Albert Şveytser

Vikipediya, açıq ensiklopediya
Keçid et: naviqasiya, axtar
Albert Şveytserin Artur Uilyam Hayntzelman tərəfindən hazırlanmış qravürü

Albert Şveytser (d. 14 dekabr 1875 - ö.4 sentyabr 1965), 1952 Nobel Sülh mükafatı sahibi Alman humanitar doktor, filosof, musiqiçi, teoloq, heyvansevər ve anti-nüvə aktivi. Albert Şveytser, iki doktorluğuna rəğmən tibb doktoru olmağa qərar verdi; Afrikada doktorluq etmə məqsədilə 30 yaşından sonra tibb təhsili aldı; Qabonda bir xəstəxana qurdu və yaşamını bölgə əhalisinin sağlamlığına həsr etdi. Gəlişdirdiyi "yaşama sayğı fəlsəfəsi" ilə bugünkü əhatəçi və heyvansevər hərəkətlərin qabaqcılı qəbul edilir.

Həyatı[redaktə]

Albert Şveytser o dönemlerde Almanyanın günümüzde ise Fransanın bir parçası olan Alsaceda (Alsas), bir keşişin oğlu olaraq dünyaya geldi. Albert Şveytser, Jan Pol Sartrin anasının kuzenidir. Kiçik yaşdan etibaren orga qarşı böyük tutqusu və istedadı vardı, Avropanın en yaxşı orgcuları tərəfindən öyrədildi; zamanla org yapımı mövzusunda dünyanın en yaxşı mütəxəssislərindən biri oldu.

1893-cü ildə Strasburq Üniversitetində fəlsəfə öğrenimine başladı ve 1899-cu ildə doktorluğunu tamamladı. Eyni ildə Strasburqdaki St. Nicholas Kilisesində din görevlisi olaraq atandı. Ertesi il Teologiyadan doktorluğunu tamamladı və çeşidli dini məktəblərdə yöneticilik yaptı. 29 yaşına geldiğinde biri teoloji alanında, bir başkası Kant hakkında ve bir diğeri Baxın yaşam öyküsü haqqında olmak üzre üç kitab yazaraq musiqi, din ve fəlsəfə alanlarında değerli katkılarda bulunmuştu; ayrıca org yapımı hakkında da eserler verdi.

Hep insanlığa doğrudan xidmət etmek üçün böyük bir istək duyan Şveytser, 1904-cü ildə təsadüfən Paris Misyoner Topluluğunun yayınladığı bir dərgide Fransız kolonisi Qabonda çalışacaq doktor arandığını okudu. Bu ilan üzerine yaptığı araştırma onu, "beyaz adamın" "siyah adama" yaptığı kötülükler ve haksızlıklar üzerine düşünmeye sevk etti. Uzun süredir kendini adayacağı bir insanlık hizmeti arıyordu. Yetimhane kurma ve benzeri girişimleri bürokratik engeller yüzünden gerçekleşememişti. Misyoner çalışmalara hiçbir zaman ilgi duymamıştı; Afrikalılara vaaz vermeye niyeti yoktu ancak doktorluk yaparak beyaz adamın onlara verdiği zararı telafi etmeye çalışabilirdi. Afrika, o yıllarda kara kıta olarak anılıyordu; Avrupa'dan Afrika'ya gitme yürekliliğini gösteren araştırmacı ve misyonerlerin çoğu orada hastalanarak yaşamını yitiriyordu. Buna rağmen Avrupa'daki konforlu yaşamını terkederek Afrika'da doktorluk yapmaya karar verdi. 1905'te dostlarına ve akrabalarına yazdığı mektuplarda tıp eğitimi almaya başlayacağını ve istikamatinin Afrika olduğunu söylüyordu. Bu değişikliğin nedenini ise artık elleriyle çalışmayı arzulaması, yıllardır kelimelerle uğraşmaktan ve sevgi dininden bahsetmekten bıkmışlığı, artık onu uygulamaya geçirmek isteği olarak açıklıyordu. Çevresi onun bu düşüncelerine olumsuz tepki verdi. Kendisini anlayan ve destek olan tek kişi o yıllarda yakın bir arkadaşı olan Helen Bresslau idi.

Tüm itirazlara ve tepkilere rağmen Şveytser 30 yaşında tıp eğitimine başladı; 38 yaşında eğitimini tamamladı. Ne var ki tüm hayatını Paris Misyoner Topluluğu'nun ilanındaki ihtiyaca cevap vermek üzere yeniden düzenlediyse de göreve talip olduğunda geri çevrildi. Geri çevrilmesinin nedeni, onu bu göreve almanın Misyoner Topluluğu aracılığı ile Afrika'ya gitmek isteyecek ve yerlilierin kafasını karıştıracak başka liberaller ve radikal kişilere örnek olmasından duydukları kaygı idi. Topluluk, bu gerekçe ile ona maddî destek olmayı reddetti. Bu tavır, Şveytseri yıldırmadı. Bu sefer ücret karşılığı bu göreve talip olan bir doktor olarak değil de, kendi kaynakları ile profesyonel hizmetlerini sunan bir doktor olarak yeniden başvurmayı planladı. 1912-ci ildə Şveytser ile evlenen, hemşire olarak kendini yetiştiren Helen Bresslau, gönüllü olarak ona eşlik edecek; hastane kurmak için gelir sağlama kampanyasını sürdürecek ve ilk 2 yıl tüm masrafları üstlenecekti. Yardımcı olabilecek arkadaşlarının listesini yaptılar. Eğer para toplayabilirlerse, topluluk kendilerine hiçbir masraf getirmeyecek projeleri için onları reddedemeyecekti. Sekiz yıl seyahat hazırlığı ile geçti. Üniversitedeki görevini bıraktı. Uzun dönemli konser anlaşmalarını iptal etti. Küçük bir arkadaş grubunun desteği ile hazırlıklarını sürdürdü. Sonunda, çalışmalarının kesinlikle topluluğun misyonuna zarar vermeyeceğini kabul ettirebildi. 1913'te Gabon'daki Lambaréné'de bir hastane kurmak üzere eşi ile beraber yola çıktı.

