zorunlu olarak aşağıdaki üç basit gerçeği takip eder: * Kalıtsal varyasyonlar, halihazırda popülasyonun canlı bireyleri arasında mevcut bulunmaktadır. * Canlılar hayatta kalabileceğinden çok daha fazla yavrular üretir. * Bu yavruların hayatta kalma ve üreme yetenekleri de birbirlerinden farklıdır. Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar. Sonuç olarak, rakiplerine karşı kendilerine avantaj sağlayan özelliklere sahip bireyler bu özellikleri gelecek nesillere aktarırken bir avantaj kazandırmayan özelliklerse gelecek nesillere aktarılmazlar.<ref name="ref143">Hurst LD (2009). [http://www.nature.com/nrg/journal/v10/n2/full/nrg2506.html "Fundamental concepts in genetics: genetics and the understanding of selection"]. Nat. Rev. Genet. 10 (2): 83–93</ref> Doğal seçilimin ana fikri bir canlının evrimsel uyumluluğudur veya diğer bir tanımlamayla [[seçilim değeri]]dir.<ref>Orr HA (2009).[http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2753274/?tool=pmcentrez "Fitness and its role in evolutionary genetics"]. Nat. Rev. Genet. 10 (8): 531–9.</ref> Bir canlının uyumluluğu veya seçilim değeri ise, onun gelecek nesillere olan genetik katkısının boyutunu belirleyen hayatta kalma ve üreme yeteneği ile ölçülür.<ref name="ref143" /> Ancak, seçilim değeri üreme sonrası oluşan yavruların toplam sayısı değildir: bunun yerine bir canlının genlerini taşıyan sonraki nesillerin oranı ile gösterilir.<ref>Haldane J (1959). [http://www.nature.com/nature/journal/v183/n4663/pdf/183710a0.pdf "The theory of natural selection today"]. Nature 183 (4663): 710–3.</ref> Örneğin, bir canlı iyi bir şekilde hayatta kalıp sayıca hızlı üreyebildiği halde onun oluşturduğu yavrular hayatta kalabilmek için çok zayıf ve küçük ise, bu durumda bu canlı gelecek nesiller için ancak çok küçük bir değerde genetik katkı yapmış olur ve düşük seçilim değerine sahip olur.<ref>Orr HA (2009). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2753274/?tool=pmcentrez "Fitness and its role in evolutionary genetics"]. Nat. Rev. Genet. 10 (8): 531–9.</ref> Eğer bir alel, bu genin diğer alellerinden daha çok seçilim değerini artırıyorsa o zaman bu alel her nesille birlikte popülasyon içinde daha yaygın hale gelecektir. Bu özelliklere "lehine seçilmiş" özellikler denir. Seçilim değerini artıran özelliklere örnek, daha iyi hayatta kalma ve artış gösteren doğurganlıktır. Bunun tersine, daha az yararlı ya da zararlı aleller seçilim değeri düşürür ve bu da bu alellerin daha nadir şekilde görülmesine neden olur. Buna da "aleyhine seçilmiş" özellikler denir.<ref>Lande R, Arnold SJ (1983). [http://www.jstor.org/pss/2408842 "The measurement of selection on correlated characters"]. Evolution37 (6): 1210–26.</ref> Daha da önemlisi, bir alellin seçilim değeri sabit bir özellik değildir; çevre şartlarının değişmesi durumunda daha önce nötr veya zararlı olan özellikler faydalı, daha önce yararlı olan özellikler ise zararlı hale gelebilirler.<ref>Futuyma, Douglas J. (2005). Evolution. Sunderland, Massachusetts: Sinauer Associates, Inc. ISBN 0-87893-187-2.</ref> Bunun yanında, seçilim yönü bu şekilde her ne kadar ters olsa bile, geçmişte kaybedilen özellikler benzer bir şekilde tekrar evrimleşmezler (bkz: [[Dollo yasası]]).<!--İng: ''Dollo's law of irreversibility'')--><ref>Goldberg, Emma E; Igić, B (2008). [http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1558-5646.2008.00505.x/abstract;jsessionid=288C7D44095E754334381306692A8B80.d02t04 "On phylogenetic tests of irreversible evolution"]. Evolution 62 (11): 2727–2741.</ref><ref>Collin, Rachel; Miglietta, MP (2008). [http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0169534708002735 "Reversing opinions on Dollo's Law"]. Trends in Ecology & Evolution 23 (11): 602–609.</ref> [[Dosya:Selection Types Chart tr.png|thumb|sağ|320px|Doğal seçilimin üç farklı türünü gösteren bir grafik gösterimi: 1.[[Dallanan seçilim]] 2. [[Dengelenmiş seçilim]] ve 3. [[Yönlendirilmiş seçilim]]]] Popülasyon içinde, çeşitli değerlere sahip bir özelliğin (örnek: boy uzunluğu) doğal seçilimi üç farklı şekilde olabilir. Bunlardan biri, zaman içinde bir özelliğin ortalama değerinin değiştiği [[yönlendirilmiş seçilim]]dir<!--(İng: ''directional selection'')-->. Örneğin canlıların yavaş yavaş büyüyüp öncekilerinden daha uzun boylu olmaları gibi.<ref>Hoekstra H, Hoekstra J, Berrigan D, Vignieri S, Hoang A, Hill C, Beerli P, Kingsolver J (2001). [http://www.pubmedcentral.nih.gov/articlerender.fcgi?tool=pmcentrez&artid=55389 "Strength and tempo of directional selection in the wild"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 98 (16): 9157–60</ref> İkincisi ise bu özelliklerin aşırı uç değerlerinin seçildiği [[dallanan seçilim]]dir<!--(İng: ''disruptive selection'')--> ve genellikle iki farklı değerin ortalama değerden daha yaygın hale gelmesiyle sonuçlanır (iki tip veya [[bimodal dağılım]]). <!--İng: ''bimodal distribution'')--> Bu tür bir seçilim tipinde sadece uzun boyluluk ve kısa boyluluk avantaj sağladığından canlılar da uzun boylu ve kısa boylu olarak çeşitlenmeye başlarlar. Buna karşı ortalama boylu olmak avantajını yitirdiğinden popülasyon içinde orta boya sahip canlılar azalmaya başlar. Son olarak [[dengelenmiş seçilim]]<!--(İng: ''stabilizing selection'')--> ise her iki uçtaki aşırı uç değerlerin ayıklandığı bir seçilim türüdür. Ortalama değer dışında seyreden varyanslar ve çeşitlilik bu durumda azalma göstermeye başlar.<ref>Hurst LD (2009). [http://www.nature.com/nrg/journal/v10/n2/full/nrg2506.html "Fundamental concepts in genetics: genetics and the understanding of selection"]. Nat. Rev. Genet. 10 (2): 83–93.</ref><ref>Felsenstein (1 November 1979). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1214112/?tool=pmcentrez "Excursions along the Interface between Disruptive and Stabilizing Selection"]. Genetics 93 (3): 773–95.</ref> Bu durum, örneğin, organizmaların yavaş yavaş aynı boya veya uzunluğa sahip olmasına yol açar. Doğal seçilimin özel bir örneği, bir canlının diğer potansiyel eşler üzerisindeki cinsel çekiciliğini artırarak çiftleşme başarısını yükselten özelliklerin seçildiği [[cinsel seçilim]]dir.<!--(İng: ''sexual selection'')--><ref>Andersson M, Simmons L (2006). [http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0169534706001029 "Sexual selection and mate choice"]. Trends Ecol. Evol. (Amst.) 21 (6): 296–302.</ref> Kullanışsız büyük boynuzlar, gürültülü çiftleşme ve kur yapma çağrıları, dikkat çekici parlak renkler her ne kadar onları avlayan hayvanların da ilgisini çekip erkek bireylerin hayatta kalma şansını azaltsa da cinsel seçilim yoluyla evrimleşmiş buna benzer özellikler, bazı hayvan türlerin erkeklerinde özellikle belirgindir.<ref>Kokko H, Brooks R, McNamara J, Houston A (2002). [http://rspb.royalsocietypublishing.org/content/269/1498/1331 "The sexual selection continuum"]. Proc. Biol. Sci. 269 (1498): 1331–40.</ref> Hayatta kalmaya dair dezavantaj yaratan bu tür özellikler, erkek bireylerin sahip olduğu daha yüksek üreme başarısı tarafından dengelenirler ve bu durum da cinsel seçilim yoluyla evrimleşen özelliklerin taklit edilmelerinin zor olduğunu göstermektedir ([[Handikap ilkesi]]).<!--İng: ''handicap principle'')--><ref>Hunt J, Brooks R, Jennions M, Smith M, Bentsen C, Bussière L (2004). [http://www.nature.com/nature/journal/v432/n7020/full/nature03084.html "High-quality male field crickets invest heavily in sexual display but die young"]. Nature 432 (7020): 1024–7.</ref> Doğal seçilim, hangi bireylerin ve bireysel özelliklerin daha çok veya daha az hayatta kalacağı hakkında büyük oranda genellikle doğayı ölçü alır. Bu anlamda "doğa", canlıların yaşadıkları çevrede, fiziksel ve biyolojik her türlü element ve unsurlarla etkileşim gösterdiği ekolojik sistemi kasteder. Ekolojinin kurucusu Eugene Odum ekolojik sistemi, "Belirli bir alanda fiziksel çevre ile etkileşime giren... bütün organizmaları içeren herhangi bir birim... böylece sistem içinde açıkça belirlenmiş olan trofik yapıya, biyolojik çeşitliliğe ve madde döngülerine (örneğin, canlı ve cansız birimler arasındaki madde alışverişine) yönlendirir" diyerek tanımlar.<ref>Odum, EP (1971) Fundamentals of ecology, third edition, Saunders New York</ref> Ekolojik sistem içindeki her bir popülasyon, ayrı bir [[Ekolojik niş|niş]] veya sistemin diğer bölümleriyle farklı ilişkileri olduğu bir konum işgal ederler. Bu ilişkiler, canlıların yaşam öyküsünü, besin zinciri içindeki konumunu ve coğrafi olarak erişim alanını belirler. Bu geniş doğa anlayışı, doğal seçilimi kapsamı içine alan tüm belirli kuvvetlerin tanımlanmasında bilim insanlarına yardımcı olur. Doğal seçilim, genler, hücreler, canlı birey, organizma grupları veya türler gibi bir yapının [[Seçilim birimleri|farklı seviyeleri]] <!--(İng: ''unit of selection'')-->içinde etki gösterebilir veya hareket edebilirler.<ref name="ref919">Gould SJ (1998). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1692213/?tool=pmcentrez "Gulliver's further travels: the necessity and difficulty of a hierarchical theory of selection"]. Philos. Trans. R. Soc. Lond., B, Biol. Sci. 353 (1366): 307–14.</ref><ref>Gould SJ (1998). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1692213/?tool=pmcentrez "Gulliver's further travels: the necessity and difficulty of a hierarchical theory of selection"] Philos. Trans. R. Soc. Lond., B, Biol. Sci. 353 (1366): 307–14.</ref><ref>Mayr E (1997). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC33654/?tool=pmcentrez "The objects of selection"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 94 (6): 2091–4.</ref> Bunun yanında, doğal seçilim aynı anda birden çok düzeyde de hareket edebilir.<ref>Maynard Smith J (1998). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/9653725 "The units of selection"]. Novartis Found. Symp. 213: 203–11; discussion 211–7</ref> Birey seviyesi altında gerçekleşen doğal seçilime bir örnek, [[transpozon]] adı verilen ve [[genom]] içinde çoğalıp yayılabilen genlerdir.<ref>Hickey DA (1992). [http://www.springerlink.com/content/kj557ju48597w43k/ "Evolutionary dynamics of transposable elements in prokaryotes and eukaryotes"]. Genetica 86 (1–3): 269–74.</ref> Aşağıda da anlatılacağı gibi, birey üzerindeki seviyede gerçekleşen seçilimler (örneğin, [[grup seçilimi]]),<!--İng: ''group selection'')--> karşılıklı yardımlaşmanın evrilemesine izin verirler.<ref>Gould SJ, Lloyd EA (1999). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC18385/?tool=pmcentrez "Individuality and adaptation across levels of selection: how shall we name and generalise the unit of Darwinism?"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 96 (21): 11904–9.</ref> ==== Yapay seçilim ==== {{ana madde|Yapay seçilim}} [[Dosya:Big and little dog 1.jpg|thumb|sağ|200px|Yapay seçilimin sonuçları: [[Danua]] ve melez bir [[Chihuahua (köpek)|Çivava]]]] [[Yapay seçilim]]<!--(''İng: artificial selection'')-->, insanların bilinçli olarak bir [[organizma]]nın belli özelliklerini seçmesi sürecidir. Yapay seçilim, [[evcil hayvan]] ve [[bitki]]lerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir. İnsan eliyle hangi hayvan ya da bitkinin üretileceğine karar verildiğinde, hangi genlerin gelecek nesillere aktarılacağına da karar verilmiş olunur. Bu anlamda, hangi organizmanın üreyeceğine, hangi istenilir özelliklerin korunacağına doğa yerine insanlar karar verir. Yapay seçilimin en büyük etkisi evcil hayvanlarda gözlenir. Örneğin [[Danua]] ve [[Çivava]] köpek cinslerinin arasındaki cüsse farkı yapay seçilimin bir sonucudur. Çok farklı görünmelerine rağmen, her iki köpek cinsi de -diğer tüm evcil köpek cinsleri gibi- günümüzden yaklaşık 15.000 yıl önce [[Çin]]'e denk gelen bölgede [[Evcilleştirme|evcilleştirilmiş]] olan birkaç [[kurt|kurdun]] soyundan gelir.<ref>McGourty, Christine (2002-11-22). "[http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/2498669.stm Köpeklerin kökeni]". BBC Haberler. 2007-12-14 (İngilizce)</ref> Bunun gibi, [[Tarım|bitki yetiştiriciliğinde]] insanlar, bir türün (örneğin [[buğday]] bitkisinin) yalnızca kendilerine daha fazla besini daha kolay şekilde sağlayan bireylerini ellerinde tutup yetiştirerek o türde evrimsel değişime yol açabilirler. [[Ziraat]]te iyi bilinen geleneksel ıslah yöntemlerinin birçoğu yapay seçilime örnektir. Yapay seçilim [[doğal seçilim]]e benzer, ancak çok önemli bir fark, doğal seçilimde insanlar yerine doğanın kendisi seçme işini üstlenmiştir.<ref>[http://evrimianlamak.org/e/Ana_Sayfa Evrimi Anlamak], Kategori sayfası: [http://evrimianlamak.org/e/Evrim101:Yapay_se%C3%A7ilim ''Yapay Seçilim'']</ref> [[Gen aktarımlı bitkiler]] veya [[genetiği değiştirilmiş organizmalar]] ise, modern [[genetik mühendislik]] yöntemleri ve [[rekombinant DNA]] teknolojisi ile, olumsuz çevre koşullarına karşı daha dayanıklı olması ve en az maliyetle en verimli ürünü vermeleri için bu organizmaların bazı gen bölgelerinin laboratuvar koşullarında yapay olarak değiştirildiği bitkilerdir. === Genetik sürüklenme === {{ana madde|Genetik sürüklenme|Etkin popülasyon büyüklüğü}} Genetik sürüklenme ya da "Sewall Wright etkisi", küçük bir grup canlının genetik havuzunda tamamen şans eseri oluşmuş değişikliklerdir.<ref name=Drift>{{Britannica|228936|genetik}}</ref> Genetik sürüklenme bir [[wikt:popülasyon|popülasyondaki]] genetik bir karakteristiğin yok olmasına ya da güçlü olanın hayatta kalmasından ve [[alel]]lerin değerinden "bağımsız olarak" yaygın hale gelmesine neden olur.<ref name=Drift/> Popülasyonda üremeyi gerçekleştiren canlıların sayısı arttıkça, genetik sürüklenmenin etkisi azalır. Bu durum [[yazı-tura]] örneğine benzer. Art arda iki kere [[tura]] gelmesi doğal karşılanırken 20 kere tura gelmesi tuhaftır. Yazı-tura işlemi tekrarlandıkça, turaların oranı %50'ye yaklaşır.<ref name=Brit/> Genetik sürüklenmenin etkisi en çok, bir canlı türünün kaderi birkaç bireye bağlı olduğunda ortaya çıkar. Bu duruma ''kurucu prensibi''<!--İng: founder principle--> denir. [[Göl]], [[ada]] gibi [[wikt:izole|izole]] olmuş ortamlara [[rüzgar]] veya başka canlıların vücudu gibi herhangi bir vasıtayla ulaşan tohumlar ve hayvan türleri, genellikle ulaştıkları yeni ortamda [[Koloni (biyoloji)|koloni]]ler oluşturur. Bu birkaç kurucu bireydeki [[alel]]lerin görülme sıklığı, genellikle geride bıraktıkları popülasyondaki [[lokus]]ların çoğundan farklıdır. Bu farklılıklar, yeni ortamda türeyen popülasyon üzerinde uzun süreli evrimsel etkiler yaratır. [[Hawaii|Hawaii Adaları]] gibi takımadalarda görülen tür çeşitliliğinin, birbirine temas eden anakaralardan fazla olmasının nedeni, ''kurucu prensibi''dir.<ref name=Brit/> === Yanlı mutasyon === Önemli bir varyasyon kaynağı olmanın yanı sıra, farklı mutasyonların oluşması için moleküler düzeyde farklı olasılıklar var olduğunda, yanlı mutasyon olarak bilinen bir süreçte, mutasyon da bir evrim mekanizması olarak işlev görebilir.<ref>Lynch, M. (2007).[http://www.pnas.org/content/104/suppl.1/8597 "The frailty of adaptive hypotheses for the origins of organismal complexity"]. PNAS 104: 8597–8604.</ref> Eğer iki genotip, örneğin nükleotit G ile aynı pozisyondaki başka bir nükleotit A, aynı seçilim değerine sahipse ama G'den A'ya olan mutasyon, A'dan G'ye olan mutasyonlardan daha sık görülüyorsa, bu durumda A'ya sahip genotip gelişme eğiliminde olacaktır.<ref>Smith N.G.C., Webster M.T., Ellegren, H. (2002). [http://genome.cshlp.org/content/12/9/1350.abstract "Deterministic Mutation Rate Variation in the Human Genome"]. Genome Research 12 (9): 1350–1356.</ref> Farklı taksonlarda yanlı mutasyonların katılımı veya silinmesi farklı genom boyutlarının evrimine yol açabilir.<ref>Petrov DA, Sangster TA, Johnston JS, Hartl DL, Shaw KL (2000). [http://www.sciencemag.org/content/287/5455/1060 "Evidence for DNA loss as a determinant of genome size"]. Science 287 (5455): 1060–1062.</ref><ref>Petrov DA (2002). [http://www.springerlink.com/content/c8ptualwqby9pxr2/ "DNA loss and evolution of genome size in Drosophila"]. Genetica 115 (1): 81–91.</ref> Gelişimsel veya mutasyonla ilgili bu tür bir yanlılık ve tarafgirlik [[Morfoloji (biyoloji)|morfolojik]] evrimde de gözlemlenmiştir.<ref>Kiontke K, Barriere A , Kolotuev I, Podbilewicz B , Sommer R, Fitch DHA , Felix MA (2007). [http://www.cell.com/current-biology/retrieve/pii/S0960982207021938 "Trends, stasis, and drift in the evolution of nematode vulva development"]. Current Biology 17 (22): 1925–1937.</ref><ref>Braendle C, Baer CF, Felix MA (2010). [http://www.plosgenetics.org/article/info%3Adoi%2F10.1371%2Fjournal.pgen.1000877 "Bias and Evolution of the Mutationally Accessible Phenotypic Space in a Developmental System"]. PLoS Genetics 6 (3).</ref> Örneğin, [[Baldwin etkisi]] <!--(İng: ''Baldwin effect'')--> olarak da bilinen evrimin ' ''önce fenotip'' ' teorisine göre, mutasyonlar sonunda daha önce çevre şartları tarafından uyarılan özelliklerin [[genetik asimilasyon]]una neden olabilirler.<ref>Palmer, RA (2004). [http://www.sciencemag.org/content/306/5697/828 "Symmetry breaking and the evolution of development"]. Science 306 (5697): 828–833.</ref><ref>West-Eberhard, M-J. (2003). Developmental plasticity and evolution. New York: Oxford University Press. ISBN 978-0-19-512235-0</ref> Yanlı mutasyon efekt ve etkileri diğer süreçlerin üstünü kapamıştır. Eğer her iki mutasyona da sahip olmak hiçbir ek avantaj içermemiş ve bu yüzden seçilim iki mutasyondan biri lehine olmuşsa, bu durumda popülasyon içinde daha çok sabitleşen mutasyon, aynı zamanda en sık olarak görülen mutasyon olacaktır.<ref>Stoltzfus, A and Yampolsky, L.Y. (2009). [http://jhered.oxfordjournals.org/content/100/5/637 "Climbing Mount Probable: Mutation as a Cause of Nonrandomness in Evolution"]. J Hered 100 (5): 637–647.</ref><ref>Yampolsky, L.Y. and Stoltzfus, A (2001). [http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1046/j.1525-142x.2001.003002073.x/abstract;jsessionid=C18A976D5DDC68C0587116A50D682864.d01t02 "Bias in the introduction of variation as an orienting factor in evolution"]. Evol Dev 3 (2): 73–83.</ref> Bir genin fonksiyon kaybına yol açan mutasyonlar, tam işlevlere sahip yeni bir gen oluşturan mutasyonlardan çok daha yaygındır. Fonksiyon kaybına yol açan mutasyonların çoğu buna rağmen seçilmişlerdir. Ancak, seçim zayıf olduğunda yanlı mutasyonlar fonksiyon kaybına rağmen evrimi etkileyebilirler. Örneğin, [[pigment]]ler mağarada karanlıkta yaşayan canlılar için artık yararlı olmadıklarından kaybolma eğilimi gösterirler.<ref>Protas, Meredith; Conrad, M; Gross, JB; Tabin, C; Borowsky, R (2007). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2570642/?tool=pmcentrez "Regressive evolution in the Mexican cave tetra, Astyanax mexicanus"]. Current Biology 17 (5): 452–454</ref> Mutasyon yanlılığı nedeniyle veya fonksiyonlar bir bedele sahip olduğu için bu tür bir fonksiyon kaybı meydana gelebildiği gibi bir kez fonksiyon avantajı yitirildiğinde doğal seçilim kayıplara yol açabilir. Laboratuvardaki evrim sırasında bir [[bakteri]]de (''Bacillus subtilis'') [[Endospor|spor oluşturma]] yeteneğinin kaybolması, spor oluşturma yeteneğinin bedeline karşı doğal seçilimden ziyade mutasyon yanlılığı tarafından yol açılmışa benziyor. İşlev kaybına dair herhangi bir seçilim olmadığında kaybın oluştuğu hızın, [[etkin popülasyon büyüklüğü]]nden ziyade,<!--(İng: ''effective population size'')--><ref>Masel J, King OD, Maughan H (2007). [http://www.jstor.org/pss/10.1086/510212 "The loss of adaptive plasticity during long periods of environmental stasis"]. American Naturalist 169 (1): 38–46.</ref> mutasyon oranına bağlı olması da bu durumun genetik sürüklenmeden çok mutasyon yanlılığı tarafından desteklendiğini göstermektedir. === Genetik otostop === {{ana madde|Genetik otostop|Hill-Robertson etkisi|Seçici süpürme|Genetik sürüklenme}} Remkombinasyonlar, aynı DNA dizisi üzerinde bulunan alellerin birbirlerinden ayrılmasını sağlarlar. Ancak, rekombinasyonların oranı düşüktür (her kromozom ve her popülasyon başına yaklaşık iki defa vuku bulurlar). Sonuç olarak, kromozom üzerinde birbirine yakın olan genler her zaman karıştırılarak birbirinden ayrılmazlar ve birbirlerine yakın genler, [[genetik bağlantı]] olarak bilinen bir fenomenle toplu şekilde kalıtılarak miras bırakılırlar.<ref>Lien S, Szyda J, Schechinger B, Rappold G, Arnheim N (2000). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1288109/?tool=pmcentrez "Evidence for heterogeneity in recombination in the human pseudoautosomal region: high resolution analysis by sperm typing and radiation-hybrid mapping"]. Am. J. Hum. Genet. 66 (2): 557–66.</ref> Bu eğilim, [[bağlantı dengesizliği]] adı verilen [[Bağımsızlık (olasılık kuramı)|olasılık beklentilerine]] göre, iki alellin hangi sıklıkta tek bir kromozom üzerinde görülmelerinin saptanmasıyla ölçülür. Genellikle bir grup içinde kalıtılan ve miras bırakılan bir alel dizisine [[haplotip]] <!--(İng: ''haplotype'')--> denir. Bu, belirli bir haplotip içindeki bir alellin çok avantajlı olduğu durumlarda önemli olabilir. Doğal seçilim, haplotipteki diğer alellerin de popülasyon içinde daha yaygın hale gelmesine yol açan [[seçici süpürme]]yi<!--(İng: ''selective sweep'')--> tetikleyebilir. Bu etkiye, [[genetik otostop]]<!--(İng: ''genetic hitchhiking'')--> ya da genetik taslak<!--(İng: ''genetic draft'')--> denir.<ref>Barton, N H (2000). [http://rstb.royalsocietypublishing.org/content/355/1403/1553 "Genetic hitchhiking"]. Philosophical Transactions of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences 355 (1403): 1553–1562.</ref> Genetik taslağın oluşmasına yol açan neden, bazı nötral genlerin, seçilim etkisi altında uygun bir etkin popülasyon büyüklüğü tarafından bağlanmış olan diğer genlerle genetik olarak bağlantılı olması gerçeğinden kaynaklanır.<ref>Gillespie, John H. (2001). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11794777 "Is the population size of a species relevant to its evolution?"]. Evolution 55 (11): 2161–2169.</ref> === Gen akışı === {{ana madde|Gen akışı|Melez (biyoloji)|Yatay gen transferi}} [[Gen akışı]], popülasyon ve türler arasında genlerin alışverişi veya değiş tokuş edilmesidir.<ref name="ncbi.nlm.nih.gov"/> Gen akışının varlığı ya da yokluğu, evrimin gidişini temelden değiştirir. Organizmaların karmaşıklığı nedeniyle, zaman içinde tamamen birbirinden izole olmuş herhangi iki popülasyon, bu her iki popülasyon çevreye uyumluluk açısından temel olarak aynı kalsalar bile, sonunda [[Bateson-Dobzhansky-Muller Modeli]]nde<!--(İng: ''Bateson-Dobzhansky-Muller Model'')--> olduğu gibi nötral süreçler yoluyla genetik uyuşmazlıklar ve bağdaşmazlıklar geliştirecektir. Eğer popülasyonlar arasında genetik farklılaşmalar baş gösterirse, popülasyonlar arasındaki gen akışı, yerel popülasyondaki dezavantajlı olan özellik ve alellerin ortaya çıkmasına yol açabileceği gibi, bu popülasyon içindeki canlıların, genetik olarak uzak popülasyonlarla çiftleşmesini önleyen ve sonunda yeni türler ortaya çıkması ile sonuçlanan mekanizmalar geliştirmesine neden olabilir.Böylece, canlı bireyler arasında genetik bilgilerin alınıp verilmesi, temel olarak biyolojik tür kavramının geliştirilmesinde önemlidir. Modern evrimsel sentezin gelişimi sırasında [[Sewall Wright]] tarafından geliştirilen [[Değişken denge kuramı]]'nın<!--(İng: ''shifting balance theory'')--> kısmen izole olmuş popülasyonlar arasındaki gen akışı, adoptiv evrimin önemli bir parçasıydı.<ref name="ref519">Scott EC, Matzke NJ (2007). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1876445/?tool=pmcentrez "Biological design in science classrooms"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 104 1 (suppl_1): 8669–76.</ref> Ancak, son zamanlarda [[Değişken denge kuramı]]nın<!--(İng: ''shifting balance theory'')--> önemine dair ciddi eleştiriler olmuştur.<ref>Coyne; Barton, Turelli (1997). [http://www.jstor.org/pss/2411143 "Perspective: A Critique of Sewall Wright's Shifting Balance Theory of Evolution"]. Evolution. 3 51: 643–671.</ref> === Birlikte evrim === {{Ana|Birlikte evrim}} Birlikte evrim<!--(İng: ''coevolution'')-->, iki veya daha fazla canlı türünün, birbirlerinin evrimini karşılıklı olarak etkilemesidir.<ref name="COEVOLUTION">''[http://evolution.berkeley.edu/evolibrary/article/0_0_0/evo_33 coevolution.]'' [[Berkeley Üniversitesi]], erişim: 02 Kasım 2008 (İngilizce)</ref> Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar. İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar. Buna [[birlikte adaptasyon]]<!--(''İng: co-adaptation'')--> denir. İşte bu karşılıklı yanıt ve seçilim döngüsü, birlikte evrim olarak adlandırılır.<ref> Wade MJ (2007). [http://www.nature.com/nrg/journal/v8/n3/full/nrg2031.html "The co-evolutionary genetics of ecological communities"]. Nat. Rev. Genet. 8(3): 185–95.</ref> Örneğin bir bitkinin [[Morfoloji (biyoloji)|morfolojisindeki]] evrimsel bir değişiklik, o bitkiyle beslenen bir [[otçul]]un morfolojisini etkileyebilir. Otçulda meydana gelen değişiklik de tekrar bitkiyi etkileyebilir ve bu süreç karşılıklı devam eder. Birlikte evrim, farklı türlerin [[ekoloji]]k etkileşimleri arttığında gerçekleşme eğilimindedir. Bu ekolojik etkileşimler şöyle sıralanabilir:<ref name="COEVOLUTION"/> * [[Avcı|Avcı - av]] * [[Parazit]] - ev sahibi ([[wikt:konak|konak]]) * Mücadele halindeki türler * [[Mutualizm|Ortak yaşamlı]] türler [[Dosya:Thamnophis sirtalis sirtalis Wooster.jpg|thumb|210px|Zehirli amfibileri avlamada tetrodoksine karşı direnç geliştiren [[Thamnophis sirtalis sirtalis|adi bahçe yılanı]]]] Birlikte evrimin en bariz örnekleri çoğunlukla [[mutualizm|ortak yaşamlı]] olan bitki-böcek çiftlerinde görülür. Birçok bitki ve onların polen taşıyıcıları olan böcekler varlıklarını devam ettirebilmek için birbirlerine bağımlıdırlar. Ancak polen taşıyıcısı olmayan hayvanlarla eşleşmiş bitki türleri de mevcuttur.<ref name="COEVOLUTION"/> Bazı [[Orta Amerika]] [[akasya]]ları, içi boş dikenlere ve yapraklarının sapında nektar salgılayan gözeneklere sahiptir. [[Acacia sphaerocephala]] (boğa boynuzlu akasya), dikenlerinin içine yuva yapan ve nektarla beslenen [[Pseudomyrmex]] karıncalarına ev sahipliği yapar. Karıncalar da akasyayı çeşitli otçullara karşı korur.<ref name="COEVOLUTION"/> Bu ilişki birlikte evrimin bir sonucudur.<ref name=Killer>[http://www.killerplants.com/plant-of-the-week/20020204.asp Boğa boynuzlu akasya] Killerplants.com. Erişim:7 Kasım 2008. {{İng.}}</ref> Bitki karıncaların barınabilmesi için içi boş dikenleri ve nektar salgılayan gözenekleri oluşturmuş, karıncalar da bitkiyi otçullardan koruyan davranış biçimini geliştirmişlerdir.<ref name="COEVOLUTION"/> Karıncalar bitkiye zarar veren her türlü böcek ve tırtılı öldürmenin yanı sıra bitkinin civarındaki araziyi yabani otlardan temizlemekte, gölge yapan yakındaki ağaçlara zarar vermektedirler.<ref name=Killer/> Boğa boynuzlu akasya ve karınca arasındaki bu ilişki ilk kez 1874'te [[doğa tarihçisi]] [[Thomas Belt]] tarafından gözlenmiştir.<ref name=Killer/> Diğer bir örnek, Kuzey Amerika'da yaşayan ve zehirli olarak bilinen [[Taricha granulosa|sarı semenderin]] ürettiği [[tetrodotoksin]] zehiri ve onu avlayan ''[[Thamnophis sirtalis sirtalis]]'' isimli adi bahçe yılanın tetrodoksine karşı geliştirdiği dirençtir. Bu av-avcı çiftinde, [[evrimsel silahlanma yarışı]]<!--(''İng: evolutionary arms race'')-->, semenderde çok yüksek düzeyde bir zehir seviyesi ve yılanda da buna bağlı olarak çok yüksek düzeyde bir [[antitoksin]] direncine yol açmıştır.<ref>Geffeney S, Brodie ED, Ruben PC, Brodie ED (2002). [http://www.sciencemag.org/content/297/5585/1336 "Mechanisms of adaptation in a predator-prey arms race: TTX-resistant sodium channels"]. Science 297 (5585): 1336–9 *Brodie ED, Ridenhour BJ, Brodie ED (2002). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12449493 "The evolutionary response of predators to dangerous prey: hotspots and coldspots in the geographic mosaic of coevolution between garter snakes and newts"]. Evolution 56 (10): 2067–82.</ref> == Evrimin canlılar üzerindeki etki ve sonuçları == Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler. En göze çarpan, kendine özgü davranışsal ve fiziksel [[Adaptasyon|uyarlamalar]], doğal seçilimin sonuçlarıdır. Bu adaptasyonlar, besin arayışı, avcı hayvanlardan korunma, eşler üzerinde cinsel çekicilik gibi diğer etkenlerin yardımıyla [[seçilim değeri]]ni<!--(''İng: fitness'')--> artırırlar. Bunun yanında, canlı organizmalar, genellikle akrabalarına yardım etme veya karşılıklı yarar getiren [[simbiyoz]] ilişkilere girme suretiyle [[Karşılıklı yardımlaşma (evrim)|karşılıklı yardımlaşma]] <!--(İng: ''co-operating'')--> yaparak da seçilime tepki verebilirler. Uzun vadede, evrim, organizmaların ata popülasyonlarını, artık melez bireyler üretemeyecekleri yeni gruplara bölerek yeni türler meydana getirir. Evrimin bu sonuçları bazen; [[soy tükenmesi]], [[türleşme]], bir tür veya popülasyon içindeki adaptasyonlar gibi küçük evrimsel değişmeler olan [[mikro evrim]] ile türler seviyesinde veya türler üstünde oluşan [[makro evrim]] olmak üzere ikiye ayrılır.<ref name="ref519" /> Genel olarak, makro evrim, mikro evrimin uzun dönemlerdeki sonuçları olarak kabul edilir.<ref>Hendry AP, Kinnison MT (2001). [http://www.springerlink.com/content/j6312175004k243v/ "An introduction to microevolution: rate, pattern, process"]. Genetica 112–113: 1–8.</ref> Böylece, mikro ve makro evrim arasındaki ayrım, temel bir ayrım olmayıp bu fark sadece zamanla ilgilidir.<ref>Leroi AM (2000). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11258392 "The scale independence of evolution"]. Evol. Dev. 2 (2): 67–77.</ref> Bunun yanında, makro evrimde, tüm türlerin özellikleri önemli olabilir. Örneğin, bireyler arasındaki varyasyonların büyük bir miktarı, bir türün yeni yaşam alanlarına hızla uyum sağlamasına izin verir. Buna karşın, popülasyonun bir parçasının izole kalmasının daha olasılı hale geldiği geniş bir coğrafi alana yayılmak türleşme şansını artırırken şans ve avantajların azalması ise soy tükenmesine yol açar. Bu anlamda, mikro evrim ve makro evrim farklı seviyelerde seçilim içerirler: Bunlar, genler ve canlılar üzerinde etkin olan mikro evrim ile türlerin seçilimi gibi evrimsel süreçlerin tüm türler ile türleşme ve soy tükenme oranları üzerinde etkili olduğu makro evrimdir.<ref name="ref189">Gould SJ (1994).[http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC44281/?tool=pmcentrez "Tempo and mode in the macroevolutionary reconstruction of Darwinism"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 91 (15): 6764–71.</ref><ref>ablonski, D. (2000). [http://www.bioone.org/doi/abs/10.1666/0094-8373%282000%2926%5B15%3AMAMSAH%5D2.0.CO%3B2 "Micro- and macroevolution: scale and hierarchy in evolutionary biology and paleobiology"]. Paleobiology 26 (sp4): 15–52.</ref> Yaygın bir yanlış anlaşılma, evrimin amaçları ve uzun vadeli planları olduğudur. Gerçekçi olmak gerekirse, evrimin hiçbir uzun vadeli amaçları olmadığı gibi hedefi, daha büyük bir karmaşıklık üretmek değildir.<ref>Michael J. Dougherty. [http://www.scientificamerican.com/article.cfm?id=is-the-human-race-evolvin Is the human race evolving or devolving?] Scientific American July 20, 1998.</ref><ref>TalkOrigins Archive response to Creationist claims – [http://www.talkorigins.org/indexcc/CB/CB932.html Claim CB932: Evolution of degenerate forms]</ref> Evrimle daha karmaşık yapıya sahip canlılar meydana gelmiş olsa da bu, organizmalarının toplam sayısının artmasının bir yan etkisi olarak ortaya çıkmıştır ve hâlâ olsun biyosferde yaygınlık gösteren basit yaşam biçimleri günümüzde de değişmeden kalabilmişlerdir.<ref>Carroll SB (2001). [http://www.nature.com/nature/journal/v409/n6823/full/4091102a0.html "Chance and necessity: the evolution of morphological complexity and diversity"]. Nature 409 (6823): 1102–9.</ref> Örneğin, türlerin ezici çoğunluğu, çok küçük boyutlarına rağmen dünya [[biyokütle]]sinin yarısından çoğunu oluşturan mikroskobik [[prokaryot]]lar olup <ref> Whitman W, Coleman D, Wiebe W (1998). [http://www.pnas.org/content/95/12/6578 "Prokaryotes: the unseen majority"]. Proc Natl Acad Sci U S 95 (12): 6578–83.</ref> yeryüzündeki biyo çeşitliliğin büyük çoğunluğunu oluştururlar.<ref>Schloss P, Handelsman J (2004). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC539005/?tool=pmcentrez "Status of the microbial census"]. Microbiol Mol Biol Rev 68 (4): 686–91.</ref> Basit organizmalar, bu nedenle, tarihler boyunca yeryüzündeki hayatın baskın yaşam formu olmuşlardır ve daha hissedilebilir ve belirgin oldukları için yanıltıcı bir şekilde sadece çeşitlenmiş gibi gözüken kompleks yaşamlı günümüzde de ana yaşam formu olmaya devam etmektedirler.<ref>Nealson K (1999). [http://www.springerlink.com/content/j8r75n051l256l64/ "Post-Viking microbiology: new approaches, new data, new insights"]. Origins of Life And Evolution of Biospheres 29 (1): 73–93.