Çift, sağlık hizmetleri vermeye bir toyuq hinində başladı, zamanla yeni binalar qurdu. Xəstəxana yüzlerce hastaya hizmet verir hale geldi. Lambaréné'e gelişlerinden 1 yıl sonra I Dünya Müharibəsi başladı. Almanya vatandaşı olarak bu Fransız kolonisinde düşman kabul edilmekteydiler. Savaş esiri olarak Fransa'ya götürüldüler. Götürüldükleri yer ülkenin güneyinde, bir zamanlar akıl hastanesi olarak kullanılan ve ressam Vinsent van Qoqun da intiharından önce 4 il kaldığı bir mekandı.

Şveytse və xanımı 1918-ci ildə Alsacea dönə bildiler və 1919-cu ilin başında qızları Rhena doğuldu. Alsaceda Şveytserin annesi, birlikdə olduğu pek çok genç ölmüş, her yer yakılıp yıkılmuştı. Karı-koca Schwetzer'in ikisinin de sağlığı bozuktu; bir zamanlar yıldız öğretim üyesi ve öğrenci olduğu Strausbourg Üniversitesi'nde Schweitzer'i hatırlayan yoktu ve maddî açıdan zor durumdaydılar. Ne var ki İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde onu hatırlayan birisi çıktı ve 1920'de ders vermek için ailesi ile birlikte İsveç'e gelmek üzere bir davet aldı. Orada, 1915'te geliştirdiği yaşama saygı felsefesini hakkında ilk defa resmi konuşma yaptı. "İnsanın ahlakı insanla bitmemeli, evrene yayılmalıdır; bir parçası olduğu büyük hayat zincirinin yeniden farkına varmalıdır. Tüm varlığın bir değeri olduğunu anlamalıdır. Hayat, bencil veya düşüncesizce hareketler nedeniyle yok edilemeyeceği gibi daha yüce bir değer veya amaç için de feda edilemez."

İsveçdə Afrika deneyimlerini anlatan bir konuşma turu yapmak teklifi alması üzerine borçlarını ödeyebildi ve bu konuda bir kitap yazarak Afrika'ya yeniden dönecek parayı kazandı. Fakat 1924'te Afrika'ya döndüğünde sağlık durumu iyi olmayan eşi ile kızı ona eşlik edemediler, ancak sık yazışmalarla ilişkilerini sürdürebildiler. Çocukluğunda babasını pek az görebilen Rhena, büyüyüp kendi çocukları olduğunda onlarla birlikte Afrika'ya gitti ve hastanenin laboratuvarında babası ile birlikte çalıştı. Rhena, babasının ölümünden sonra da hastanenin yönetimini üstlendi. Hastanede gönüllü çalışan Amerikalı doktor David Miller ile evlendi ve 1997'de ölümüne kadar Georgia kırsalında onunla yaşadı.

Dr. Şveytserin ünü yıllar içinde artmıştı ve pek çok gazeteci ve meraklı onun çalışmalarını görmek için Lambaréné'e gitmişlerdi. Ziyaretçilere herkesin kendi Lambaéné'sini bulması gerektiğini söylediği rivayet edilir. Dr. Schweitzer, 1953-cü ildə 1952-ci il Nobel Sülh mükafatınü aldı. Ödülü aldıktan sonra, ömrünü politikadan uzakta geçirmeye çalıştıysa da nükleer silahlanma ve Hiroşima vr Nagazaki'nin bombalanma olaylarından duyduğu rahatsızlık onu bu konuyu araştırmaya ve arkadaşlarının da teşviki ile 1957 Bilinç Deklarasyonu adlı dünyaca ilgi gören deklarasyonunu yayınlamaya yöneltti. 1958'de ise "Barış mı yoksa Atom Savaşı mı?" adlı bir kitap yazdı.

Dr. Şveytser 1965-ci ildə 90 yaşında hayatını kaybettiğinde hastanenin bahçesine gömüldü. Öldüğünde hastanesi 72 binalı 600 yataklı 6 doktor ve 35 hemşireli bir hastane olmuştu.

Həyata sayğı fəlsəfəsi[redaktə]

Yaşama saygı, həyatda əmin olduğumuz tek şeyin yaşadığımız ve yaşamımızı sürdürme isteğimiz olduğunu söyler. Bu, kendimizden başka tüm canlılarla (fillerden yerdeki otlara kadar) paylaştığımız bir şeydir. Öyleyse tüm canlıların kardeşleriyiz ve kendimize gösterilmesini istediğimiz ilgi ve saygıyı onlara göstermek zorundayız.

Qaynaqlar[redaktə]

Xarici keçidlər[redaktə]