</ref> Gerçekten de, hızlı üreme şekilleri, adaptasyonların ve evrimin eş zamanlı olarak gözlemlenmesine ve [[deneysel evrim]]<!--(''İng: experimental evolution'')--> üzerinde çalışmalara olanak verdiği için [[mikroorganizma]]ların evrimi, modern evrimsel araştırmalarda özellikle önem taşımaktadır.<ref>Buckling A, Craig Maclean R, Brockhurst MA, Colegrave N (2009). [http://www.nature.com/nature/journal/v457/n7231/full/nature07892.html "The Beagle in a bottle"].Nature 457 (7231): 824–9.</ref><ref>Elena SF, Lenski RE (2003). [http://www.nature.com/nrg/journal/v4/n6/full/nrg1088.html "Evolution experiments with microorganisms: the dynamics and genetic bases of adaptation"]. Nat. Rev. Genet. 4 (6): 457–69.</ref> === Adaptasyon === {{ana madde|Adaptasyon}} Adaptasyon, canlıları yaşadıkları [[Habitat|ortama]] daha uygun hale getiren bir süreçtir.<ref>Mayr, Ernst 1982. ''The growth of biological thought''. Harvard. p483: "Adaptation... could no longer be considered a static condition, a product of a creative past and became instead a continuing dynamic process."</ref><ref>''The Oxford Dictionary of Science'' defines ''adaptation'' as "Any change in the structure or functioning of an organism that makes it better suited to its environment".</ref> Ayrıca, adaptasyon terimi, bir canlının hayatta kalması için önemli olan bir özelliği de tanımlar. Örneğin, at dişlerinin ot ve çimleri öğütecek şekildeki adaptasyonu. Adaptasyon teriminin evrimsel süreçler ile adaptif özelliklerin anlatımında kullanılması, bu sözcüğün iki ayrı anlama geldiği şekilde ayırt edilebilir. Adaptif uyarımlar, [[doğal seçilim]]in ürünüdür.<ref>Orr H (2005). [http://www.nature.com/nrg/journal/v6/n2/full/nrg1523.html "The genetic theory of adaptation: a brief history"]. Nat. Rev. Genet. 6 (2): 119–27.</ref> Aşağıdaki tanımlar [[Theodosius Dobzhansky]]'a aittir: #''Adaptasyon'', bir organizmanın içinde yaşadığı ortam veya [[habitat]]larda daha iyi yaşamasını mümkün kıldığı evrimsel süreçtir.<ref>Dobzhansky, T.; Hecht, MK; Steere, WC (1968). "''On some fundamental concepts of evolutionary biology". Evolutionary biology volume 2'' (1st ed.). New York: Appleton-Century-Crofts. pp. 1–34.</ref> #''Uyumluluk'', bir canlının, belirli bir dizi yaşam ortamlarında yaşayabilme ve üreyebilme derecesini gösteren adapte olma halidir.<ref>Dobzhansky, T. (1970). Genetics of the evolutionary process. N.Y.: Columbia. pp. 4–6, 79–82, 84–87. ISBN 0-231-02837-7.</ref> #''Adaptif bir özellik'', bir canlının hayatta kalma ve üreme olasılığını sağlayan veya artıran gelişim şeklinin bir görünümüdür.<ref>Dobzhansky, T. (1956). [http://www.jstor.org/pss/2406099 "Genetics of natural populations XXV. Genetic changes in populations of Drosophila pseudoobscura and Drosphila persimilis in some locations in California"]. Evolution 10 (1): 82–92.</ref> Adaptasyon, ya yeni bir özelliğin kazanılmasına ya da eski bir atasal özelliğin kaybına yol açar. Her iki türdeki değişimleri gösteren bir örnek, [[antibiyotik]] seçilimlerde ilaçların hedeflediği etkileri değiştiren veya ilacı hücre dışına pompalayan taşıyıcıların faaliyetlerini artıran genetik değişikliklerle [[antibiyotik direnci]]n oluştuğu ve bakterilerin gösterdiği adaptasyonlardır.<ref>Nakajima A, Sugimoto Y, Yoneyama H, Nakae T (2002). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12153116 "High-level fluoroquinolone resistance in Pseudomonas aeruginosa due to interplay of the MexAB-OprM efflux pump and the DNA gyrase mutation"]. Microbiol. Immunol. 46 (6): 391–5.</ref> Diğer çarpıcı örnekler ise, [[E.coli uzun vadeli evrim deneyi|uzun vadeli bir laboratuvar deneyinde]]<!--(''İng: E. coli long-term evolution experiment'')--> [[Escherichia coli]] bakterisinin [[sitrik asit]]i besin olarak kullanma özelliği geliştirmesidir. [[Flavo bakterisi]],<!--(''İng: Flavobacterium'')--> ona [[naylon]] sanayisinin yan ürünlerinden beslenip büyümesini sağlayabilen yeni ve benzersiz bir enzim geliştirmiş<ref>Okada H, Negoro S, Kimura H, Nakamura S (1983). [http://www.nature.com/nature/journal/v306/n5939/abs/306203a0.html "Evolutionary adaptation of plasmid-encoded enzymes for degrading nylon oligomers"]. Nature 306 (5939): 203–6.</ref><ref>Ohno S (1984). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC345072/?tool=pmcentrez "Birth of a unique enzyme from an alternative reading frame of the preexisted, internally repetitious coding sequence"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 81 (8): 2421–5.</ref> ve toprakta yaşayan bir mikro organizma olan [[Sphingobium]] bakterisi ise sentetik bir [[pestisit]] olan [[Pentaklorofenol]]'u<!--(''İng: Pentachlorophenol'')--> indirgeyebilen, tamamen yeni bir [[Metabolik yolak|metabolik yöntem]] geliştirmiştir.<ref>Copley SD (2000). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/10838562 "Evolution of a metabolic pathway for degradation of a toxic xenobiotic: the patchwork approach"]. Trends Biochem. Sci. 25 (6): 261–5.</ref><ref>Crawford RL, Jung CM, Strap JL (2007). [http://www.springerlink.com/content/a26857584x435577/ "The recent evolution of pentachlorophenol (PCP)-4-monooxygenase (PcpB) and associated pathways for bacterial degradation of PCP"]. Biodegradation 18 (5): 525–39.</ref> İlginç ama tartışmalı bir fikir, bazı uyarlamaların, organizmaların genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğini artırdığını ve doğal seçilim tarafından canlıların [[Evrilebilirlik|evrilebilirliğini]]<!--(''İng: evolvability'')--> artırarak uyarlandığıdır.<ref>Eshel I (1973). [http://www.jstor.org/pss/3212376 "Clone-selection and optimal rates of mutation"]. Journal of Applied Probability 10 (4): 728–738.</ref><ref>Masel J, Bergman A, (2003). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12940355 "The evolution of the evolvability properties of the yeast prion [PSI+]"]. Evolution 57 (7): 1498–1512.</ref><ref>Lancaster AK, Bardill JP, True HL, Masel J (2010). [http://www.genetics.org/content/184/2/393 "The Spontaneous Appearance Rate of the Yeast Prion [PSI+] and Its Implications for the Evolution of the Evolvability Properties of the [PSI+] System"]. Genetics 184 (2): 393–400.</ref><ref>Draghi J, Wagner G (2008). [http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1558-5646.2007.00303.x/full "Evolution of evolvability in a developmental model"]. Theoretical Population Biology 62: 301–315.</ref> [[Dosya:Whale skeleton.png|thumb|350px|[[Dişsiz balina]]ya<!--(''İng: baleen whale'')--> ait bir iskelet; ''a'' ve ''b'', ön ayak kemiklerinden evrilen [[yüzgeç]] kemiklerini gösterirken, ''c'' ise, kara yaşamından su yaşamına adapte olmayı sağlayan [[Körelmiş yapılar|körelmiş yapıdaki]] bacağı göstermektedir.<ref name="ref121">Bejder L, Hall BK (2002). [http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1046/j.1525-142X.2002.02033.x/abstract "Limbs in whales and limblessness in other vertebrates: mechanisms of evolutionary and developmental transformation and loss"]. Evol. Dev. 4 (6): 445–58.</ref>]] Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler. Sonuç olarak, benzer iç organizasyon yapıları, ilgili canlı organizmalarda farklı işlevlere sahip olabilirler. Bu, tek bir [[Homoloji (biyoloji)|atasal yapının]], farklı şekildeki işlevlere adapte olmasının bir sonucudur. Yarasa kanatları içindeki kemikler, tüm bu yapıların memelilerin sahip olduğu ortak bir atadan türemiş olmalarıyla nedeniyle, örneğin farelerin ayaklarındaki ve primatların ellerindeki kemiklere, çok benzerlik gösterirler.<ref> Young, Nathan M.; Hallgrímsson, B (2005). [http://www.bioone.org/doi/abs/10.1554/05-233.1 "Serial homology and the evolution of mammalian limb covariation structure"]. Evolution 59 (12): 2691–704</ref> Ancak, tüm canlı organizmalar bir ölçüde birbirleriyle akraba oldukları için,<ref>Penny D, Poole A (1999). [http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0959437X99000209 "The nature of the last universal common ancestor"]. Curr. Opin. Genet. Dev. 9 (6): 672–77.</ref> eklem bacaklıların, kalamarlar ve omurgalıların gözleri ya da eklem bacaklılar ile omurgalıların bacakları ve kanatları gibi, az ya da ortak hiçbir yapısal benzerliklere sahip değilmiş gibi görünen organlar bile, [[derinlemesine homoloji]]<!--(''İng: deep homology'')--> olarak tanımlanan, işlevlerini ve bağlanımlarını kontrol eden ortak bir homolog gen üzerinde birbirleriyle bağlantılı olabilirler.<ref>Hall, Brian K (2003). [http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1017/S1464793102006097/abstract "Descent with modification: the unity underlying homology and homoplasy as seen through an analysis of development and evolution"]. Biological Reviews of the Cambridge Philosophical Society 78 (3): 409–433.</ref><ref>Shubin, Neil; Tabin, C; Carroll, S (2009). [http://www.nature.com/nature/journal/v457/n7231/full/nature07891.html "Deep homology and the origins of evolutionary novelty"]. Nature 457 (7231): 818–823.</ref> Evrim sırasında, bazı yapılar özgün işlevlerini kaybedip [[körelmiş yapılar]]a dönerler.<ref name="ref238">Fong D, Kane T, Culver D (1995). [http://www.annualreviews.org/doi/abs/10.1146%2Fannurev.es.26.110195.001341 "Vestigialization and Loss of Nonfunctional Characters"]. Ann. Rev. Ecol. Syst. 26 (4): 249–68.</ref> Bu tür yapılar, ata türde veya diğer yakın akraba türlerde net bir işleve sahipken mevcut türlerde az veya hiçbir işleve sahip olmayabilirler. Bunlara örnek, [[Psödogen]]ler,<ref>Zhang Z, Gerstein M (2004). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15261647 "Large-scale analysis of pseudogenes in the human genome"]. Curr. Opin. Genet. Dev. 14 (4): 328–35</ref>, kör mağara balıklarındaki işlevini yitirmiş göz kalıntıları,<ref>Jeffery WR (2005). [http://jhered.oxfordjournals.org/content/96/3/185 "Adaptive evolution of eye degeneration in the Mexican blind cavefish"]. J. Hered. 96 (3): 185–96.</ref> uçma özelliğini yitiren kuşların kanatları,<ref>Maxwell EE, Larsson HC (2007). [http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/jmor.10527/abstract "Osteology and myology of the wing of the Emu (Dromaius novaehollandiae) and its bearing on the evolution of vestigial structures"]. J. Morphol. 268 (5): 423–41.</ref> ve balina ile yılanlarda mevcut olan kalça kemikleridir.<ref name="ref121" /> İnsanlarda körelmiş yapılara dair örnekler ise, yirmi yaş dişleri,<ref>Silvestri AR, Singh I (2003). [http://jada.ada.org/content/134/4/450.full "The unresolved problem of the third molar: would people be better off without it?"]. Journal of the American Dental Association (1939) 134 (4): 450–5.</ref> koksiks (kuyruk kemiği),<ref name="ref238" /> apandis (vermiform appendix) <ref name="ref238" /> veya tüylerin ürpermesi<ref>Darwin, Charles. (1872) [http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsan_ve_Hayvanlarda_Duygular%C4%B1n_%C4%B0fadesi "İnsan ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi"] John Murray, London.</ref> ile [[ilkel refleksler]]<!--(''İng: primitive reflexes'')--> gibi diğer davranışsal izlerdir.<ref>Peter Gray (2007). Psychology (fifth ed.). Worth Publishers. p. 66. ISBN 0-7167-0617-2.</ref><ref>[http://books.google.com/books?id=OzL2Bgvf9Q0C&pg=PA122#v=onepage&q&f=false Behavior Development in Infants] by Evelyn Dewey, citing a study "Reflexes and other motor activities in newborn infants: a report of 125 cases as a preliminary study of infant behavior" published in the Bull. Neurol. Inst. New York, 1932, Vol. 2, pp. 1–56.</ref><ref>Jerry Coyne (2009). Why Evolution is True. Penguin Group. pp. 85–86. ISBN 978-0-670-02053.</ref><ref>Anthony Stevens (1982). Archetype: A Natural History of the Self. Routledge & Kegan Paul. p. 87. ISBN 0-7100-0980-1.</ref> Ancak, basit uyarlamalar gibi görünen pek çok özellikler, aslında yapıların başlangıçta özgün bir işlev için uyarlandığı ama süreç içinde başka bir işlev için yararlı hale geldiği ön uyarlamalardır.<!--(İng: exaptation)--><ref name="ref453">Gould 2002, pp. 1235–6</ref> Bir örnek, kovuk yarıklarında saklanabilmek için son derece düz ve yassı bir kafa yapısı geliştirmiş olan Holaspis guentheri Afrika kertenkelesi olup onun yakın akrabalarına bakıldığında da bu özelliğe rastlanabilinmektedir. Ancak, bu canlıda yassı kafa formu, onun ağaçtan ağaca bir planör gibi süzüp kaymasına yardımcı olacak biçimde gelişmiş olan bir ön adaptasyondur.<ref name="ref453" /> Hücreler içinde, bakteri kamçısı gibi [[moleküler makine]]ler<!--(''İng: molecular machine'')--> ve protein sıralama mekanizmasından sorumlu düzenekler, daha önce mevcut olan ve farklı işlevlerle yükümlü birkaç proteinin yerleştirilmesiyle evrilip gelişmişlerdir.<ref name="ref519" /> Başka bir örnek, organizmaların gözleri içindeki mercekte [[kristalin]]<!--(''İng: crystallin'')--> olarak adlandırılan ve yapısal protein olarak işlev görmeye yarayan enzimlerin, [[glikoliz]] ve [[ksenobiyotik metabolizma]]dan<!--(''İng: xenobiotic metabolism'')--> alınıp buraya yerleştirilmeleridir.<ref>Piatigorsky J, Kantorow M, Gopal-Srivastava R, Tomarev SI (1994). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/8032155 "Recruitment of enzymes and stress proteins as lens crystallins"]. EXS 71: 241–50. PMID 8032155.</ref><ref>Wistow G (1993). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/8236445 "Lens crystallins: gene recruitment and evolutionary dynamism"]. Trends Biochem. Sci. 18 (8): 301–6.</ref> [[Ekoloji]]nin önemli bir prensibi, iki farklı türün ekolojik nişi sürekli olarak işgal edemeyip bir tanesinin elenmesi ilkesine dayanan Gause kuralı veya [[rekabetçi dışlanım ilkesi]]dir.<!--(''İng: competitive exclusion principle'')--><ref>Hardin G (1960). [http://www.sciencemag.org/content/131/3409/1292 "The competitive exclusion principle"]. Science 131 (3409): 1292–7.</ref> Sonuç olarak, doğal seçilim, türleri farklı [[ekolojik niş]]lere uyum sağlama zorunluluğunda bırakan bir eğilim gösterecektir. Bu durum, örneğin, iki değişik [[Çiklitgiller|çiklit balığı]] (Cichlidae) türünün, beslenme yönünden aralarındaki rekabeti en aza indireceği için farklı [[habitat]]lara uyum göstererek birbirinden farklı yaşam alanlarında yaşaması anlamına gelebilir.<ref>Kocher TD (2004). [http://hcgs.unh.edu/staff/kocher/pdfs/Kocher2004.pdf "Adaptive evolution and explosive speciation: the cichlid fish model"]. Nat. Rev. Genet. 5 (4): 288–98.</ref> [[Evrimsel gelişim biyolojisi]]nin<!--(''İng: evolutionary developmental biology'')--> güncel bir araştırma alanı, adaptasyonlar ve ön uyarlamaların [[Gelişim biyolojisi|gelişimsel biyolojik]] temelleridir.<ref>Johnson NA, Porter AH (2001). [http://www.springerlink.com/content/w1462213l7637273/ "Toward a new synthesis: population genetics and evolutionary developmental biology"]. Genetica 112–113: 45–58.</ref> Bu araştırmaların konusu, [[embriyonik gelişim]]in kökeni ve evrimi ile gelişimsel süreçlerin ve gelişimdeki değişikliklerinin nasıl yeni özellikler ürettiği ile ilgili araştırmalardır.<ref>Baguñà J, Garcia-Fernàndez J (2003).[http://www.ijdb.ehu.es/web/paper.php?doi=14756346 "Evo-Devo: the long and winding road"]. Int. J. Dev. Biol. 47 (7–8): 705–13. *Love AC. (2003). [http://www.springerlink.com/content/k7745m8871l3m360/ "Evolutionary Morphology, Innovation and the Synthesis of Evolutionary and Developmental Biology"]. Biology and Philosophy 18 (2): 309–345.</ref> Bu çalışmalar, evrimin, memelilerdeki orta kulak kısmını oluşturmak yerine diğer hayvanlarda çene haline dönüşen embriyonik kemik yapıları gibi yeni yapıların gelişimini değiştirebileceğini göstermiştir.<ref>Allin EF (1975). [http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/jmor.1051470404/abstract "Evolution of the mammalian middle ear"]. J. Morphol. 147 (4): 403–37.</ref> Bunun yanında, evrim süreçlerinde gelişimden sorumlu genlerin değişmesi yüzünden, tavuklarda embriyoların timsah benzeri dişlerle büyümesine neden olan bir mutasyon gibi, kaybolan yapıların yeniden belirmesi ve ortaya çıkması da mümkündür.<ref>Harris MP, Hasso SM, Ferguson MW, Fallon JF (2006). [http://www.cell.com/current-biology/retrieve/pii/S0960982206000649 "The development of archosaurian first-generation teeth in a chicken mutant"]. Curr. Biol. 16 (4): 371–7.</ref> Organizmaların yapı ve şekillerindeki birçok değişimlerin, korunmuş genlerin küçük bir diziliminde olan değişiklikler olduğu şimdi açık hale gelmektedir.<ref>Carroll SB (2008). [http://www.cell.com/retrieve/pii/S0092867408008179 "Evo-devo and an expanding evolutionary synthesis: a genetic theory of morphological evolution"]. Cell 134 (1): 25–36.</ref> === Karşılıklı yardımlaşma === {{ana madde|Karşılıklı yardımlaşma (evrim)}} Türler arasında, birlikte evrilen her etkileşim şekli zorunlu olarak çekişme doğurmaz.<ref>Paszkowski U (2006). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16713732 "Mutualism and parasitism: the yin and yang of plant symbioses"]. Curr. Opin. Plant Biol. 9 (4): 364–70</ref> Çoğu durumda, her iki tarafa yarar getiren etkileşimler de ortaya çıkar. Örneğin, bitki kökleri üzerinde büyüyen ve topraktaki besinleri soğurup emmede bitkilere yardımcı olan [[mikorhizal]] mantarlar ile bitkiler arasında çok sıkı bir iş birliği ve karşılıklı yardımlaşma mevcuttur.<ref>Paszkowski U (2006). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16713732 "Mutualism and parasitism: the yin and yang of plant symbioses"]. Curr. Opin. Plant Biol. 9 (4): 364–70.</ref> Bu [[Karşılıklılık (evrim)|karşılıklı]]<!--(''İng: Reciprocity (evolution)'')--> ilişkide bitkiler de, fotosentez ile mantarın ihtiyaç duyduğu şekeri temin ederler. Burada, mantarlar, bitkinin [[bağışıklık sistemi]]ni baskılayan [[Sinyal transdüksiyonu|sinyaller]] göndermek suretiyle konukçu ev sahibi ile besin alışverişi yapar ve bu şekilde aslında bitki hücrelerinin içinde gelişip büyürler.<ref>Hause B, Fester T (2005). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15871030 "Molecular and cell biology of arbuscular mycorrhizal symbiosis"]. Planta 221 (2): 184–96.</ref> Bunun gibi, aynı türün canlıları arasında da koalisyon oluşumları gelişip evrilmiştir. Kısır ve üreyemeyen böceklerin, [[Koloni (biyoloji)|koloni]]de üreme özelliği taşıyan küçük sayıdaki canlıları beslediği ve koruduğu, arılar, termitler ve karıncalar gibi sosyal yaşayan böcek türlerinde [[gerçek sosyal yaşam]]<!--(''İng: eusociality'')--> biçimi evrilmiştir. Daha küçük ölçeklerde, istikrarlı bir organizma yapısı sürdürebilmek için bir canlı hayvanın vücudunu üremede sınırlayan [[somatik hücre]]ler,<!--(''İng: somatic cell'')--> hayvanın küçük sayıdaki [[Germ hücresi|germ hücrelerini]]<!--(''İng: germ cell'')--> yavru oluşturabilmesinde desteklerler. Burada, somatik hücreler, onlara büyümeleri veya olduğu gibi kalmaları ya da ölmeleri için talimat verdikleri belirli sinyallere yanıt verirler. Eğer hücreler bu sinyallere aldırmazlar ve uygunsuz şekilde çoğalırlarsa, bu durumda onların kontrolsüz büyümesi kansere yol açar.<ref>Bertram J (2000). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11173079 "The molecular biology of cancer"]. Mol. Aspects Med. 21 (6): 167–223.</ref> Türler arasındaki bu tür bir karşılıklı yardımlaşma, bir canlının, yavrusunu yetiştirip büyütmesinde akrabasına yardımcı olduğu [[akraba seçilimi]]ndeki<!--(''İng: kin selection'')--> süreçler tarafından evrilmiştir.<ref>Reeve HK, Hölldobler B (2007). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1887545/?tool=pmcentrez "The emergence of a superorganism through intergroup competition"]. Proc Natl Acad Sci U S A. 104 (23): 9736–40.</ref> Bu tür bir etkinliğin seçilmiş olmasının olası bir nedeni; eğer akrabalarına yardım eden canlı birey, yardım etme etkinliğini destekleyen ve teşvik eden genlere sahipse, onun akrabaları da muhtemelen bu genlere sahip olacak ve böylece bu aleller aktarılabilecektir.<ref> Wilson EO, Hölldobler B (2005). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1224642/?tool=pmcentrez "Eusociality: origin and consequences"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 102 (38): 13367–71.</ref> Canlılar arasındaki evrimsel iş birliğini ve karşılıklı yardımlaşmayı teşvik eden diğer süreçler, bu yardımlaşmanın bir grup organizmaya yarar sağladığı [[grup seçilimi]]ni<!--(''İng: group selection'')--> içerir.<ref>Wilson EO, Hölldobler B (2005). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1224642/?tool=pmcentrez "Eusociality: origin and consequences"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 102 (38): 13367–71</ref> === Türleşme === {{ana madde|Türleşme}} [[Dosya:Speciation modes tr.svg|thumb|350px|sol|Dört farklı türleşme mekanizması.]] Türleşme, bir türün birbirlerinden ayrılarak gelecek nesillerde iki veya daha çok türlere ayrılması sürecidir.<ref>Gavrilets S (2003). [http://www.bioone.org/doi/abs/10.1554/02-727 "Perspective: models of speciation: what have we learned in 40 years?"]. Evolution 57 (10): 2197–215.</ref> Tür kavramını tanımlarken birden çok yol vardır. Hangi kavramın kullanılacağı, ilgili türlerin gösterdiği özelliklerle ilişkilidir.<ref name="Queiroz K 2005">de Queiroz K (2005). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1131873/?tool=pmcentrez "Ernst Mayr and the modern concept of species"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 102 (Suppl 1): 6600–7.</ref> Örneğin, tür kavramlarından bazıları, eşeyli üreyen organizmaları daha kolay tanımlama özelliğine sahipken diğerleri eşeysiz üreyen canlıları tanımlamakta daha uygundur. Çeşitli tür tanımlarının olmasına rağmen, bu kavramlar, üç büyük felsefi yaklaşımdan birisine dahil edilebilirler: melezleşme, ekolojik ve filogenetik.<ref>Ereshefsky, M. (1992). [http://www.jstor.org/pss/188136 "Eliminative pluralism"]. Philosophy of Science 59 (4): 671–690.</ref> Biyolojik tür tanımı (BTT), melezleşme yaklaşımının klasik bir örneğidir. 1942 yılında Ernst Mayr tarafından tanımlanan biyolojik tür tanımına göre, tür, aralarında gen alışverişi yapan ya da bu potansiyelde olan doğal popülasyon gruplarının oluşturduğu birliktir. Böyle bir popülasyon, diğer popülasyonlardan üreme bakımından izole olmuştur ve onlarla gen alışverişi yapamaz.<ref>Mayr, E. (1942). Systematics and the Origin of Species. New York: Columbia Univ. Press.ISBN 0-231-05449-1.</ref> Geniş anlamdaki ve uzun vadedeki kullanımına rağmen, biyolojik tür tanımı da diğer tanımlar gibi, özellikle Prokaryotlarda <ref>Fraser C, Alm EJ, Polz MF, Spratt BG, Hanage WP (2009). [http://www.sciencemag.org/content/323/5915/741 "The bacterial species challenge: making sense of genetic and ecological diversity"]. Science 323 (5915): 741–6.</ref> tartışmasız değildir ve bu probleme "[[türler sorunu]]"<!--(''İng: species problem'')--> denmektedir.<ref>de Queiroz K (2005).[http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1131873/?tool=pmcentrez "Ernst Mayr and the modern concept of species"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 102 (Suppl 1): 6600–7.</ref> Bazı araştırmacılar, tüm tür tanımlarını kapsayıcı ve birleştirici, monistik bir tür tanımı oluşturmayı denemişlerken, diğerleri çoğulcu bir yaklaşımı benimseyerek tür tanımının mantıksal olarak yorumlanmasında farklı yollar ve metotlar olabileceğini öne sürmüşlerdir.<ref name="Queiroz K 2005"/><ref>Ereshefsky, M. (1992). [http://www.jstor.org/pss/188136 "Eliminative pluralism."]. Philosophy of Science 59 (4): 671–690.</ref> Birbirinden ayrılarak farklılaşan iki popülasyonun, birbirleriyle üremelerinin önündeki engeller ([[üreme yalıtımı]]),<!--(''İng: reproductive isolation'')--> popülasyonların [[Türleşme|yeni türler oluşturması]] adına zaruridir. Gen akışı, yeni genetik varyantları diğer popülasyonlara da yayarak bu süreci yavaşlatabilir. İki türün, [[en son ortak ata]]dan<!--(''İng: most recent common ancestor'')--> bu yana birbirinden ne kadar uzaklaşmış olmalarına bağlı olarak, at ve eşeklerin çiftleşerek kısır ve üreyemeyen melez [[katır]]ları meydana getirmeleri gibi,<ref>Short RV (1975). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/1107543 "The contribution of the mule to scientific thought"]. J. Reprod. Fertil. Suppl. (23): 359–64.</ref> bu türler, yine de yeni döller ve yavrular oluşturabilirler. Bu [[Melez (biyoloji)|hibritler]] genellikle kısırdır. Bu durumda, yakın akraba olan türler, birbirleriyle sürekli olarak çiftleşip melezleşebilirler, ancak seçilim bu melezler lehine olmayıp türler de birbirinden ayır ve farklı kalacaktır. Ancak, kimi zaman bu çiftleşmelerden yaşama yeteneğine sahip [[Melez (biyoloji)|melez]]ler de oluşur ve oluşan bu yeni türler, ya ebeveyn türler arasındaki ara özellikler gösterirler ya da tamamen yeni bir fenotipe sahip olurlar.<ref>Gross B, Rieseberg L (2005). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2517139/?tool=pmcentrez "The ecological genetics of homoploid hybrid speciation"]. J. Hered. 96 (3): 241–52.</ref> [[Hibrit türleşmesi|Yeni hayvan türlerinin]]<!--(''İng: hybrid speciation'')--> oluşmasında melezleşmenin önemi, özellikle iyi bilinen bir örnek olarak [[gri ağaç kurbağası]]nda<!--(''İng: gray tree frog'')--> (''Hyla versicolor'') olduğu gibi, birçok hayvan türlerinde görülmüş olmasına rağmen bu mekanizmaların tam olarak nasıl işlediği belirsiz olup henüz açıklığa kavuşmamıştır.<ref>Vrijenhoek RC (2006). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16581499 "Polyploid hybrids: multiple origins of a treefrog species"]. Curr. Biol. 16(7): R245.</ref> Türleşme, hem kontrollü laboratuvar koşullarında hem de doğada, birden çok defa gözlemlenmiştir.<ref>Rice, W.R.; Hostert (1993). [http://www.jstor.org/pss/2410209 "Laboratory experiments on speciation: what have we learned in 40 years"]. Evolution 47 (6): 1637–1653. *Jiggins CD, Bridle JR (2004). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16701238 "Speciation in the apple maggot fly: a blend of vintages?"]. Trends Ecol. Evol. (Amst.) 19 (3): 111–4. *Boxhorn, J (1995). [http://www.talkorigins.org/faqs/faq-speciation.html "Observed Instances of Speciation"]. TalkOrigins Archive. Retrieved 2008-12-26. *Weinberg JR, Starczak VR, Jorg, D (1992). [http://www.jstor.org/pss/2409766 "Evidence for Rapid Speciation Following a Founder Event in the Laboratory"]. Evolution 46 (4): 1214–20.</ref> Eşeyli üreyen organizmalarda türleşme, jenealojik sapmayı takiben üreme yalıtımı sonucu meydana gelmektedir. Dört farklı türleşme mekanizması vardır. Hayvanlarda en yaygın olan türleşme şekli, ilk başta, [[habitat parçalanması]]<!--(''İng: habitat fragmentation'')--> veya göç gibi nedenlerle birbirinden coğrafi olarak yalıtılan popülasyonlarda görülen [[allopatrik türleşme]]<!--(''İng: allopatric speciation'')--> şeklidir. Bu tür koşullar altındaki bir seçilim, organizmaların görünüm ve davranışlarında çok hızlı değişiklikler meydana getirebilirler.<ref>Herrel, A.; Huyghe, K.; Vanhooydonck, B.; Backeljau, T.; Breugelmans, K.; Grbac, I.; Van Damme, R.; Irschick, D.J. (2008). [http://www.pubmedcentral.nih.gov/articlerender.fcgi?tool=pmcentrez&artid=2290806 "Rapid large-scale evolutionary divergence in morphology and performance associated with exploitation of a different dietary resource"]. ''Proceedings of the National Academy of Sciences'' 105 (12): 4792–5.</ref><ref>Losos, J.B. Warhelt, K.I. Schoener, T.W. (1997). [http://www.nature.com/nature/journal/v387/n6628/abs/387070a0.html "Adaptive differentiation following experimental island colonization in Anolis lizards"]. Nature 387 (6628): 70–3.</ref> Seçilim ve sürüklenme, kendi türlerinin geri kalanından izole edilmiş popülasyonlar üzerine bağımsız olarak etki ederlerken bu ayrılma, birbirleriyle çiftleşip üreyemeyen canlı organizmalar oluşturabilir.<ref>Hoskin CJ, Higgle M, McDonald KR, Moritz C (2005). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16251964 "Reinforcement drives rapid allopatric speciation"]. Nature 437 (7063): 1353–356</ref> İkinci türleşme mekanizması, canlıların küçük popülasyonlarının yeni bir çevrede izole olduklarında oluşan [[peripatrik türleşme]]<!--(''İng: peripatric speciation'')--> şeklidir. Bu tür bir türleşme şekli, yalıtılan ve izole edilen popülasyonların sayısal olarak ebeveyn türden daha az olması ile allopatrik türleşme şeklinden ayrılır. Burada, [[kurucu etkisi]],<!--(''İng: founder effect'')--> hızlı bir genetik değişime yol açan ve homozigot seçilimini artıran [[İnbred|yakın akraba eşleşme]] oranının artması sonucu, hızlı bir türleşmeye yol açar.<ref>Templeton AR (1 April 1980). [http://www.genetics.org/content/94/4/1011.full.pdf+html "The theory of speciation via the founder principle"]. Genetics 94(4): 1011–38</ref> Üçüncü türleşme mekanizması, [[parapatrik türleşme]]<!--(''İng: parapatric speciation'')--> şeklidir. Bu, küçük bir popülasyonun yeni bir yaşam ortamına ayak bastığı peripatrik türleşmeye benzer, ancak aradaki fark, bu iki popülasyon arasında fiziksel bir ayrılığın mevcut olmayışıdır. Bunun yerine, türleşme, daha ziyade popülasyonlar arasındaki gen akışını azaltarak indiren evrim mekanizmaları sonucu oluşur.<ref>Gavrilets S (2003). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/14628909 "Perspective: models of speciation: what have we learned in 40 years?"]. Evolution 57 (10): 2197–215.</ref> Bu, genellikle, ebeveyn türün yaşam alanları içinde ciddi çevre değişiklikleri olduğunda gerçekleşir. Buna örnek, maden ocakları çevresinde tespit edilen metal kirliliğine tepki olarak parapatrik türleşmeye uğrayan'' [[Anthoxanthum odoratum]]'' bitkisidir. Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir. Metale karşı duyarlı ebeveyn popülasyonla yakın akraba eşleşmesine karşı seçilim, metale karşı dirençli olan bitkilerin çiçek açma dönemlerinde, sonunda tümüyle üretim yalıtımına yol açan kademeli bir değişime yol açar. Her iki popülasyon arasında oluşan hibritlere karşı seçilim, iki türün dış görünüşlerinde birbirlerinden giderek farklılaşmasında gözlemlenen karakterlerin yer değişimi gibi, bir tür içinde üremeyi destekleyen özelliklerin evrimini pekiştirmeye yol açabilir.<ref>Nosil P, Crespi B, Gries R, Gries G (2007). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16900317 "Natural selection and divergence in mate preference during speciation"]. Genetica 129 (3): 309–27.</ref> Son olarak [[simpatrik türleşme]]de,<!--(''İng: sympatric speciation'')--> türler, coğrafi yalıtım veya yaşadıkları habitatlarda çevresel değişim olmadan farklılaşırlar. Bu tür bir türleşme şekli, çok küçük miktardaki [[gen akışı]]nın, ayrı popülasyonlar arasındaki genetik farklılıkları ortadan kaldırdığından çok nadir gerçekleşir.<ref>*Savolainen V, Anstett M-C, Lexer C, Hutton I, Clarkson JJ, Norup MV, Powell MP, Springate D, Salamin N, Baker WJr (2006). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16467788 "Sympatric speciation in palms on an oceanic island"]. Nature 441(7090): 210–3. *Barluenga M, Stölting KN, Salzburger W, Muschick M, Meyer A (2006). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16467837 "Sympatric speciation in Nicaraguan crater lake cichlid fish"]. Nature 439 (7077): 719–23.</ref> Genel olarak, hayvan türlerindeki simpatrik türleşme, üreme yalıtımının oluşmasına izin vererek hem [[Polimorfizm|genetik farklılıkların]] hem de [[Sınıflandırıcı eşleşme|rastlantısal olmayan eşleşmelerin]]<!--(''İng: assortative mating veya non-random mating'')--> evrimini teşvik eder.<ref>Gavrilets S (2006). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16242727 "The Maynard Smith model of sympatric speciation"]. J. Theor. Biol. 239 (2): 172–82.</ref> [[Dosya:Darwin's finches.jpeg|thumb|250px|[[Galapagos Adaları]] [[Darwin isponozları|ispinozlarının]] [[Allopatrik türleşme|coğrafi yalıtımı]], bir düzineden fazla yeni türlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.]] Sempatrik türleşmenin başka bir şekli olan poliploidizasyon yoluyla türleşme, birbirleriyle akraba olan iki türün, yeni bir [[Melez (biyoloji)|hibrit]] tür oluşturduğu çapraz çiftleşimini içerir. Melez canlılar genelde kısır oldukları için, bu, hayvanlar aleminde yaygın olarak görülmez. Bunun nedeni, [[mayoz bölünme]] sırasında her bir ebeveynden gelen [[homolog kromozom]]ların, aynı zamanda farklı türlerden gelmesi ve birbirleriyle başarılı olarak eşleşememesine dayanır. Ancak, bitkiler, [[poliploid]] oluşturmak için çoğunlukla kromozomlarını iki katına çıkardıklarından poliploidizasyon yoluyla türleşme, bitkiler aleminde daha yaygındır.<ref>Wood TE, Takebayashi N, Barker MS, Mayrose I, Greenspoon PB, Rieseberg LH (2009). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2728988/?tool=pmcentrez "The frequency of polyploid speciation in vascular plants"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 106 (33): 13875–9.</ref> Bu da, her ebeveyn türden gelen kromozomların, her ebeveyn kromozomun hali hazırda zaten bir çift tarafından temsil edilmeleri dolayısıyla, mayoz bölünme sırasında kromozom çiftlerinin eşleşmesini şekillendirmesinde izin verir.<ref>Hegarty Mf, Hiscock SJ (2008). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18492478 "Genomic clues to the evolutionary success of polyploid plants"].Current Biology 18 (10): 435–44.</ref> Böyle bir türleşme olayına örnek, bitki türleri [[Arabidopsis thaliana]] ile Arabidopsis arenosa'nın çapraz eşleşme sonucu melez bir tür olan Arabidopsis suecica bitki türünü ortaya çıkarmalarıdır.<ref>Jakobsson M, Hagenblad J, Tavaré S (2006). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16549398 "A unique recent origin of the allotetraploid species Arabidopsis suecica: Evidence from nuclear DNA markers"]. Mol. Biol. Evol. 23 (6): 1217–31.</ref> Bu olay, yaklaşık 20.000 yıl önce gerçekleşmiş olup <ref>Säll T, Jakobsson M, Lind-Halldén C, Halldén C (2003). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/14635917 "Chloroplast DNA indicates a single origin of the allotetraploid Arabidopsis suecica"]. J. Evol. Biol. 16 (5): 1019–29.</ref> bu türleşme süreci laboratuvarda da tekrarlanarak bu süreçte yer alan genetik mekanizmaların araştırılabilmesine olanak vermiştir.<ref> Bomblies K, Weigel D (2007). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18006296 "Arabidopsis-a model genus for speciation"]. Curr Opin Genet Dev17 (6): 500–4.</ref> Gerçekten de, katlanan kromozomların yarısı, bunun ikiye katlanmadığı canlılarla olan eşleşmelerde eşsiz kalacaklarından tek bir tür içindeki kromozom katlanması, üreme yalıtımının yaygın bir nedeni olabilir.<ref>Sémon M, Wolfe KH (2007). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18006297 "Consequences of genome duplication"]. Curr Opin Genet Dev 17(6): 505–12.</ref> Türleşme olayları, türlerin nispeten değişmeden kaldığı, görece uzun durgunluk dönemleri ile serpiştirilmiş fosil kayıtlardaki kısa evrim patlamaların izlerini de açıklaması bakımından [[Sıçramalı evrim]]<!--(''İng: punctuated equilibrium'')--> teorisinde önemlidir.Niles Eldredge and Stephen Jay Gould, 1972. <ref>[http://www.blackwellpublishing.com/ridley/classictexts/eldredge.asp "Punctuated equilibria: an alternative to phyletic gradualism"] In T.J.M. Schopf, ed., Models in Paleobiology. San Francisco: Freeman Cooper. pp. 82–115. Reprinted in N. Eldredge Time frames. Princeton: Princeton Univ. Press. 1985</ref> Bu teoriye göre, türleşme ve hızlı bir evrim, yeni yaşam ortamlarında ve küçük popülasyonlarda türleşme geçiren organizmalar üzerinde en çok etki eden doğal seçilim ve genetik sürüklenme ile birlikte birbirleriyle bağlantılıdır. Sonuç olarak, fosil kayıtlarındaki durgunluk dönemi, ebeveyn popülasyona karşılık gelmekte, buna karşı türleşen ve hızlı evrim geçiren organizmalar ise, küçük bir popülasyonda bulundukları ve coğrafi olarak sınırlı bir yaşam alanında yaşadıkları için nadiren fosil olarak korunabilmişlerdir.<ref name="ref189" /> [[Dosya:Impact event.jpg|thumb|220px|Meteor ve volkanlar, değişen okyanus akıntıları kitlesel ölümlere neden olabilirler.]] [[Dosya:Palais de la Decouverte Tyrannosaurus rex p1050042.jpg|thumb|220px|[[Tyrannosaurus rex]]. Kuş olmayan (non-avian) [[dinozor]]lar, [[Kretase]] dönemi sonundaki [[Kretase-Tersiyer yok oluşu]]nda öldüler.]] === Soy tükenmesi === {{ana madde|Soy tükenmesi}} [[Soy tükenmesi]], <!--(''İng: extinction'')-->bütün bir türün neslinin tükenerek yok olmasıdır. Türler, türleşme yoluyla devamlı olarak olarak ortaya çıktıklarından ve yok oluşlarda sürekli bir şekilde ortadan kalktıklarından, yok oluşlar seyrek görülen nadir olaylar değildir.<ref>Benton MJ (1995). [http://www.sciencemag.org/content/268/5207/52 "Diversification and extinction in the history of life"]. Science 268 (5207): 52–8.</ref> Dünya üzerinde yaşamış olan neredeyse tüm hayvan ve bitki türlerinin soyu, günümüzde tükenmiş olup <ref>Raup DM (1986). [http://www.sciencemag.org/content/231/4745/1528 "Biological extinction in Earth history"]. Science 231 (4745): 1528–33.</ref> soy tükenmesi, tüm türlerin nihai kaderi gibi görülmektedir.<ref> Avise JC, Hubbell SP, Ayala FJ. (2008). [http://www.sciencemag.org/content/231/4745/1528 "In the light of evolution II: Biodiversity and extinction"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 105 (Suppl 1): 11453–7.</ref> Bu ani yok oluşlar, bazen tek tük oranda seyretmiş olsa da, bu tür [[soy tükenmesi olayı|soy tükenmesi olayları]]<!--(''İng: extinction event'')-->, yaşam tarihi boyunca sürekli meydana gelmiştir.<ref name="ref203">Raup DM (1994). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC44280/?tool=pmcentrez "The role of extinction in evolution"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 91 (15): 6758–63.</ref> Kuş olmayan<!--(''İng: non-avian'')--> dinozorların yok olduğu [[Kretase-Tersiyer yok oluşu]], en çok bilinen yok oluş olayı olmasına rağmen türlerin % 96'sının yok olduğu [[Permiyen-Triyas yok oluşu]]<!--(''İng: Permian–Triassic extinction event'')--> bundan daha şiddetli ve daha yıkıcı olmuştur.<ref name="ref203" /> [[Holosen yok oluşu]]<!--(''İng: Holocene extinction event'')-->, geçtiğimiz birkaç bin yıl içinde insanlığın dünya geneline yayılması ile ilişkilendirilen bir yok oluş olayı olup hâlâ devam etmektedir. Günümüzdeki yok oluş oranları, arka plandaki orandan 100 ile 1000 kat daha büyük olup 21. yüzyılın ortalarında türlerin % 30'unun nesli tükenmesi beklenmektedir.<ref>Novacek MJ, Cleland EE (2001). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC33235/?tool=pmcentrez "The current biodiversity extinction event: scenarios for mitigation and recovery"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 98 (10): 5466–70.</ref> Günümüzde devam etmekte olan yok oluşun birincil ve en başta gelen nedeni, insan faaliyetleri olup [[küresel ısınma]] gelecekte de bu yok oluşu hızlandıracağa benziyor.<ref>Lewis OT (2006). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1831839/?tool=pmcentrez "Climate change, species-area curves and the extinction crisis"]. Philos. Trans. R. Soc. Lond., B, Biol. Sci. 361 (1465): 163–71.</ref> Yok oluşların evrimsel rolü, henüz pek iyi anlaşılmamış olup ne tür bir yok oluşun farz edildiği ile ilişkili olabilir.<ref name="ref203" /> Yok oluşların büyük çoğunluğunu oluşturan aralıksız ve sürekli oluşan düşük seviyedeki yok oluşların nedeni, sınırlı kaynaklar yüzünden türler arasında oluşan rekabetler sonucu olabilir ([[Rekabetçi dışlanım]] veya Gause kuralı).<!--''İng: competitive exclusion veya Gause's law'')--><ref>Kutschera U, Niklas K (2004). [http://www.springerlink.com/content/grn8g0cmyya3jb69/ "The modern theory of biological evolution: an expanded synthesis"]. Naturwissenschaften 91 (6): 255–76.</ref> Eğer bir tür başka bir türü rekabet dışı bırakırsa bu durum, daha elverişli ve uygun olan türün hayatta kaldığı ve diğer türün yok olmasına neden olan [[Seçilim birimleri|tür seçilimini]]<!--(''İng: species selection'')--> ortaya çıkarabilir.<ref name="ref919" /> Periyotik aralıklarla oluşan bu yok oluşlar da önemlidir, ancak bu tür yok oluşlar, seçici bir güç gibi hareket etmek yerine, büyük ölçüde ve belirli olmayan bir şekilde tür çeşitliliğini azaltırlar ve hızlı bir evrim patlamasına ([[adaptif radyasyon]])<!--(''İng: adaptive radiation'')--> ve hayatta kalabilen türlerin türleşmesine yol açarlar.<ref>Jablonski D (2001). [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC33224/?tool=pmcentrez "Lessons from the past: evolutionary impacts of mass extinctions"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 98 (10): 5393–8.</ref> == Yaşamın evrimsel tarihi == [[Dosya:Yaşam ağacı.png|thumb|320px|Yaşam ağacı: [[Bakteri]]ler, [[Ökaryot]]lar ve [[Arkeler]]]] {{ana madde|Yaşamın evrimsel tarihi}} :''Ayrıca bakınız: [[Evrim zaman çizelgesi]] ve [[İnsan evrimi zaman çizelgesi]]'' === Hayatın kökeni === {{ana madde|Abiyogenez|RNA dünyası hipotezi}} Hayatın ilk kez ortaya çıkışı, biyolojik evrim için temel bir ön şarttır, ancak evrimin işleyişini anlamak için hayatın kökeninin bulunması gerekli değildir,<ref> {{Web kaynağı | url = http://www.talkorigins.org/indexcc/CB/CB090.html | başlık = Claim CB090: Evolution without abiogenesis | erişimtarihi =13 Mayıs 2007| yayımcı = [[TalkOrigins Archive]] | yıl = 2005 | ilk = Mark | son = Isaak | arşivurl = http://web.archive.org/web/20150614000009/http://www.talkorigins.org/indexcc/CB/CB090.html | arşivtarihi = 14 Haziran 2015}}</ref> çünkü bir kez canlı organizmalar ortaya çıktığında evrim kurallarının işleyeceği deneylerle gözlenmiştir.<ref>[http://www.talkorigins.org/faqs/faq-speciation.html Observed Instances of Speciation] Talkorigins</ref><ref>[http://www.talkorigins.org/faqs/speciation.html Some More Observed Speciation Events] Talkorigins</ref><ref name='Rose1984a'>{{Dergi kaynağı|last=Rose|first=M. R.|coauthors=|year=1984|title=Artificial selection on a fitness component in ''Drosophila melanogaster''| jstor=2408701|journal=Evolution|volume=38|issue=3|pages=516–526|doi=10.2307/2408701}}</ref><ref>[http://myxo.css.msu.edu/ecoli/ E. coli Long-term Experimental Evolution Project Site], Lenski, R. E.</ref><ref>[http://www.biology.ucr.edu/people/faculty/Garland/SwEA98SE.pdf Artificial Selection for Increased Wheel-Running Behavior in House Mice], John G. Swallow, Patrick A. Carter, and Theodore Garland, Jr, ''Behavior Genetics'', Vol. 28, No. 3, 1998</ref> Evrim için ilk organizma sorunu henüz tam anlamıyla çözülememiştir. Ortaya çıkan ilk canlı organizma hakkında çeşitli teoriler bulunmaktadır. Şu anki bilimsel konsensüs karmaşık biyokimyanın, basit kimyasal reaksiyonlar ile hayatı oluşturduğu yönündedir, ancak bunun nasıl olduğu henüz tam anlamıyla çözülememiştir.<ref> {{Dergi kaynağı|yazar=Peretó J |başlık=Controversies on the origin of life |url=http://www.im.microbios.org/0801/0801023.pdf |dergi=Int. Microbiol. |cilt=8 |sayı=1 |sayfa=23–31 |yıl=2005 |pmid=15906258}} </ref> Hayatın ilk kez ortaya çıkışı, yaşayan ilk şeylerin yapısı veya evrensel ortak atanın genetik yapısı ile ilgili bilgiler henüz eksiktir.<ref> {{Dergi kaynağı|yazar=Luisi PL, Ferri F, Stano P |başlık=Approaches to semi-synthetic minimal cells: a review |dergi=Naturwissenschaften |cilt=93 |sayı=1 |sayfa=1–13 |yıl=2006 |pmid=16292523 |doi=10.1007/s00114-005-0056-z }} </ref><ref> {{Dergi kaynağı|yazar=Trevors JT, Abel DL |başlık=Chance and necessity do not explain the origin of life |dergi=Cell Biol. Int. |cilt=28 |sayı=11 |sayfa=729–39 |yıl=2004 |pmid=15563395 |doi=10.1016/j.cellbi.2004.06.006 }}{{Dergi kaynağı|yazar=Forterre P, Benachenhou-Lahfa N, Confalonieri F, Duguet M, Elie C, Labedan B |başlık=The nature of the son universal ancestor and the root of the tree of life, still open questions |dergi=BioSystems |cilt=28 |sayı=1–3 |sayfa=15–32 |yıl=1992 |pmid=1337989 |doi=10.1016/0303-2647(92)90004-I }} </ref> Dolayısıyla, hayatın tam olarak nasıl başladığı konusunda bir konsensüs bulunmamaktadır, ancak [[RNA]] gibi kendini kopyalayan moleküller<ref> {{Dergi kaynağı|yazar=Joyce GF |başlık=The antiquity of RNA-based evolution |dergi=Nature |cilt=418 |sayı=6894 |sayfa=214–21 |yıl=2002 |pmid=12110897 |doi=10.1038/418214a }} </ref> ve basit hücre yapıları<ref> {{Dergi kaynağı|yazar=Trevors JT, Psenner R |başlık=From self-assembly of life to present-day bacteria: a possible role for nanocells |dergi=FEMS Microbiol. Rev. |cilt=25 |sayı=5 |sayfa=573–82 |yıl=2001 |pmid=11742692 |doi=10.1111/j.1574-6976.2001.tb00592.x }} </ref> ile ilgili teoriler mevcuttur. === Ortak ata === :''Daha fazla bilgi: [[Ortak ata]], [[Ortak atanın kanıtı]] ve [[Homoloji (biyoloji)]]'' [[Yeryüzü]]nde yaşayan tüm [[canlı]]lar, ortak bir atadan veya bu ortak atanın gen havuzundan farklılaşarak türemiştir.<ref name=Penny1999>{{Dergi kaynağı|author=Penny D, Poole A |title=The nature of the last universal common ancestor |journal=Curr. Opin. Genet. Dev. |volume=9 |issue=6 |pages=672–77 |year=1999 |pmid=10607605 |doi=10.1016/S0959-437X(99)00020-9 |ref=harv}}</ref><ref>{{Dergi kaynağı|author=Theobald, DL. |title=A formal test of the theory of universal common ancestry |journal=Nature |volume=465 |pages=219–22 |year=2010 |pmid= 20463738|doi=10.1038/nature09014 |issue=7295 |ref=harv|bibcode = 2010Natur.465..219T }}</ref> Günümüzdeki mevcut türler, uzun türleşme süreçlerinin bir sonucu olan çeşitlilikleri ve soy tükenmesi olayları ile evrim sürecinin çeşitli aşama ve evrelerini oluşturur.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Bapteste E, Walsh DA |title=Does the 'Ring of Life' ring true? |journal=Trends Microbiol. |volume=13 |issue=6 |pages=256–61 |year=2005 |pmid=15936656 |doi=10.1016/j.tim.2005.03.012 |ref=harv}}</ref> Daha önce canlıların [[Ortak ata|ortak bir atadan]] türedikleri sonucuna, canlıların sahip oldukları dört basit gerçekten yola çıkılarak varılmıştır: Birincisi, canlıların coğrafi dağılımları, her zaman yerel adaptasyonlarla açıklanamaz. İkincisi, canlı çeşitliliği, tamamen emsalsiz veya eşsiz olan, kendine mahsus canlılardan oluşmamaktadır, bilakis canlılar ortak morfolojik benzerlikler gösterirler. Üçüncü olarak, açık ve belirgin bir amacı olmayan körelmiş özellikler, daha önce türedikleri atalarının işlevsel özelliklerini gösterirler ve sonuncu olarak, canlılar, bu özellikler kullanılarak, bir aile ağacında olduğu gibi, bir hiyerarşi içinde içi içe yuvalanmış gruplar halinde sınıflandırılabilirler.<ref name=Darwin>{{Kitap kaynağı|son=Darwin |ilk=Charles |authorlink = Charles Darwin |yıl=1859 |başlık=On the Origin of Species |yer=London |yayımcı=John Murray |edition=1st |page=1 |url=http://darwin-online.org.uk/content/frameset?itemID=F373&viewtype=text&pageseq=16 |isbn=0-8014-1319-2}}</ref> Ancak, modern araştırmalar, bazı genlerin, yatay gen transferi sonucu uzaktan akraba olan türler arasında da bağımsız olarak yayılabildiklerini gösterdiğinden, bu "[[evrimsel hayat ağacı]]", sandığımız şekilde basitçe dallara ayrılan bir ağaçtan daha çok karmaşık olabilir.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Doolittle WF, Bapteste E |title=Pattern pluralism and the Tree of Life hypothesis |journal=Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. |volume=104 |issue=7 |pages=2043–9 |year=2007 |pmid=17261804 |pmc=1892968 |doi=10.1073/pnas.0610699104|ref=harv|bibcode = 2007PNAS..104.2043D }}</ref><ref>{{Dergi kaynağı|author=Kunin V, Goldovsky L, Darzentas N, Ouzounis CA |title=The net of life: reconstructing the microbial phylogenetic network |journal=Genome Res. |volume=15 |issue=7 |pages=954–9 |year=2005 |pmid=15965028|doi =10.1101/gr.3666505 |pmc=1172039 |ref=harv}}</ref> [[Dosya:Ape skeletons.png|sağ|320px|thumbnail|[[İnsansılar]], [[Ortak ata|ortak bir atanın]] soyundan gelmiştir. Soldan sağa: [[gibon]], [[insan]], [[şempanze]], [[goril]] ve [[orangutan]].]] Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır. [[Fosil]]ler, günümüz canlıların karşılaştırmalı anatomileri ile birlikte, canlılara dair morfolojik veya anatomik kayıtları oluşturur.<ref name=Jablonski>{{Dergi kaynağı|author=Jablonski D |title=The future of the fossil record |journal=Science |volume=284 |issue=5423 |pages=2114–16 |year=1999 |pmid=10381868 |doi=10.1126/science.284.5423.2114 |ref=harv}}</ref> Modern ve soyu tükenmiş türlerin anatomilerinin karşılaştırılması yoluyla paleontologlar, bu türlerin soy ağacını ve sistematik sınıflandırılmalarını yaparlar. Ancak, bu yöntem, kabuk, kemik ve diş gibi, sert vücut veya uzuv parçalarına sahip olan canlılarda daha başarılı sonuçlar verir. Ayrıca, [[bakteri]] ve [[arkeler]] gibi prokaryotların fosilleri, ataları hakkında bilgi vermediği için, sınırlı sayıda morfolojik özellik dizileri gösterirler. Yakın bir zaman önce, ortak ataya dair kanıtlar, canlılar arasındaki [[biyokimya]]sal benzerliklere dair yapılan bir araştırmada ortaya çıktı. Örneğin, tüm canlı hücreler, aynı temel [[nükleotit]] ve [[amino asit]] küme dizilerini kullanırlar.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Mason SF |title=Origins of biomolecular handedness |journal=Nature |volume=311 |issue=5981 |pages=19–23 |year=1984 |pmid=6472461 |doi=10.1038/311019a0 |ref=harv|bibcode = 1984Natur.311...19M }}</ref> [[Moleküler genetik|Moleküler genetiğinde]] gelişmeler, canlı organizmaların [[genom]]unda, türlerin mutasyonların oluşturduğu [[moleküler saat]] tarafından ayrıldıkları zamanlardan kalma evrimsel kayıtların yer aldığını ortaya çıkarmıştır.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Wolf YI, Rogozin IB, Grishin NV, Koonin EV |title=Genome trees and the tree of life |journal=Trends Genet. |volume=18 |issue=9 |pages=472–79 |year=2002 |pmid=12175808 |doi=10.1016/S0168-9525(02)02744-0 |ref=harv}}</ref> Örneğin, bu DNA dizisi karşılaştırmaları, insanlarla şempanzelerin, genomlarının % 96'sını paylaştığını ortaya koymuş ve ayrıldıkları birkaç bölgenin analizi ise, bu türlerin ortak atasının ne zaman yaşadığının belirlenmesine ışık tutmuştur.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Varki A, Altheide TK |title=Comparing the human and chimpanzee genomes: searching for needles in a haystack |journal=Genome Res. |volume=15 |issue=12 |pages=1746–58 |year=2005 |pmid=16339373 |doi=10.1101/gr.3737405 |ref=harv}}</ref> === Canlıların evrimi === [[Dosya:Evrimçizelgesi.jpg|thumb|320px|650 milyon yıl öncesinden günümüze evrim çizelgesi]] :''Daha fazla bilgi: [[Evrim zaman çizelgesi]]'' [[Prokaryot]]lar, yeryüzünde yaklaşık 3-4 [[milyar]] yıl önce yaşamış olup<ref name=Cavalier-Smith>{{Dergi kaynağı|author=Cavalier-Smith T |title=Cell evolution and Earth history: stasis and revolution |journal=Philos Trans R Soc Lond B Biol Sci |volume=361 |issue=1470 |pages=969–1006 |year=2006 |pmid=16754610 |doi=10.1098/rstb.2006.1842 |pmc=1578732 |ref=harv}}</ref><ref>{{Dergi kaynağı|author=Schopf J |title=Fossil evidence of Archaean life |journal=Philos Trans R Soc Lond B Biol Sci |volume=361 |issue=1470 |pages=869–85 |year=2006 |pmid=16754604 |doi=10.1098/rstb.2006.1834 |pmc=1578735 |ref=harv}}<br />*{{Dergi kaynağı|author=Altermann W, Kazmierczak J |title=Archean microfossils: a reappraisal of early life on Earth |journal=Res Microbiol |volume=154 |issue=9 |pages=611–17 |year=2003 |pmid=14596897 |doi=10.1016/j.resmic.2003.08.006 |ref=harv}}</ref> [[Morfoloji (biyoloji)|morfolojik]] ve hücresel yapı organizasyonlarında gözle görülür belli bir değişiklik geçirmeden, önümüzdeki birkaç milyar yıl boyunca da yaşamaya devam ettiler.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Schopf J |title=Disparate rates, differing fates: tempo and mode of evolution changed from the Precambrian to the Phanerozoic |doi= 10.1073/pnas.91.15.6735 |journal=Proc Natl Acad Sci U S A |volume=91 |issue=15 |pages=6735–42 |year=1994 |pmid=8041691 |pmc=44277 |ref=harv |bibcode=1994PNAS...91.6735S}}</ref> [[Ökaryot]]ik hücreler, 1.6 ile 2.7 milyar yıl önce ortaya çıktılar. Hücre yapısındaki bir sonraki değişiklik, [[Endosimbiyoz kuramı|endosimbiyoz]] denilen bir simbiyoz ilişki içinde, ökaryot hücrelerin bakterileri yutması ve kendi bünyelerine almasıyla ortaya çıktı.<ref name = "rgruqh">{{Dergi kaynağı|author=Poole A, Penny D |title=Evaluating hypotheses for the origin of eukaryotes |journal=Bioessays |volume=29 |issue=1 |pages=74–84 |year=2007 |pmid=17187354 |doi=10.1002/bies.20516 |ref=harv}}</ref><ref name=Dyall>{{Dergi kaynağı|author=Dyall S, Brown M, Johnson P |title= Ancient invasions: from endosymbionts to organelles |journal=Science |volume=304 |issue=5668 |pages=253–57 |year=2004 |pmid=15073369 |doi=10.1126/science.1094884 |ref=harv|bibcode = 2004Sci...304..253D }}</ref> Yutulan bakteri ile konak hücre, daha sonra bakterinin [[mitokondri]]ye ya da [[hidrogenozom]]e<!--(''İng: hydrogenosome'')--> dönüşmesiyle, birlikte evrim<!--(''İng: co-evolution'')--> geçirdiler.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Martin W |title=The missing link between hydrogenosomes and mitochondria |journal=Trends Microbiol. |volume=13 |issue=10 |pages=457–59 |year=2005 |pmid=16109488 |doi=10.1016/j.tim.2005.08.005 |ref=harv}}</ref> [[Siyanobakteri]] benzeri bakterilerin yutulduğu başka bir olay ise, bitki ve yosunlarda [[kloroplast]]ların oluşumuna yol açtı.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Lang B, Gray M, Burger G |title=Mitochondrial genome evolution and the origin of eukaryotes |journal=Annu Rev Genet |volume=33 |issue=1 |pages=351–97 |year=1999 |pmid=10690412 |doi=10.1146/annurev.genet.33.1.351 |ref=harv}}<br />*{{Dergi kaynağı|author=McFadden G |title=Endosymbiosis and evolution of the plant cell |journal=Curr Opin Plant Biol |volume=2 |issue=6 |pages= 513–19 |year=1999 |pmid=10607659 |doi=10.1016/S1369-5266(99)00025-4 |ref=harv}}</ref> Yaşam tarihi, 610 milyon yıl öncesine kadar tek hücreli ökaryotlar, prokaryotlar ve arkeaların ardından çok hücreli organizmaların [[Edikara faunası|Edikara]] döneminde, okyanuslarda görünmeye başlamasıyla devam etmiştir.<ref name=Cavalier-Smith/><ref>{{Dergi kaynağı|author=DeLong E, Pace N |title=Environmental diversity of bacteria and archaea |journal=Syst Biol |volume=50 |issue=4 |pages=470–8 |year=2001|pmid=12116647 |doi=10.1080/106351501750435040 |ref=harv}}</ref> Çok hücreliliğin evrimi, [[süngerler]], [[kahverengi algler]], [[siyanobakteri]]ler, [[cıvık mantar]]lar<!--(''İng: slime mould'')--> ve [[miksobakteri]]ler<!--(''İng: myxobacteria'')--> gibi canlılarda birden çok bağımsız olaylarla gelişmiştir.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Kaiser D |title=Building a multicellular organism |journal=Annu. Rev. Genet. |volume=35 |issue=1 |pages=103–23 |year=2001 |pmid=11700279 |doi=10.1146/annurev.genet.35.102401.090145 |ref=harv}}</ref> İlk çok hücreli canlıların ortaya çıkmasından kısa bir süre sonra, [[Kambriyen patlaması]] denilen bir olayda, yaklaşık 10 milyon yıl içinde, kayda değer miktarda bir biyolojik çeşitlilik ortaya çıktı. Bu dönemde, günümüzde yaşayan modern canlı türü [[Şube|tiplerinin]] büyük çoğunluğu fosil kayıtlarda görülmeye başladığı gibi sonradan soyları tükenen, benzersiz ve emsalleri olmayan canlı tür ve tiplerine rastlanır.<ref name=Valentine>{{Dergi kaynağı|author=Valentine JW, Jablonski D, Erwin DH |title=Fossils, molecules and embryos: new perspectives on the Cambrian explosion |url=http://dev.biologists.org/cgi/reprint/126/5/851 |journal=Development |volume=126 |issue=5 |pages=851–9 |date=1 Mart 1999|pmid=9927587 |ref=harv}}</ref> Kambriyen patlamasının tetikleyen nedenlere dair, [[fotosentez]] sonucu oluşan [[oksijen]]in [[atmosfer]]de birikmesi veya [[Oksijen Felaketi]] gibi, çeşitli etkenler öne sürülmüştür.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Ohno S |title=The reason for as well as the consequence of the Cambrian explosion in animal evolution |series=44 |journal=J. Mol. Evol. |volume=1 |issue=S1 |pages=S23–7 |year=1997 |pmid=9071008 |doi=10.1007/PL00000055 |ref=harv}}<br />*{{Dergi kaynağı|author=Valentine J, Jablonski D |title=Morphological and developmental macroevolution: a paleontological perspective |url=http://www.ijdb.ehu.es/web/paper.php?doi=14756327 |journal=Int. J. Dev. Biol. |volume=47 |issue=7–8 |pages=517–22 |year=2003 |pmid=14756327 |ref=harv}}</ref> Yaklaşık 500 milyon yıl önce, ilk olarak [[bitki]]ler ve [[mantarlar]], karalara yerleşmeye başladı ve hemen ardından bu süreci, [[eklem bacaklılar]] ile diğer hayvanların karaya çıkması takip etti.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Waters ER |title=Molecular adaptation and the origin of land plants |journal=Mol. Phylogenet. Evol. |volume=29 |issue=3 |pages=456–63 |year=2003 |pmid=14615186 |doi=10.1016/j.ympev.2003.07.018 |ref=harv}}</ref> [[Böcek]]ler, özellikle başarılı bir tür olup günümüzde de hayvan türlerinin çoğunluğunu oluştururlar.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Mayhew PJ |title=Why are there so many insect species? Perspectives from fossils and phylogenies |journal=Biol Rev Camb Philos Soc |volume=82 |issue=3 |pages=425–54 |year=2007 |pmid=17624962 |doi=10.1111/j.1469-185X.2007.00018.x |ref=harv}}</ref> [[İki yaşamlılar]] (amfibiler), yaklaşık 364 milyon yıl önce ilk defa görülmeye başlarlar, ardından erken dönem [[amniyot]]ları, sonra yaklaşık 155 milyon yıl önce [[kuşlar]] ile [[Sürüngenler|sürüngen]] benzeri türler ve 129 milyon yıl önce de [[memeliler]] takip eder.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Carroll RL |title=The Palaeozoic Ancestry of Salamanders, Frogs and Caecilians |journal=Zool J Linn Soc |volume=150 |issue=s1 |pages=1–140 |year=2007 |pmid=12752770 |doi=10.1111/j.1096-3642.2007.00246.x |ref=harv}}</ref><ref>{{Dergi kaynağı|author=Wible JR, Rougier GW, Novacek MJ, Asher RJ |title=Cretaceous eutherians and Laurasian origin for placental mammals near the K/T boundary |journal=Nature |volume=447 |issue=7147 |pages=1003–1006 |year=2007 |pmid=17581585 |doi=10.1038/nature05854 |ref=harv}}</ref><ref>{{Dergi kaynağı|author=Witmer LM |title=Palaeontology: An icon knocked from its perch |journal=Nature |volume=475 |issue=7357 |pages=458–459 |year=2011 |pmid=21796198 |doi=10.1038/475458a |ref=harv}}</ref> Ancak, büyük ve gelişmiş yapılı bu hayvanların evrimine rağmen, daha erken dönemlerde ortaya çıkan küçük organizmalar gibi canlılar, hâlâ olsun çok başarılı türler olup [[biyokütle]]nin ve prokaryot türlerin büyük çoğunluğunu oluşturarak yeryüzüne hakimdirler.<ref>Schloss P, Handelsman J (2004). [http://www.pubmedcentral.nih.gov/articlerender.fcgi?tool=pmcentrez&artid=539005 "Status of the microbial census"]. ''Microbiol Mol Biol'' Rev 68 (4): 686–91. doi:[http://dx.doi.org/10.1128%2FMMBR.68.4.686-691.2004 10.1128/MMBR.68.4.686-691.2004]. PMC 539005. PMID 15590780.</ref> Aşağıdaki zaman çizelgesi, canlıların önemli evrimsel gelişmelerine dair genel bir bakış sunmaktadır. {| class="wikitable" |- class="background-color:#f9f9f9" !Jeolojik dönemler !Milyon yıl önce<ref>[http://www.stratigraphy.org/upload/ISChart2009.pdf stratigraphy.org]: International Stratigraphic Chart 2009 (PDF)</ref> !Gelişmeler |- |[[Kuvaterner]] |2,588 |[[Buzul Çağı]]na özgü hayvan ve bitki türleri |- |[[Paleojen]] ve [[Neojen]] ([[Tersiyer]]) |65,5 |Memelilerin [[Adaptif Radyasyon|yayılımı]]; ilk primatlar ve büyük insansı maymunlar |- |[[Kretase]] |145,5 |[[Kapalı tohumlular]]ın evrimi ve dinozorların da dahil olduğu [[Soy tükenmesi olayı|kitlesel yok oluşların]] görülmesi |- |[[Jura Devri|Jura]] |199,6 |Dinozorların yayılımı, ilk kuşlar (''[[Archaeopteryx]]'') |- |[[Trias Dönemi|Trias]] |251 |İlk memeli canlılar, [[dinozor]]lar ve [[Teruzor|uçan sürüngenler]] |- |[[Permiyen]] |299 |Sürüngenlerin yayılımı, „[[Therapsida|Memeli benzeri canlılar]]“, kitlesel yok oluş |- |[[Karbonifer]] |359,2 |[[İki yaşamlılar]]ın (amfibiler) yayılımı, ilk [[Kın kanatlılar|kanatlı böcekler]]<ref>C. Brauckmann, B. Brauckmann, E. Gröning: The statigraphical position of the oldest Pterygota (Insecta. Carboniferous, Namurian). Annales de la Société géologique de Belgique 117(1), 1994, 47-56.</ref> |- |[[Devoniyen]] |416 |[[Eğrelti otu]], [[atkuyruğu]] ve kurtayağı (''Lycopodium'') bitkilerinin evrimi, [[omurgalılar]]ın [[sudan karaya çıkış]]ı<ref>G. Niedźwiedzki, P. Szrek, K. Narkiewicz, M. Narkiewicz, P. E. Ahlberg: Tetrapod trackways from the early Middle Devonian period of Poland. Nature 463 (7277), 2010, 43–8. doi:10.1038/nature08623</ref> |- |[[Silüryen]] |443,7 |İlk damarlı bitkiler<ref>Wellman, C. H. The invasion of the land by plants: when and where? New Phytologist 188, 2010, 306-309.</ref>, [[eklem bacaklılar]]ın [[sudan karaya çıkış]]ı<ref>J. A. Dunlop: A trigonotarbid arachnid from the Upper Silurian of Shropshire. Palaeontology 39(3), 1996, 605-614.<br />P. Selden, H. Read: The oldest land animals: Silurian millepedes from Scotland. Bulletin of the British Myriapod & Isopod Group 23, 2008, 36-37.</ref>, balık türlerin yayılımı |- |[[Ordovisyen]] |488,3 |İlk [[Bitki|kara bitkilerinin]] görünüşü<ref>C. V. Rubinstein, P. Gerrienne, G. S. de la Puente, R. A. Astini and P. Steemans: Early Middle Ordovician evidence for land plants in Argentina (eastern Gondwana). New Phytologist 188, 2010, 365–369. [doi: 10.1111/j.1469-8137.2010.03433.x]</ref>, ilk "[[Gerçekçeneliler|çeneli balıklar]]" |- |[[Kambriyen]] |542 |„[[Burgess Şeyli|Burgess Şeyl faunası]]“, eklem bacaklılar, [[kordalılar]] (''ve [[konodont]]lar''), omurgalılar (''[[çenesiz balıklar]]'')<ref>D.-G. Shu, H.-L. Luo, S. Conway Morris, X.-L. Zhang, S.-X. Hu, L. Chen, J. Han, M. Zhu, Y. Li, L.-Z. Chen: Lower Cambrian Vertebrates from South China. Nature 402(6757), 1999, 42–46. doi:10.1038/46965</ref> ve [[kafadan bacaklılar]]ın<ref>E. Landing, B.Kröger: The oldest cephalopods from East Laurentia. Journal of Paleontology, 83(1), 2009, 123–127.</ref> görülmeye başlaması |- |[[Proterozoik Devir|Proterozoik]] (''Erken dönem Dünya'') |2.5 milyar yıl önce |Mantarlar, ilk çok hücreli hayvanlar: [[süngerler]]<ref>S. Nichols, G. Wörheide: Sponges: New Views of Old Animals. Integrative and Comparative Biology 45 (2), 2005, 333–334. doi:10.1093/icb/45.2.333<br />G. D. Love, E. Grosjean, C. Stalvies, D. A. Fike, J. P. Grotzinger, A. S. Bradley, A. E. Kelly, M. Bhatia, W. Meredith, C. E. Snape, S. A. Bowring, D. J. Condon, R. E. Summons: Fossil steroids record the appearance of Demospongiae during the Cryogenian period. Nature 457, 2009, 718-722</ref>, [[sölenterler]], [[Bilateria|çift simetrili hayvanlar]] ve "[[Edikara faunası]]" |- |[[Arkeyan Devir]] (''İlk dönem Dünya'') |4.0 milyar yıl önce |Tek hücreli yaşamın başlangıcı ([[Bakteriler]], [[Arkeler]], [[Ökaryotlar]]), [[Stromatolitler]] |} == Bilimsel statüsü == {{Ayrıca bakınız|Teori ve olgu olarak evrim}} Modern bilimde kuram, tutarlı bir bütün oluşturan gerçekler ve açıklamalardır. Modern fiziğin temel taşlarından olan [[Genel görelilik kuramı|Görelilik]] ve [[Kuantum]] kuramları, şu an üzerinde deliller toplanan, yeteri kadar test edilip güven verdiklerinde kanun konumuna yükselecek hipotezler değillerdir. Zaten bu olsa bile modern bilimde hiçbir [[Kuram|teori]] [[bilim]]in sürekli değişebilirlik ilkesine göre kanun statüsüne konulamaz.<ref>Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Kuramı ve Mekanizmaları Sy.34 "Kanunlar Bunun Neresinde?" Başlığı [[Özel:KitapKaynakları/9786054834464|ISBN 978-605-4834-46-4]]</ref> Evrim kuramı da aynı statüye sahiptir. [[Biyoloji]]deki birçok veriyi birleştirip anlaşılır kılar; henüz kanıtlanmamış, test aşamasında olan bir "tahmin" değildir. Evrim kuramı, insanlığın kökenine ilişkin sonuçları nedeniyle ortaya atıldığından bu yana sosyal ve politik alanda en çok tartışılan bilimsel kuramdır. Bunun sonucunda, kuramın bilimsel algılanışı ile popüler algılanışı oldukça farklı olagelmiştir. Evrim kuramına popüler düzeyde karşı çıkan ve onun yerine yeryüzündeki canlılığın kökeni ve çeşitliliğini doğaüstü bir yaratıcıya bağlayan akımlara genel olarak [[yaratılışçılık]] adı verilir. Evrim kuramı, üç hususta açıklamalar getirir:<ref name="Brit"/> * '''Evrimin olgusu''' ([[İng]]: ''fact of evolution'') '''-''' canlı organizmaların ortak atalardan geldikleri ve birbirleri ile akraba oldukları bilgisi. * '''Evrimsel tarih -''' Türlerin birbirlerinden tam olarak ne zaman ayrıldıkları ve bu ayrımların detayları. * '''Evrimi gerçekleştiren mekanizma ve süreçler'''. Bu basamaklardan birincisi olan evrimin olgusu, evrimin temel taşı ve son derece kesinlik arzeden bilgilere sahip olunan kısmıdır. Bu hususta Darwin'in topladığı birçok delilin üzerine yüzyıllardır birçok farklı [[biyoloji]] dalı tarafından toplanan deliller eklenmiştir. Günümüzde organizmaların evrimsel kökenlerine dair sahip olunan bilgiler, dünyanın yuvarlaklığı, [[gezegen]]lerin hareketleri ya da maddenin [[molekül]]er yapısı kadar "kesinlik arzeden" bilimsel çıkarımlardır.<ref name="Brit"/> Burada kastedilen ''kesinlik'', şüphe götürmez bir gerçekliği ifade etmektedir. Diğer iki husustaki bilimsel çalışmalar ise aralıksız devam etmekte, her geçen gün yeni bir sonuca ulaşılmaktadır. Örneğin [[şempanze]] ve [[goril]]in insana olan yakınlığının, [[babun]] veya diğer [[maymun]]lara olan yakınlıklarından daha fazla olduğu bugün kesin olarak bilinmektedir.<ref name="Brit"/> Evrim kuramının bilimsel statüsü, eğitim, din, felsefe, bilim ve politika bağlamında sıkça gündeme getirilmektedir. Bu konu daha çok [[Amerika Birleşik Devletleri]]'nde [[Hristiyanlık|Hristiyan]] cemaat ve lobilerin öncülüğünde gündeme gelmektedir. Fakat diğer ülkelerde, eğitim ve politikaya uzanmaya çalışan yaratılışçı görüşlerin savunucuları tarafından da gündeme getirilmektedir. Evrim kuramını destekleyen reddedilemez kanıtlar ve neredeyse mutlak denebilecek derecede bir [[bilimsel konsensüs]] olmasına rağmen, yaratılışçı şeklinde adlandırılan çevrelerce bilim dünyasında iki kutup varmış gibi gösterilmeye çalışılır. Yaratılışçı çevreler Amerika Birleşik Devletleri'nde, toplumdan büyük oranda destek görmediği iddiası ile Evrim Kuramı'nın okullarda bilim derslerinde okutulmasına karşı çıkmaktadır. Bu konuda Amerika'da yüzbinlerce bilim insanını temsil eden bilimsel meslek kurumları ve onun yanında 72 Nobel ödülü sahibi bilim insanı Evrim Kuramı'nı destekleyen bildiriler yayınlamıştır. Buna ek olarak açılan davalarda evrim kuramının bilimsel olduğu kabul görmüş bir teori olarak kabul edilmiş ve okullarda okutulmasının devamına karar verilmiştir. Bilimsel camianın büyük bölümü, biyoloji, paleontoloji, antropoloji ve diğer disiplinlerdeki görüngüleri açıklayan yegane kuramın Evrim Kuramı olduğunda hemfikirdir. 1987 de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre Amerika'daki doğa bilimleri alanında çalışan 500,000 bilim insanından yaklaşık %99.85'lik bir bölümünün evrim teorisini desteklediği ortaya konulmuştur. Evrim-yaratılış tartışmalarında uzman konumunda olan [http://en.wikipedia.org/wiki/Brian_Alters Brian Alters], doğa bilimleri alanlarında çalışan tüm bilim insanlarının %99.9'unun Evrim Kuramı'nı desteklediğini belirtmiştir. Benzer şekilde, dünyanın değişik ülkelerindeki bilimsel çevreler defalarca Evrim Kuramı'nın bilimsel olduğuna ilişkin bildiriler yayınlamıştır.<ref>{{Dergi kaynağı| first=PZ | last=Myers | authorlink= | title=Ann Coulter: No evidence for evolution? |date=18 Haziran 2006| publisher=scienceblogs.com | url =http://scienceblogs.com/pharyngula/2006/06/ann_coulter_no_evidence_for_ev.php | eser =Pharyngula | pages = | erişimtarihi =18 Kasım 2006}}</ref><ref>The National Science Teachers Association's [http://www.nsta.org/159&psid=10 position statement on the teaching of evolution.]</ref><ref>[http://www.interacademies.net/10878/13901.aspx IAP Statement on the Teaching of Evolution] Joint statement issued by the national science academies of 67 countries, including the [[Birleşik Krallık|United Kingdom's]] [[Royal Society]] (PDF file)</ref><ref name="AAAS Denounces Anti-Evolution Laws">From the American Association for the Advancement of Science, the world's largest general scientific society: [http://www.aaas.org/news/releases/2006/pdf/0219boardstatement.pdf 2006 Statement on the Teaching of Evolution] (PDF file), [http://www.aaas.org/news/releases/2006/0219boardstatement.shtml AAAS Denounces Anti-Evolution Laws]</ref><ref name=factfancy>[http://links.jstor.org/sici?sici=0011-3204(198806)29%3A3%3C520%3AFFAMOH%3E2.0.CO3B2-P ''Fact, Fancy, and Myth on Human Evolution'', Alan J. Almquist, John E. Cronin, Current Anthropology, Vol. 29, No. 3 (Jun., 1988), pp. 520–522]</ref> 1987 yılında Amerika'daki bilim insanları arasında yapılan bir araştırma, 480.000 bilim insanından sadece 700 bilim insanının yaratılışçı ve benzeri açıklamalara itibar ettiğini ya da Evrim Kuramı'na karşı şüphe duyduğunu göstermiştir. Ve bu 700 (%0.158) bilim insanından sadece küçük bir bölümü doğa bilimleri alanında akademik çalışma yapmaktadır.<ref>Martz, Larry; McDaniel, Ann (1987-06-29). "Keeping God Out of Class (Washington and bureau reports)". Newsweek (Newsweek Inc.) CIX (26): 22–23</ref> Son yıllarda yapılan benzeri karşılaştırmalar, Evrim Kuramı'nı bütünü ile reddeden ya da ona karşı şüphe duyan bilim insanlarının oranının yaklaşık olarak %0.054 civarında olduğunu göstermiştir. Karşı çıkanların %75.1'i biyoloji dışındaki bilim dallarında çalışmaktadır. Son yıllarda genetik biliminin gelişmesi ile kuş embriyoları üzerinde çalışan bilim insanları bazı kapalı genleri açarak kuş embriyolarında kuşların evrimsel atası olan dinozor embriyolarındakine benzer görüntülere (diş, pul, boyun ve kuyruk yapısı) ulaşmışlar,<ref>http://www.paleogenetics.com/evodevo.html</ref><ref>http://ac.els-cdn.com/S0960982206000649/1-s2.0-S0960982206000649-main.pdf?_tid=e44101ba1f5c7b708c4d43cfc27312f1&acdnat=1334307433_916a65d854a12df0e3ea650869633f59</ref> Avustralya'daki diğer bilim insanları ise değişik canlılar üzerinde evrimin hızını (yüz bin yılda gerçekleşen genetik mutasyon oranı) ölçmeyi başarmışlardır.<ref>http://teknoloji.milliyet.com.tr/evrimin-hizi-olculdu-/uzay/haberdetay/04.01.2010/1181635/default.htm</ref><ref>http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=1433</ref> === Steve Projesi === {{Ana|Steve Projesi}} Yaratılışçıların, "evrim konusunda [[bilimsel konsensüs]] olmadığı" yönündeki iddialarını çürütmek için, [[ABD Ulusal Bilimler Akademisi]], ''[[Steve Projesi]]'''ni başlatmıştır. Bu projenin amacı, isminde sadece Steve geçen bilim insanlarının kaç tanesinin Evrim Kuramı'nı desteklediğini ortaya koymaktır. Ortaya çıkan liste ([http://www.ncseweb.org/resources/articles/meter.html Steve-o-metre]) çoğunluğu biyoloji dallarında çalışan, isimlerinde Steve sözcüğü ya da bu ismin değişik telaffuzları geçen bilim insanlarını sıralamakta ve Yaratılışçılar ile [[Yeni Yaratılışcı|Yeni Yaratılışçı]]ların yayınlamış oldukları listelerden daha kalabalık olduğunu göstermektedir. Evrimi kabul eden sadece Steve isimli bilimadamları, evrimi kabul etmeyen tüm bilim insanlarından daha fazladır. Bu projede ''James'' gibi çok daha yaygın (1. sırada<ref>[http://www.census.gov/cgi-bin/namesearch.pl ABD Nüfus İdaresi Resmi Sitesi, James isminin görülme sıklığı verileri (İngilizce)]</ref>) bir isim yerine ''Steve'' gibi çok daha az kullanılan (74. sırada<ref>[http://www.census.gov/cgi-bin/namesearch.pl ABD Nüfus İdaresi Resmi Sitesi, Steve isminin görülme sıklığı verileri (İngilizce)]</ref>) bir ismin seçilmesi de araştırmanın sonuçlarının güvenilirliğini desteklemektedir. Bilimsel konular, elbette kimin listesinin daha uzun olduğu temelinde tartışılmamalıdır fakat dünyada bilim dünyasında bir çelişkinin olmadığını, tam tersine çok güçlü bir konsensüsün olduğunu göstermesi açısından [[Steve Projesi]] eğlendirici bir örnektir. == Uygulama alanları == :''Daha fazla bilgi: [[Yapay seçilim]] ve [[Genetik algoritma]]'' Evrimsel biyolojide kullanılan kavram ve modellerin, özellikle doğal seçilimde, birçok uygulamaları mevcuttur.<ref name=Bull>{{Dergi kaynağı|author=Bull JJ, Wichman HA |title=Applied evolution |journal=Annu Rev Ecol Syst |volume=32 |issue=1 |pages=183–217 |year=2001 |doi=10.1146/annurev.ecolsys.32.081501.114020 |ref=harv}}</ref> [[Yapay seçilim]], canlı popülasyondaki istenilir bir özelliğin bilinçli olarak seçilimidir. Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Doebley JF, Gaut BS, Smith BD |title=The molecular genetics of crop domestication |journal=Cell |volume=127 |issue=7 |pages=1309–21 |year=2006 |pmid=17190597 |doi=10.1016/j.cell.2006.12.006 |ref=harv}}</ref> Daha yakın bir zamanda, bu tür yapay seçilim yöntemleri, antibiyotik direnç genleri oluşturmada ve DNA yapısını değiştirmede seçilebilir işaretler kullanılarak [[genetik mühendisliği]]n önemli bir parçası haline gelmiştir. Laboratuvar ortamında oluşturulan mutasyon döngülerinde ve bunu izleyen yapay seçilimde, [[yönlendirilmiş seçilim]]<!--directed evolution--> denilen bir süreç ile, örneğin modifiye edilmiş [[enzim]]ler ve yeni [[antikor]]lar gibi değerli özelliklere sahip proteinler evrilebilmiştir.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Jäckel C, Kast P, Hilvert D |title=Protein design by directed evolution |journal=Annu Rev Biophys |volume=37 |issue=1 |pages=153–73 |year=2008 |pmid=18573077 |doi=10.1146/annurev.biophys.37.032807.125832 |ref=harv}}</ref> Organizmanın evrimi sırasında meydana gelen değişiklikleri anlamak, yeni vücut parçaları ve uzuvları oluşturmak için gerekli olan genler ile insanlardaki [[genetik bozukluk]]lar ile ilişkili olabilecek diğer genleri ortaya çıkarabilir.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Maher B. |title=Evolution: Biology's next top model? |journal=Nature |volume=458 |issue=7239 |pages=695–8 |year=2009 |doi=10.1038/458695a |pmid=19360058 |ref=harv}}</ref> Örneğin, ''[[Astyanax mexicanus]]'' evrimsel gelişimi sırasında görme özelliğini kaybetmiş olan ve karanlıkta yaşayan [[albino]] bir mağara balığıdır. Görme özelliğini yitirmiş bu kör balık türünün farklı popülasyonlarının birbirleriyle üremesi sonucu, farklı mağaralarda evrimleşmiş olan yalıtılmış popülasyonlarda farklı mutasyonlar ortaya çıktığı için görme özelliğine sahip yavru bireyler meydana gelebilmektedir.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Borowsky R |title=Restoring sight in blind cavefish |journal=Curr. Biol. |volume=18 |issue=1 |pages=R23–4 |year=2008 |pmid=18177707 |doi=10.1016/j.cub.2007.11.023 |ref=harv}}</ref> Bu gözlem, görme ve pigmantasyon için gerekli olan genleri tespit etmede yardımcı olmuştur.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Gross JB, Borowsky R, Tabin CJ |editor1-last=Barsh |editor1-first=Gregory S. |title=A novel role for Mc1r in the parallel evolution of depigmentation in independent populations of the cavefish Astyanax mexicanus |journal=PLoS Genet. |volume=5 |issue=1 |pages=e1000326 |year=2009 |pmid=19119422 |pmc=2603666 |doi=10.1371/journal.pgen.1000326 |ref=harv}}</ref> [[Bilişim bilimi]]nde, [[evrimsel algoritma]]lar ve [[yapay yaşam]] kullanılarak oluşturulan evrim simülasyonları 1960'lı yıllarda başlamış ve [[yapay seçilim]] simülasyonları ile genişletilerek devam etmiştir.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Fraser AS |title=Monte Carlo analyses of genetic models |journal=Nature |volume=181 |issue=4603 |pages=208–9 |year=1958 |pmid=13504138 |doi=10.1038/181208a0 |ref=harv|bibcode = 1958Natur.181..208F }}</ref> Yapay evrim, [[İngo Rechenberg]]'in çalışmalarının bir sonucu olarak 1960'lı yıllarda yaygın olarak tanınan bir optimizasyon yöntemi oldu. Rechenberg, karmaşık mühendislik problemlerini çözmek için [[Evrim stratejisi|evrim stratejileri]] kullanmıştır.<ref>Rechenberg, Ingo (1973) (in German). ''Evolutionsstrategie – Optimierung technischer Systeme nach Prinzipien der biologischen Evolution (PhD thesis)''. Fromman-Holzboog.</ref> [[Genetik algoritma]]lar, özellikle [[John Holland]]'ın çalışmaları sayesinde popülerlik kazanmıştır.<ref>Holland, John H. (1975). ''Adaptation in Natural and Artificial Systems''. University of Michigan Press. ISBN 0-262-58111-6.</ref> Pratik uygulamalar arasında, bilgisayar programlarının özgüdümsel olarak kendi kendilerini geliştirmeleri ve otomatik olarak evrilmeleri de gösterilebilir.<ref>Koza, John R. (1992). ''Genetic Programming''. MIT Press. ISBN 0-262-11170-5.</ref> Evrimsel algoritmalar günümüzde, tasarımcılar yani insanlar tarafından üretilen yazılımlardan daha verimli bir şekilde çok boyutlu sorunları çözmek ve aynı zamanda sistemlerin tasarımını optize etmek için kullanılmaktadır.<ref>{{Dergi kaynağı|author=Jamshidi M |title=Tools for intelligent control: fuzzy controllers, neural networks and genetic algorithms |journal=Philosophical transactions. Series A, Mathematical, physical and engineering sciences |volume=361 |issue=1809 |pages=1781–808 |year=2003 |pmid=12952685 |doi=10.1098/rsta.2003.1225 |ref=harv|bibcode = 2003RSPTA.361.1781J }}</ref> == Sosyal ve kültürel tepkiler == :''Ayrıca bakınız: [[Akıllı tasarım davası]] ve [[Scopes Davası]]'' [[Dosya:Editorial cartoon depicting Charles Darwin as an ape (1871).jpg|sağ|upright|thumb|200px|Evrim kuramının yaygın olarak kabul edilmeye başlandığı 1870'lerde [[Charles Darwin]]'in evrimi sembolize eden [[maymun]] figürleriyle resmedildiği bir [[karikatür]]ü.<ref name=Browne2003e>{{Dergi kaynağı|author=Browne, Janet |title=Charles Darwin: The Power of Place |publisher=Pimlico |location=London |year=2003 |pages=376–379 |isbn=0-7126-6837-3}}</ref>]] 19. yüzyılda, özellikle 1859 yılında ''"[[Türlerin Kökeni]]"'' isimli kitabın yayınlanmasından sonra, yaşamın evrimleştiği fikri, evrimin felsefi, sosyal, dini çıkarımları hakkındaki akademik tartışmaların önemli bir kaynağı olmuştur. Günümüzde, [[modern evrimsel sentez]], bilim insanlarının büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmektedir.<ref>Kutschera U, Niklas K (2004). "The modern theory of biological evolution: an expanded synthesis". ''Naturwissenschaften'' '''91''' (6): 255–76. [[Bibcode]] [http://adsabs.harvard.edu/abs/2004NW.....91..255K 2004NW.....91..255K]. [[doi]]: [http://dx.doi.org/10.1007%2Fs00114-004-0515-y 10.1007/s00114-004-0515-y]. [[PMID]] [http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15241603 15241603].</ref> Ancak, evrim, bazı [[Teizm|teistler]] için tartışmalı bir kavram olarak kalmıştır.<ref>For an overview of the philosophical, religious and cosmological controversies, see: {{Dergi kaynağı|authorlink=Daniel Dennett|last=Dennett|first=D|title=Darwin's Dangerous Idea: Evolution and the Meanings of Life|publisher=Simon & Schuster|year=1995|isbn=978-0-684-82471-0}}<br />*For the scientific and social reception of evolution in the 19th and early 20th centuries, see: {{Dergi kaynağı|last = Johnston|first = Ian C.|title = History of Science: Origins of Evolutionary Theory|work = And Still We Evolve|publisher = Liberal Studies Department, Malaspina University College|url =http://records.viu.ca/~johnstoi/darwin/sect3.htm| erişimtarihi =24 Mayıs 2007}}<br />*{{Dergi kaynağı|authorlink=|last=Bowler|first=PJ|title=Evolution: The History of an Idea, Third Edition, Completely Revised and Expanded|publisher=University of California Press|isbn=978-0-520-23693-6|year=2003}}<br />*{{Dergi kaynağı|author=Zuckerkandl E |title=Intelligent design and biological complexity |journal=Gene |volume=385 |pages=2–18 |year=2006 |pmid=17011142 |doi=10.1016/j.gene.2006.03.025 |ref=harv}}</ref> [[Teistik evrim]] gibi kavramlar üzerinden kendi inançları ile evrim olgusu arasında bir uzlaşı sağlayabilmiş çeşitli din ve mezhepler olduğu gibi, evrimin dinsel kaynaklarda yer alan yaratılış [[Mitoloji|mitleriyle]] çeliştiğine inanan ve evrim olgusuna karşı itirazlarda bulunan [[Yaratılışçılık|yaratılışçılar]] da bulunmaktadır.<ref>Scott EC, Matzke NJ (2007). [http://www.pubmedcentral.nih.gov/articlerender.fcgi?tool=pmcentrez&artid=1876445 "Biological design in science classrooms"]. Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A.. 104 1 (suppl_1): 8669–76</ref><ref name=Ross2005>{{Dergi kaynağı|author = Ross, M.R.|year = 2005|title = Who Believes What? Clearing up Confusion over Intelligent Design and Young-Earth Creationism|journal = Journal of Geoscience Education|volume = 53|issue = 3|page = 319|url = http://www.nagt.org/files/nagt/jge/abstracts/Ross_v53n3p319.pdf|accessdate =28 Nisan 2008|ref = harv}}</ref><ref>{{Dergi kaynağı|doi = 10.1126/science.1163672|volume = 322| issue = 5908|pages = 1637–1638| last = Hameed| first = Salman| başlık = Science and Religion: Bracing for Islamic Creationism| journal = Science| erişimtarihi = 2009| tarih =12 Aralık 2008| url = http://helios.hampshire.edu/~sahCS/Hameed-Science-Creationism.pdf|pmid = 19074331|ref = harv}}</ref> 1844 yılında yayınlanan "''Doğal Yaratılış Tarihinin İzleri"'' (İng:''Vestiges of the Natural History of Creation'') isimli bir kitapta verilen tepkilerin gösterdiği gibi, evrimsel biyolojinin en tartışmalı yönünün, insanların genel olarak maymun olarak adlandırılan şempanze, goril gibi canlılarla ortak bir ataya sahip olması ve modern taksonomide insanın da bir maymun türü olarak kabul ediliyor olması insanlığın zihinsel ve ahlâki birimlerinin, hayvanlardaki diğer kalıtımsal özellikler gibi doğal nedenlere dayandığı ve genelde [[insan evrimi]] ile ilgili olan diğer çıkarımlar olduğu görülmektedir.<ref name=bowler>{{Dergi kaynağı|last=Bowler|first=Peter J.|authorlink=|title=Evolution:The History of an Idea|publisher=University of California Press|year=2003|isbn=0-520-23693-9}}</ref> Bazı ülkelerde, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde, bilim ve din arasındaki bu gerilimler, siyasete ve millî eğitime odaklanmış dinsel bir çatışma şeklinde günümüzde mevcut olan Yaratılışçılık ve Evrim Kuramı tartışmalarının ortaya çıkmasına yol açmıştır.<ref>{{Dergi kaynağı|author = Spergel D. N. |title=Science communication. Public acceptance of evolution |journal=Science |volume=313 |issue=5788 |pages=765–66 |year=2006 |pmid=16902112 |doi=10.1126/science.1126746|last2 = Scott|first2 = EC|last3 = Okamoto|first3 = S|ref = harv}}</ref> [[Fiziksel evrenbilim|Kozmoloji]] ve [[yer bilimleri]] gibi diğer bilimsel alanlarda da birçok dini metinlerin yorumlanması ile ilgili tartışmalar mevcut olsa da, [[evrimsel biyoloji]] bunlardan çok daha fazla bir dini muhalefete maruz kalmaktadır. Evrimin Amerikan lise biyoloji derslerindeki öğretimi, 20. yüzyılın ilk yarısında fazlaca yaygın değildi. Maymun Davası olarak da bilinen 1925 tarihli [[Scopes Davası]]'nda alınan kararlar, evrim konusunun Amerikan lise biyoloji kitaplarında genç nesiller için çok nadir olarak ele alınıp işlenmesine ve evrim karşıtı yasaların 1960'lı yıllara kadar çeşitli eyaletlerde yürürlükte kalmasına neden olmuştur. Ancak bir nesil sonra, evrim konusu biyoloji derslerinde yavaş yavaş tekrar ele alınmaya başlanmış ve 1968 tarihinde bir devlet lisesinde biyoloji öğretmeni olan Susan Epperson'un bu durumu mahkemeye götürmesi ile sonuçlanan ''Epperson vs. Arkansas'' davasının temyiz sonuçları ardından, bilimsel bir teorinin yasaklanmasının anayasaya aykırı olduğu kararı alınarak evrim kuramı yasal olarak korunma altına alınmıştır. O zamandan beri, yaratılışçıların eğitim müfredatındaki hâkimiyetleri azalmaya başlayarak bunu takip eden 1970'li ve 1980'li yıllarda, eğitim programlarında alınan çeşitli kararlarla, orta öğretim müfredatında karşıt yaratılışçı düşüncelerin öğretilmesine yasal olarak izin verilmemiş ve bu sefer [[Akıllı tasarım]] olarak geri döndüğünde, Dover davası olarak da bilinen 2005 tarihli [[Akıllı tasarım davası|Kitzmiller v. Dover Area School]] davasında akıllı tasarımın bilim olmadığı ve okullarda bilimmiş gibi öğretilemeyeceğine karar verilerek bir kez daha devlet okullarından dışlanmıştır.<ref>[http://www.bioone.org/doi/full/10.1641/B570313 Understanding Creationism after Kitzmiller] 2007</ref> === Günümüzde halkın evrime bakışı === {| class="wikitable" style="float:right; margin:0.5em;" |- |colspan=12|'''Dini inanca göre ABD'de evrime destek oranının dağılımı''' |- | <div style="width:2.6em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Budist</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:8.1em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">81</span></div> | <div style="width:2.6em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Hindu</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:8em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">80</span></div> | <div style="width:2.6em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Musevi</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:7.7em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">77</span></div> | <div style="width:3.2em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Bağlımsız</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:7.2em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">72</span></div> | <div style="width:2.6em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Katolik</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:5.8em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">58</span></div> | <div style="width:2.9em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Ortodoks</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:5.4em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">54</span></div> | <div style="width:3.2em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Protestan</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:5.1em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">51</span></div> | <div style="width:3.2em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Müslüman</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:4.5em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">45</span></div> | <div style="width:3.9em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Siyah Prot.</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:3.8em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">38</span></div> | <div style="width:3.2em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Evanjelik</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:2.4em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">24</span></div> | <div style="width:2.6em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Mormon</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:2.2em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">22</span></div> | <div style="width:3.9em;height:17em;position:relative;z-index:100;padding:0;margin:0"><span style="font-size:70%">Yehova Şahitleri</span> <div style="background:#ace;position:absolute;bottom:2em;left:.2em;width:1.2em;height:0.8em;z-index:3;overflow:hidden"> </div> <div style="color:blue;position:absolute;bottom:.5em;left:0;width:1.6em;height:1.5em;text-align:center"><span style="font-size:70%">8</span></div> |- |colspan=12|<span style="font-size:70%">'''Kaynak''':U.S.Religious Landscape Survey (6/2008)<ref>[http://pewforum.org/docs/?DocID=392 Religious Differences on the Question of Evolution], Pew Forum, 2009-2-4</ref><br /> '''Açıklama''':Evrimin yeryüzünde insanın kökenine dair en iyi açıklama olduğunu kabul edenlerin oranı [[%]]<br /> '''Dipnotlar''':<br /> ''Siyah Prot.'': Geleneksel Afro Amerikan Protestanları<br /> ''Protestanlar'': Ana akım Protestanları<br /></span> |} 2005 yılında, ABD [[Michigan Üniversitesi|Michigan Eyalet Üniversitesi’nden]] bir grup bilim insanının hazırladığı ve gelişmiş ülkeler seviyesindeki 34 ülkeyi içeren bir çalışmada, "evrimi doğru kabul edenlerin oranı" yaklaşık %27 ile en düşük Türkiye'de bulunmuştur.<ref name="NG">[http://news.nationalgeographic.com/news/2006/08/060810-evolution.html nationalgeographic.com]</ref> Türkiye'den sonra ise %40 ile, [[akıllı tasarım]] akımının ortaya çıktığı [[Amerika Birleşik Devletleri|ABD]] yer almaktadır. Yine aynı araştırmaya göre, özellikle [[insanın evrimi]] en fazla Türkiye’de % 51 ile reddedilmişken ardından Türkiye’yi % 39 ile ABD izlemektedir. Gelişmiş [[Avrupa]] devletlerinde evrimin doğru kabul edilme oranları Türkiye'den ve [[Amerika Birleşik Devletleri|ABD]]'dan çok daha yüksektir. [[İzlanda]]'da halkın %80'inden fazlası, [[Danimarka]], [[Fransa]], [[Birleşik Krallık]], [[Japonya]]'da yaklaşık %80'i evrimi kesin olarak doğru kabul etmektedir. Geri kalanların büyük bir kısmı ise emin olmadığını belirtmiştir.<ref name="NG"/> [[Amerika Birleşik Devletleri|ABD]] [[Michigan Üniversitesi|Michigan Eyalet Üniversitesi’nden]] Prof. Jon D. Miller ve ekibinin yayınladıkları araştırmaya göre örneğin, ABD'de 1484 denek arasında “bugün bildiğimiz insan daha önceki hayvan türlerinden evrimleşerek gelişmiştir” ifadesini doğru bulanların oranı % 40 iken, ifadeyi "yanlış" bulanların oranı % 39 ve "emin olmayanların" oranı ise % 21 olarak belirtilmiştir. Türkiye’deki oran ise sırasıyla, "doğru" % 27, "yanlış" % 22 ve "emin değilim" % 51 olarak verilmiştir. Soru, farklı bir şekilde “insanlar Tanrı tarafından bugünkü haliyle yaratıldılar, yaşamın daha önceki biçimlerinden evrilmediler” diye sorulduğunda, evrimi reddedenlerin oranı % 62 olarak artmış, "yanlış" bulanların oranı % 36 iken "emin olmayanların" oranı ise % 2'de kalmıştır.<ref>[[Science (dergi)|Science]] 11. Ağustos. 2006 tarihli 5788. sayısı, cilt 313</ref> Amerikalı deneklerin [[insanın evrimi]]ne dair tereddütleri ve itirazları varken buna karşın [[hayvan]] ve [[bitki]]lerin evrimini ise daha kolay kabullendikleri de bu araştırmanın ortaya çıkardığı başka bir sonuçtur. Nitekim soru değiştirildiğinde, “bazı bitki ve hayvan türleri, milyonlarca yıllık süre içinde uyum sağlayıp hayatta kalırken, diğer türler öldüler ve nesilleri tükendi” ifadesini "doğru" bulanların oranı % 78 ile yüksek olup "yanlış" bulanların oranı ise sadece % 6 oranında seyretmektedir.<ref name="Dr. Kenan Ateş">Dr. Kenan Ateş, [http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=190 İkili Sarmal - Evrim neden ABD ve Türkiye'de az benimseniyor?], [[Bilim ve Gelecek]], Dergi arşivi, Sayı 31</ref> Miller, Scott ve Okamoto’nun (2005 ve 2006) 34 ülkede yaptıkları bu çalışmanın sonuçları evrimsel yaklaşıma ilişkin gittikçe azalan bir genel kabul düzeyine işaret etmektedir. Nitekim, bu çalışmanın önemli bulgularından birisi de, Türkiye ve ABD’de, evrimsel süreçten habersiz ya da evrim konusunda kararsız olanların oranı 1985 yılında %7 iken, bu oranın 2005 yılında %21’e yükselmiş olmasıdır. Böylece, bu ülkelerde her beş yetişkinden birisi evrimden ya habersiz ya da bu konuda kararsız hale gelmiştir.<ref>Hakan Çetinkaya, [http://egitim.ege.edu.tr/efdergi/arsiv/2006_7_1/makale_1.pdf "Evrim, Bilim ve Eğitim Üzerine"], Eğitim Fakültesi, Ege Eğitim Dergisi, 2006 (7) 1:1-21</ref> ==== Türkiye ==== [[Bilim ve Ütopya]] dergisinde Ekim 2001 tarihinde yayınlanan "Safsata Anketi" isimli başka bir araştırmada ise [[İstanbul Üniversitesi]], [[Ankara Üniversitesi]] ve [[ODTÜ]] gibi çeşitli üniversitelerin [[tıp]], [[biyoloji]], [[fizik]], [[kimya]], [[astronomi]], [[jeoloji]] gibi [[doğa bilimleri]] fakültelerindeki 1. ve 4. sınıf öğrencilerine "insan soyunun [[Havva]] ve [[Adem]]’den geldiği görüşüne inanıp inanmadıkları" sorulmuş ve [[İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi|İÜ Fen Fakültesi]] Biyoloji Bölümü 1. sınıf öğrencileri bu soruya % 73.13 ile "inanıyorum", % 16.42 ile "olabilir" ve % 10.45 ile "inanmıyorum" cevabı vermiştir. Aynı üniversitenin 4. sınıf Biyoloji bölümü öğrencileri ise % 75.00 "inanıyorum", % 18.75 "olabilir" ve % 6.25 "inanmıyorum" olarak yanıtlamışlardır. Bu oran [[İÜ]] [[Cerrahpaşa Tıp Fakültesi]] 1. sınıf öğrencilerinde sırasına göre % 66.67, % 16.67 ve % 16.67 iken 4. sınıf öğrencilerinde ise % 74.71, % 9.20 ve % 16.09 ve [[İÜ]] [[İstanbul Tıp Fakültesi]] 1. sınıf öğrencilerinde % 67.86, % 21.43 ve % 10.71 iken, 4. sınıf öğrencilerinde ise % 80.00, % 20.00 ve % 0.00 olmuştur.<ref>Okt. Osman SAÇIKARA, [http://web.adu.edu.tr/akademik/osacikara/safsata.htm Safsata Anketi ve Bilimsel Düşünce], Adnan Menderes Üniversitesi, 16 Aralık 2004</ref> Halkın evrime bakış açısının altında yatan nedenlere dair Türkiye'nin kendine özgü sorunları olduğu (Dr. Kenan Ateş), Türkiye’nin hızlı [[küreselleşme]]ye hazırlıksız yakalanmış olması (Seçkin ve Okçabol, 2006), [[Kur’an]]’da anlatılan insanın [[yaratılış]] öyküsününün bilimin bulgularıyla çeliştiğinin düşünülmesi, bu anlamda [[Antroposantrizm|insanı diğer canlılardan ayrı tutma eğilimi]] ve Türkiye'nin Avrupa'da olduğu gibi bir [[Aydınlanma Çağı|Aydınlanma]] döneminden geçmemiş olması gibi düşünceler öne sürülmüşse de evrim kuramının neden az benimsendiğine ve toplumdaki kabullenebilirlik seviyesine dair daha birçok sosyokültürel araştırmaların yapılması önem taşımaktadır.<ref name="Dr. Kenan Ateş"/> ==== Brezilya ==== [[Brezilya]]'da yapılan 2010 tarihli bir ankette, [[teistik evrim]]e inandıklarını söyleyen veya evrimin Tanrı tarafından yönlendirildiğini düşünenlerin oranı % 59 olarak tespit edilirken evrimi reddeden [[Yaratılışçılık|yaratılışçıların]] oranı % 25 ve evrimin herhangi bir ilahi güce gerek kalmadan oluştuğunu söyleyenlerin oranı ise % 8 olarak tespit edilmiştir.<ref>[http://www1.folha.uol.com.br/folha/ciencia/ult306u715507.shtml 59% dos brasileiros acreditam em Deus e também em Darwin]</ref> ==== Kanada ==== [[Kanada]]'da yapılan bir araştırmada ise, insanın daha az gelişmiş yaşam formlarından oluştuğunu düşünenlerin oranı % 59 olarak tespit edilirken insan ve [[dinozor]]ların yeryüzünde aynı zamanda ve aynı dönemde yaşadıklarına inanan Kanadalıların oranı ise % 42 olarak belirlenmiştir. Tanrının insanı son 10.000 yıl içinde bugünkü haliyle yarattığına inanan Kanadalıların oranı ise % 22.<ref>[http://www.angus-reid.com/wp-content/uploads/archived-pdf/ARS_Evo_Cre.pdf Angus Reid Polls]</ref> ==== Birleşik Krallık ==== "Hayatın kökeni ve gelişimi" üzerine [[Birleşik Krallık]]'ta yapılan 2006 tarihli bir araştırma anketinde katılımcıların yaşamın kökenine dair üç farklı açıklama arasında bir seçim yapılmaları istenmiş ve deneklerin % 22'si [[Genç Dünya yaratılışçılığı]]nı, % 17'si ise [[Akıllı tasarım]]ı ve % 48'i ise evrim kuramını (açıkça tanrısal bir rol olmadan) tercih etmişlerdir. Diğerleri ise kararsız kalmıştır.<ref>[http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/4648598.stm Britons unconvinced on evolution]</ref><ref>[http://www.mori.com/polls/2006/bbc-horizon.shtml BBC Survey On The Origins Of Life]</ref> ==== Avustralya ==== [[Avustralya]]'daki 2009 tarihli anket, Avustralyalıların neredeyse dörtte birinin insanın [[İncil]]'deki yaratılışına inandığını, % 32'nin Tanrı tarafından yönlendirilen bir evrime ve % 42'nin de yaşamın kökeni için "tamamen bilimsel" bir açıklamaya inandıklarını ortaya koymuştur.<ref>{{Dergi kaynağı|url=http://www.theage.com.au/national/god-is-still-tops-but-angels-rate-well-20091218-l5v9.html|title=God is still tops but angels rate well|author=JACQUELINE MALEY|date=19 Aralık 2009|publisher=The Age|ref=harv|postscript=<!--None-->}}</ref> 2010 yılında Auspoll ve [[Avustralya Bilim Akademisi]]<!--Australian Academy of Science--> tarafından yapılan bir anket ise Avustralyalıların yaklaşık % 80'inin, evrimin günümüzde de hâlâ oluştuğunu ve devam ettiğini düşündüklerini ortaya koymuştur. Bu ankette Avustralyalıların % 10'u evrime inanmazken % 11'i ise emin olmadıklarını belirtmiştir.<ref>[http://www.fasts.org/images/News2010/science%20literacy%20report%20final%20270710.pdf Science literacy in Australia] Federation of Australian Scientific and Technological Societies and Australian Academy of Science (PDF file)</ref> == Ayrıca bakınız == {{Sütun-başla}} {{Sütun-3}} * [[Paleontoloji]] * [[İnsanın evrimi]] * [[Moleküler saat]] * [[Doğal seçilim]] {{Sütun-3}} * [[Darwinizm]] * [[Jean-Baptiste Lamarck]] * [[Modern evrimsel sentez]] * [[Stephen Jay Gould]] {{Sütun-3}} {{Portal|Evrimsel biyoloji}} * [[Richard Dawkins]] * [[Ali Demirsoy]] * [[Douglas Futuyma]] * [[Abiyogenez]] {{Sütun-sonu}} == Kaynakça == * {{Britannica|197367}} * [http://www.killerplants.com/plant-of-the-week/20020204.asp Boğa boynuzlu akasya] KillerPlants.com {{İng.}} === Dipnotlar === {{kaynakça|3}} == Dış bağlantılar == {{Commons kategori|Evolution}} {{vikisöz}} * [http://www.evrimianlamak.org/ Evrimi Anlamak] Berkeley Üniversitesinin "Understanding Evolution" isimli sitesinin Türkçe çevirisi * [http://darwin-online.org.uk/ Darwin´in bütün eserleri (İngilizce)] * [http://evrimcaliskanlari.org/blog Evrim Çalışkanları] Evrim üzerine arşiv yapan bir blog * [http://www.alinteri.org/index.php?p=2636 Tiktaalik'in babası da bulundu] * [http://anhedonik.googlepages.com/time.html Time Dergisi'nin "What Makes Us Different" adlı makalesinin Türkçe tercümesi (Bizi Farklı Kılan Nedir?)] * [http://elestiri.org/evrim-teorisi/ Evrim Teorisi'nin Türkiye'deki bilinci hakkında bir eleştiri] * [http://dergipark.ulakbim.gov.tr/trkefd/article/view/5000081071/5000075390 Eğitim Fakültesi Dergisi - Biyoloji öğretim programında evrim kuramı] === Videolar === * [https://www.youtube.com/watch?v=o203sDRcQB4 Dünyanın oluşumu ve yaşamın başlangıcı - Çİzgifilm] * [http://www.youtube.com/watch?v=xj4nYRQjUYE Evrim gerçeği] * [http://www.youtube.com/watch?v=FTvRV1gruXA&list=PL3386F06A988E175A Balinaların evrimi] * [http://www.youtube.com/playlist?list=PL42oFb4iYcS48Qc6Y5pI1Rnlil-Jw5psB "1 dakikada Evrim"] * [http://www.youtube.com/watch?v=VEHpu1I0TXs Evrim teorisi karşıtı 10 iddiaya cevaplar] * [http://www.youtube.com/watch?v=V7ym4C0i7V0 Bir evrim simülasyonu] * [https://www.youtube.com/watch?v=B_4Rr8yeYec Big Family - Geçmişe Yapılan Hayali Yolculuk] === Basından ilgili haberler === * [http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=183650 Radikal: Evrimde kayıp halka bulundu] [http://www.hurriyet.com.tr/yasam/4214985.asp?gid=69 Hürriyet(2)] * [http://www.hurriyet.com.tr/pazar/4298335.asp Hürriyet: Evrimin moleküler temelde kanıtlanması] * [http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5097901.asp?gid=59 Hürriyet: İnsanın köklerinin tarihi yeniden oluşuyor] * [http://www.hurriyet.com.tr/bilim/5403141.asp Hürriyet: Sudan karaya geçişte en önemli kayıp halka bulundu: Gogonasus] * [http://ngm.nationalgeographic.com/ngm/0411/feature1/ National Geographic: Was Darwin Wrong?] == Kitaplar == * Türlerin Kökeni - Charles Darwin, Janet Browne (Versus Kitap, Ağustos 2008) * Yaşamın Tüm Çeşitliliği, İlerleme Mitosu - [[Stephen Jay Gould]] (Versus Kitap, Ocak 2009) * Charles Darwin'in Özyaşam Öyküsü - Derleyen Francis Darwin (Daktylos Yayınları, Nisan 2009) * [http://www.tubitak.gov.tr/sid/0/cid/1530/index.htm Kör Saatçi - Richard Dawkins, (Tübitak Yayınları]) * Gerçeğin Büyüsü - Richard Dawkins ''(Editör: [http://www.biyolokum.com/2012/12/sadece-miniklere-degil-buyuklere-de-gercegin-buyusu/ B. Duygu Özpolat])'' (Kuzey Yayınları, Kasım 2012) * Gen Bencildir - Richard Dawkins (Kuzey Yayınları) * Evrim Atlası - Peter Barrett, Douglas Palmer (İş Bankası Kültür Yayınları) {{Biyoloji}} {{Evrim}} [[Kategori:Evrim| ]]